yıldız usmonova & yaşar -seni severdim

4/1/2010

 

 

yıldız usmonova & yaşar -seni severdim

Kömürlük müzik okulu haline getirildi

4/1/2010

Kömürlükte barış müziği
 
 
Fatih'teki bir ilkokulun kullanılmayan kömürlüğü müzik okulu haline getirildi. Şimdi orada 200 öğrenciye ücretsiz müzik dersleri veriliyor
 
Esas mesleği mimarlık olan Mehmet Selim Baki, birçok çocuğun hayalini gerçeğe dönüştüren özel biri. Fatih'teki bir ilkokulun kullanılmayan kömürlüğü, onun sayesinde rengârenk, sımsıcak bir müzik okulu. Sınırlı imkânlar yüzünden okuldan eve, evden okula bir yaşam süren öğrenciler ve hatta okula bile gidemeyen çocuklar, artık birer barış müzisyeni. Bütün masrafları tek başına üstlenen Baki, onlara manevi olarak destek verenlerden 'hayal ortaklarımız' diye bahsediyor. Alman Deutsche Bank ve London School of Economics'in, sosyal sorumluluk projesi kapsamında verdikleri 'Urban Age Ödülü'nü kazanan barış müzisyenleri ise artık verilen bu para ödülüyle sayesinde daha rahat çalışabiliyor.

- Böyle bir projeyi gerçekleştirme hayalini ne zaman kurdunuz?
- Çok eski bir hayal, en az 15 senelik. Dört sene önce burada (Ulubatlı Hasan İlköğretim Okulu) gerçekleşti. Şu anda üç okulda eğitim veriliyor. Umut Çocukları Vakfı Başkanı Yusuf Kulca kanalıyla başladık. Vakfın kardeş okuluymuş burası. O kanalla geldik. Şu an üçüncü okulda devam ediyoruz. İlk olarak, okulun müzik odasında başladık. Daha sonra, okul doğalgaza geçince, kömürlük kullanılmayan bir yer oldu. Kömürlüğü yeniden inşa ettik. Renklerle çocuklara daha sıcak bir ortam sağladık. Düzenli çalışan üç öğretmen var.

- Şu an kaç öğrenciye eğitim veriliyor?
- Şu ana kadar 300 öğrenci akordeon eğitiminden geçti. Alparslan Ticaret Meslek Lisesi'nde flüt eğitimi başladı, 15 tane flüt öğrencisi var. Muallim Naci İlköğretim Okulu'nda eğitim devam ediyor. Dört senedir devam eden çocuklar var, büyüyen çocuklar asistan öğrenci olmaya başladı. Yeni gelen öğrencilere ders veriyorlar, kendi gruplarını oluşturdular.

- Bu okulların dışında, başka yerlerde de eğitim verecek misiniz?
- Bir süre bu ölçekte kalmak istiyoruz. Hepsi Fatih'te. Birbirine yürüyüş mesafesinde yakın olması çok önemli. Hedefimiz, binalar bitince kuracağımız vakıf olacak. İlerlemiş öğrencilerin eğitim yeri ve gösteri merkezleri olacak aynı zamanda orası. Aynı anda en az 200 öğrenciye, düzenli eğitim vermeyi hedefliyoruz. Yaylılar da başlayacak.

- Eğitim alan öğrencilerin hepsi aynı okula mı kayıtlı?
- Herhangi bir engelden dolayı, okula gidemeyen öğrenciler var. Onlar da dışarıdan gelip buradaki çocuklarla birlikte aynı ortamı paylaşabiliyor.

- Çocukların aileleri nasıl karşıladı müzik eğitimini?
- İlk anda şaşkınlık yaşadılar. Çok kısa zamanda, büyüyen bir aile oldu. Bütün etkinliklere aileler davet ediliyor.

- Burası için yapılan bütün harcamaları siz mi karşılıyorsunuz?
- Hepsini ben finanse ediyorum. Maddi bir yardım almayı istemiyoruz. Belediye yardımcı oluyor, ama maddi değil. Yaşayan, çok dinamik bir organizasyon burası. Manifestomuz tam kesinleşinceye kadar, tam bağımsız olmak istiyoruz. Bu hayal, çok geniş bir hayal. Bütün ülkeye yaymak istiyoruz.

- Daha çok öğrenciye ulaşmanızı sağlayacak, maddi yardımları da mı kabul etmeyeceksiniz?
- Bağış almayacağız, ama bu kadar katı olmak, çocukların hakkını da engellemek olur. Bugüne kadar her şey kendi imkânlarımızla gerçekleşti.

- Müzik aleti olarak ilk başta akordeonu seçmenizin belli bir sebebi var mı?
- Akordeonun, bende çocukluktan kalan nostaljik bir çağrışımı var. Çocukluğum Sarıyer'de geçti. O zamanlar vapurlarda, özellikle hafta sonları planlanmış gibi, birkaç kişi akordeon çalardı. Birisi, diğerinin bitirmesini beklerdi çalmak için. Ben birçok şarkıyı orada duydum ilk. Çocuklara müzik eğitimi vermek için çok doğru bir enstrüman olduğu, derse başladıktan sonra hocalar tarafından da onaylandı. Çok sesli bir alet, birçok enstrümanın yaptığı işi aynı anda yapabiliyor. Bu müziğin bir ideolojisi var; barış için müzik.

Öğrencilerden biri çellist olmaya karar verdi
- Size en büyük destek veren kişilerden birisi de orkestra şefi Cem Mansur...
- Cem Mansur, çok büyük destek veriyor, provalarına, konserlerine çağırıyor. Mesela öğrencilerimizden Yunus, gittiği provada çellonun sesine âşık olduğunu ve çellist olmaya karar verdiğini söyledi.

- Hayal ortaklarınız kimler?
- Açık Radyo'dan Cem Mansur'a, Fransız Kültür Merkezi Sanat ve Kültür Ateşeliği'nden Galatasaray Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi'ne birçok hayal ortağımız var.

- Alman Deutsche Bank ve London School of Economics'in düzenlediği 'Urban Age Ödülü' bu sene size verildi...
- İstatistiklere göre, 2020 yılında 1,4 milyar kişi gecekonduda yaşayacak. Bu ödül, metropollerde sorunlara yaratıcı çözümler üreten projelere veriliyor. Ödülün verilmesindeki en büyük kriter, çocuklarda gözlenen gelişim oldu.
 

sabah

Beyaz cennette yerinizi ayırtın

4/1/2010

 

 

Beyaz cennette yerinizi ayırtın
 
 
Kayak ve snowboard yapanların sayısı her geçen yıl artarken, Türkiye'deki tesisler de birbiriyle yarışıyor. Bu yıl nereye gideceğine karar veremeyenler için ön araştırma yaptık. Pist sayısından kar kalitesine, otellerinden ulaşımına kadar bir kayakçının merak edebileceklerini derledik
 
Kayak ve snowboard tutkunları için sezon açıldı. İşyerinde veya ders çalışırken, aklı kar kalınlıklarında, kalbi o heyecanı yaşamakta olan kayakçılar ve kayakçı adayları için Türkiye'deki en popüler kayak merkezlerinde bu sezon durum nedir, baktık... Uludağ otel ve pist sayısının fazlalığıyla yine en popüler merkezlerin başında yer alırken, Kartalkaya her zaman kar garantisiyle kayak ve boardçuları kendine çekiyor. Kolay ulaşımı tercih eden İstanbullu kayakseverler Kartepe'ye gittiği için, burasının son yıllarda biraz kalabalık olduğunu hatırlatmakta fayda var. Ayrıca bu hafta sonu yeterince kar olmadığı için kaymaya pek elverişli değil. Bunların yanı sıra karının kalitesiyle Sarıkamış ve Palandöken dikkat çekici.

Palandöken (Erzurum)
Sert kara iklimi hüküm sürdüğü için Palandöken'de normal kış koşullarında iki-üç metre kar oluyor ve mevsim boyunca 'toz kar' üzerinde kayak yapılıyor. Kayak alanı 2200-3176 metre yükseklik kuşağı üzerinde yer alırken, 10 Aralık-10 Mayıs arasındaki dönem, kayak için en uygun zaman. Kayak merkezinde beş telesiyej, bir teleski, iki baby lift ve bir gondol lift hizmet veriyor. 22 pist var ve bunlar dünyanın en uzun ve dik kayak pistleri arasında yer alıyor; toplam uzunlukları ise 28 kilometre. En uzun pisti 12 kilometreye ulaşıyor. 2011 Universiade Kış Oyunları burada yapılacağı için, ciddi altyapı çalışmalarının devam ettiğini söylemekte fayda var. İstanbul'dan ve Ankara'dan Erzurum'a her gün birkaç havayolu şirketinin uçuşu var. Bir buçuk saatlik uçuştan sonra, havaalanından 12 kilometre yol gidip kayak merkezine varıyorsunuz. Burada iki, üç ve dört yıldızlı otel seçenekleri var.

Sarıkamış (Kars)
Karının kalitesiyle ünlenen Sarıkamış Kayak Merkezi, Kars'a 55 kilometre mesafede. Sarıkamış Kayak Merkezi'nin en önemli pistleri Cıbıltepe-Balıklıdağ-Çamurludağ'da 2200-2900 metre yükseklik gösteren bir plato üzerinde yer alıyor. Çamlar arasında toplam 12 kilometreyi bulan beş etaplı piste sahip, 2500 rakımlı Cıbıltepe'nin muhteşem bir doğal güzelliği var. Yedi pist bulunuyor, bunların arasında en uzunu 3500 metre. Merkezde günde 5 bin kayakçı ve snowboardçu kayabiliyor. Normal koşullarda yılda ortalama olarak dört ay boyunca yaklaşık bir metre karla kaplı olan bu kayak merkezinde, Çamkar ve Toprak Otel bulunuyor.

Kartepe (Kocaeli)
Kartepe'nin bu kadar ilgi görmesinin en büyük sebebi, kuşkusuz İstanbul'a bir saat mesafede yer alması. Burada sadece bir otel bulunuyor: The Green Park. 18 pist arasından yeni başlayanlar için de, profesyoneller için de seçenekler var. 1700 metreye kurulu tesisteki pistlerin toplam uzunlluğu 42 kilometre. Pistlerin en alt noktasında Kadıkonağı Restoran'da sıcak şarap içip mangaldan sucuk-et yiyebilirsiniz. Telesiyeje binip gideceğiniz Geyikalanı Tepesi'ndeki restoranda da şömine keyfi yapmak mümkün. Otelde 250 oda, 50 dağ evi var. Günübirlik turlar hafta sonu 120 TL civarında. Hafta sonu bir gece konaklama 200 TL civarında, buna ek olarak, istiyorsanız 50 TL ulaşım ödüyorsunuz.

Kartalkaya (Bolu)
Kayak alanı 1850-2200 metre yükseklik kuşağı üzerinde olan Kartalkaya'da mart sonuna kadar kayılabiliyor. Kartalkaya'nın üç tane bilinen oteli var: Durakkaya, Grand Kartal ve Kartal Otel. Otellerin yatak kapasitesi 1223. Pistler ise şöyle: Kartal Otel pistlerinde iki telesiyej, altı teleski ve üç baby lift olmak üzere toplam 11 lift bulunuyor. 12 adet pistte toplam uzunluk 20 kilometre civarında. Dorukkaya Otel pistlerinde ise sekiz tane skilift (iki tane 240 metre, birer tane 600, 750, 1080, 1100, 1200, 1500 metre) ve 11 kayak pisti var. İstanbul'a üç, Ankara'ya iki saat uzaklıkta olan Kartalkaya, Bolu'dan 54 km uzaklıkta. Buraya da pek çok tur düzenleniyor. Konaklamalı turların yanı sıra İstanbul ve Ankara'dan günübirlik turlar da var. Ama İstanbul'dan günübirlik turlara katılmak isteyenlere uyarı: Otobüsler sabah 4.30 civarında kalkıyor, hafta sonu fiyatı 140 TL civarında. Otellerde konaklamak hafta sonu tek gece kişi başı, ulaşım dahil 300-350 TL arasında. Diğer yerlere göre fiyat biraz daha fazla ama kar garanti...

Saklıkent (Antalya)
Antalya'nın batısında Beydağları üzerinde, Antalya kent merkezine 50 kilometre uzaklıkta yer alan Saklıkent'te kayak alanı, 2300-2000 metre arasında. Kar yağışına bağlı olarak kayak mevsimi iki-üç ay sürüyor. 600 ve 800 metrelik iki tane teleski hizmet veriyor. İki adet pist, kolay ve orta zorluk derecesinde. Saklıkent Ski Resort Otel'de, aileler ve üniversite öğrencileri için özel indirimler yapılıyor.

Uludağ (Bursa)
Uludağ, birinci ve ikinci gelişim bölgeleri olarak ikiye ayrılmış durumda. 2005'te birinci bölgeye yapılan yatırımlar tamamlanmış; sonra ikinci bölgeye geçilmiş. Uludağ'da tam 27 otel ve konaklama tesisi bulunuyor. Aynı anda 3 bin kişinin kalabileceği bir altyapı var. Nisan sonuna kadar kayılabiliyor. Kar olmadığı dönemde, kar makineleri çalıştırılıyor, sunî kar imdada yetişiyor. Normal kış koşullarında kar kalınlığı üç metreyi bulabiliyor. Kayak yapılan alan, dağın 1750-2543 metre yüksekliği arasında. Sekiz telesiyej ve yedi teleski bulunan tesiste, saatte 11 bin kişi kayabiliyor. Dağdaki pistlerin toplam uzunluğu 25 kilometreyi buluyor. Zorluk derecelerine göre pistleri şöyle sıralamak gerekirse, Kolay: Beceren, Fahri, Cennetkaya; Orta-Zor: Ergün, İtalyan Yokuşu, Tutyeli, Beden Terbiyesi; Zor: Osman Yüce, Karkay, Kuşaklıkaya... Uludağ'da otel seçeneği çok olduğu için hafta içi veya hafta sonu farklı tur seçenekleri var. Günübirlik turlar da yapılıyor. Fiyatları hafta sonu 140 TL civarında. Tur istemeyenler günün her saatinde Bursa kent merkezinden (Tophane eski garajlar) minibüs bulabilir.

Erciyes (Kayseri)
Sönmüş bir volkan olan ve Orta Anadolu'nun en yüksek doruğu olan Erciyes Dağı'nın yüksek kısımları her mevsim kalıcı karla kaplı oluyor. Kayseri'nin 25 kilometre uzaklığında bulunan merkezde, normal kış koşullarında kar kalınlığı 2 metre civarında oluyor. İki teleski ve bir telesiyej olmak üzere üç mekanik tesis mevcut. Merkezde birkaç otel bulunuyor.

Bu haftanın kar kalınlıkları
Uludağ (Bursa) 25 m.
Kartepe (Kocaeli) 0 m.
Kartalkaya (Bolu) 85 m.
Erciyes (Kayseri) 40 m.
Palandöken (Erzurum) 35 m.
Sarıkamış (Kars) 74 m.
Ilgaz (Kastamonu) 50 m.
Davraz (Isparta) 55 m.
Saklıkent (Antalya) 60 m
sabah

2010 konutta toparlanma olacak

4/1/2010

 

2010 konutta toparlanma olacak

Türkiye gayrimenkul piyasasında 2010 yılında faizlerde düşük seviyenin sürmesi ve ekonomik faaliyetlerin bir miktar canlanmaya başlamasıyla sınırlı bir talep artışı bekleniyor.

GYODER Yönetim Kurulu Başkanı turgay Tanes, Sektörün 2010’da toparlanacağını, gerçek dengelein ise 2012 sonunda kurulmaya başlanacağını belirtiyor.

GYODER Yönetim kurulu Başkanı Turgay Tanes, kısa bir süre önce GYODER olarak 2009 yılı 3. çeyrek ‘’Türkiye ve Dünya Gayrimenkul Sektör Raporu’’nu yayınladıklarını ifade ederek, ortaya çıkan verilerin 2010 yılının bir toparlanma ve düzeltme yılı olacağına işaret ettiğini vurguladı.

Dünya ekonomisinin 2009 yılını yüzde 1,2’lik daralmayla kapatmasını beklediklerini, eski canlılığın ancak 2012 yılı ikinci yarısından sonra ortaya çıkacağını, büyümenin motorunu Çin ve Hindistan gibi gelişmekte olan ülkelerin oluşturacağını ifade eden Tanes, Türkiye’de de 2010’un bir toparlanma, düzeltme yılı olacağını söyledi.

Tanes, yükselen pazarlara bir talebin geleceğini, yatırım iştahının tekrar canlanacağını öngördüklerini dile getirerek, şunları söyledi: “Ancak ülkemiz açısından gergin iç siyasi ortam devam edecek gibi görünüyor. 2009’daki daralmanın 2010’da yavaş ve sınırlı da olsa büyümeye döneceğini, daha fazla faiz düşüşü olmayacağını, ama önemli bir artış da olmayacağını öngörüyoruz. Kriz cari açık tartışmalarını bitirdi. Cari açık 11 milyar dolara geriledi. 2010’da yabancı sermaye rakamları sınırlı da olsa artış trendine girecek. 2010’da yabancı sermaye girişinin 10-12 milyar dolara geleceğini öngörüyoruz. Öngörümüz, 2010-2014 yıllarında Türk ekonomisinin yılda yaklaşık yüzde 4 büyüme gerçekleştireceği yönünde.’’

Sektör 2010’da yüzde 5-6 büyüme kaydedebilir
İnşaat sektörünün 2008 yılında yüzde 8,1 küçüldüğünü, 2009 yılını ise yüzde 18-20 arası küçülmeyle kapatacağını belirten Tanes, “2010’da inşaat ruhsatlarında artış öngörüyoruz. Türkiye ekonomisinin 2010’da yüzde 4’lük büyümeyi gerçekleştireceği varsayımı altında inşaat sektöründe 2010’da yüzde 5-6 büyüme ile karşılaşabiliriz’’ dedi.

Turgay Tanes, gayrimenkul sektörünün istihdam içindeki payının yüzde 5-7 arasında olduğunu, yan sektörlerle bunun yüzde 10’un üzerine çıktığını vurguladı.

Krizde özellikle Baltık ülkeleri, İzlanda ve İngiltere gibi ülkelerde konut fiyatlarında yüzde 20 ile 60’a varan düşüşler yaşandığına da dikkati çeken Tanes, “Global gayrimenkul piyasasıyla ilgili beklentimiz; özellikle bankacılık sektöründe iyileşme yaşanan ülkelerde konut sektöründe daha hızlı toparlanma göreceğiz. Avrupa’da düşen varlık fiyatları nedeniyle yabancı yatırımcı ilgisinin artacağını öngörüyoruz. Gayrimenkul fiyatları global piyasalarda 2009 seyrine yakın olacak’’ diye konuştu.

Konut fiyatları şu anda cazip durumda
2005-2007 yılları arasında ortalama 580 bin adet yapı ruhsatı alınırken, 2009 yılında bunun 2008 yılına kıyasla yüzde 15 düşüşle 420 bin adette kalacağına dikkati çeken Tanes, konut satışlarının ise bu yılın ilk 9 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 24 artışla 416 bine çıktığını, bunda tapu harcı ve KDV’de sağlanan indirimlerin etkili olduğunu söyledi.

Tanes, konut kredilerinin de 2009 Kasım ayı itibariyle yüzde 10 artışla 41 milyar liraya yükseldiğini, yabancıların net gayrimenkul alımlarının ise bu yıl yüzde 43 düşüşle 1,3 milyar dolara gerilediğini belirtti.

Konutta 2010’da 2009’dan daha yüksek ama kriz öncesindeki seviyelerin altında sınırlı bir talep artışı beklediklerini anlatan Tanes, “Konut fiyatlarının şu anda geldiği nokta cazip ve uygun seviyelerde. Konut stokunun, 2004-2007 yılları arasında gayrimenkul sektöründe patlama diyebileceğimiz canlılık döneminden farklı yönü, bu dönem hazırlıksızdık, stok yoktu, ama şu anda belli ölçülerde stok var. Sınırlı da olsa oluşabilecek konut talebi konut fiyatlarında keskin yükselişlere yol açmayacaktır diye öngörüyoruz. Bir hava yastığı, emniyet sübapı etkisi yapan bir konut stokumuz var. Bu konut stoku konuta gelecek talebin fiyatları çok keskin yükseltmesini engelleyecek. Ancak sınırlı düzeyde artış öngörüyoruz.’’

Konut arzında 2009’da yüzde 15-20 düşüş 2010’da ise tekrar yüzde 5-10 oranında artış öngördüklerini dile getiren Tanes, ofis talebinin de 2010’da sınırlı oranda artmaya devam edeceğini söyledi.

GELİŞEN KENTLER ZİRVESİ

GYODER Bursa’da
2000, yılından bu yana Gayrimenkul Zirveleri ile sektörün gündemini belirleyen GYODER, gelişen kentlerdeki yatırım fırsatlarını sektör temsilcilerine duyurmak amacıyla Bursa Büyükşehir Belediyesi ile birlikte 7-8 Ocak tarihlerinde Bursa’da “Gelişen Kentler Zirvesi” düzenleyecek, Bursa’nın gayrimenkul alanındaki yatırım potansiyeli, kentsel dönüşüm projelerindeki fırsatların ele alınacağı zirveye SPK Başkanı Vedat Akgiray ile TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar’da katılacak.

2010 AVM’ler için soluklanma yılı olacak
TANES, krizle birlikte lojistik yatırımı isteğinde azalma olduğunu, ancak 2010’dan sonra tekrar bu alanda yatırım eğiliminin artacağını öngördüklerini belirtti.

AVM’lerde yapılan fazla yatırımın sektörü büyük ölçüde sıkıntıya soktuğunu, arka arkaya yapılan yatırımların sektörde ‘’hazım’’ sorununa yol açtığını ve ciddi kira indirimleri yaşandığını anlatan Tanes, “2009 yılı başından bu yana AVM kiralarında yüzde 25 gerileme yaşandı. 2009’da toplam 19 AVM açılışı ile 209 AVM sayısına ulaşıldı. AVM arzında yavaşlama bekliyoruz. 2010 yılı 2009’da olduğu gibi soluklanma dönemi olacak’’ diye konuştu.

Turgay Tanes, “Sektör 2010’da toparlanacak, ancak asıl canlanma 2012’de olacak. Gerçek dengeler 2012’de kurulmaya başlanacak’’ dedi.

Yatırımcı önündeki engeller kaldırılmalı
BORÇLAR kanununda yabancı yatırımcıların önünü göremez hale geldiği düzenlemelere gidildiğini öne süren Tanes, yatırım yapmayı caydıran düzenlemelere gidilmemesi gerektiğini söyledi.

Tanes, kademeli KDV uygulamasına geçilmesi, konut kredisi faizlerinin gelir vergisi matrahından düşmesine imkan verilmesi, dar gelirlinin konut kredisine sübvansiyon uygulanması, yüzde 3 olan tapu harcının makul bir seviyeye indirilmesi, alım satım sözleşmelerinde damga vergisi uygulamasının kaldırılmasını istedi. Tanes, Artık fiyatı piyasaların belirlediğini, satıcı piyasası olmadığını belirterek, çok daha dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.Tanes ayrıca, sektörde her kademe kalifiye eleman yetiştirilmesi üzerinde de önemle durulması gerektiğini vurguladı.
sabah

Eklemlerinizi egzersizle güçlendirin!

4/1/2010
Eklemlerinizi mutlaka egzersizle güçlendirin!
 
 
Vücudumuzun ağırlığını çeken ve bize hareket yeteneği kazandıran eklemlerimiz için bu önerilere kulak verin:
Fazla kilolar, eklemlere fazla ağırlık binmesine yol açar. İdeal kilonuzda sabit kalın.
Omega 3 gibi doymamış yağ asitlerini daha çok tüketmeye çalışın.
Hafif de olsa düzenli egzersiz yaparak yaşam kalitenizi yükseltin.
Günde sekiz saat uyumaya çalışın.
sağlık

2010'un estetik trendleri belli oldu

4/1/2010

2010'un estetik trendleri belli oldu
 
 
Yeni yılın estetik trendleri şimdiden belirlendi. Bu yıl büyük operasyonların yerini aynı etkiyi yaratabilecek minik girişimler alacak. İnsanların kök hücrelerinden yapılan dolgular moda olacak. Ünlü estetik cerrahlar, güzelleşmek için bu yıl uygulanacak son teknikleri anlattı. 2010'da yalnızca açıkça görünen estetik ameliyatlar değil, cinsel estetik operasyonları da yapılacak
 
Estetik operasyonlar, artık saatlerce sürmeyecek! İnsanlar sadece birkaç saatlerini ayırarak estetik ameliyat olabilecek. Yağ emdirmek, hatta burun estetiği için öğlen molaları bile yeterli olacak. Estetikte bu yıl doğallık konuşulacak. Abartılı silikonlar, dolgulu dudaklar, kalkmış kaşlar ve minicik burunlar yerini; tamamen doğal ve hatta karakteristlik estetik dokunuşlara bırakacak. 2009'da ekonomik krizin etkilerini hisseden estetik uzmanlar, yeni yılın estetik müdahalelerin yılı olacağını vurguladı. İşte 2010'un estetikteki en yeni trendleri...

Kök hücre enjeksiyonu
Op. Dr. Osman Şenel:
Yenilik: Kök hücre ile zenginleştirilmiş yağ enjeksiyonları hem yüze hem vücuda uygulanacak. Kişinin kendi yağ dokusunu alıyoruz, kök hücrelere ayırıyoruz ve tekrar yağ dokusu ile birleştirip enjekte ediyoruz. Böylelikle dolgu daha uzun ömürlü oluyor. Bu enjeksiyonlar ile el ve dekolte bölgesi estetiği 2010 yılında çok popüler olacak.

IN'LER:
1)
Tüm dünyada trend; kalça estetiği!
2) Lazer lipoliz yöntemi, klasik liposuction'ın tahtına aday gibi görünüyor.

OUT'LAR:
1)
Doğal durmayan burunlar, botoks, dolgu ve dudak enjeksiyonları...
2) Yüzde tek bir ameliyatla yüzü düzeltmek out, yüzün totalini ele alarak güzelleştirmek in!

İsim yazan gamzeler
Op. Dr. Hasan Fındık
Yenilik: Bu sene gamze estetiği çok popüler. Sevdiklerinin ismini vücutlarına gamze yaptıranların sayısı her geçen gün artıyor.

IN'LER:
1) Uzun ve şekilli bacaklar için estetik moda
2) Didik ve çıkıntılı kalçalar için kalça estetiği
3) İzsiz meme ve popo dikleştirme
4) Kişinin kendi vücudundan alınarak uygulanan yağ enjeksiyonları
5)İfadeyi bozmayan göz çevresi estetiği

OUT'LAR:
1)
Abartılı göğüsler
2) İfadesiz yüzler
3) Çıkık belirgin elmacık kemikleri
4) Belirgin, çıkıntılı ve kalın dudaklar, dolgu ile dudak kalınlaştırma

Renkli dövmeler silinecek
Op. Dr. İbrahim Aşkar:
Yenilik: Özel bir lazerle leke ve koyu renkli dövme tedavisi yapılabilecek. Renkli dövmeler bile silinebilecek.

IN'LER:
1)
Selülite karşı manyetik alan tedavisi iyi sonuçlar vermye başladı. Tek risk grubu hastalar ve yapay kalp kapak protezi olanlardır.
2) İğnesiz mezoterapide aminoasitlerin yerini büyüme faktörleri, kök hücre ekstreleri alıyor.
3) Vücut şekillendirmede kombine ameliyatlar daha sık yapılacak.

OUT'LAR:
1)
Klasik lazer yöntemleri
2) İğnesiz mezoterapide kullanılan aminoasitler.
3) Kas altına yerleştirilen meme protezleri.
4) Tek tek ameliyat olmak. Önce burun, sonra meme, sonra kalça gibi...

Erkeğe özel penis estetiği
Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu:
Yenilik: Kişinin kendi yağı ile penisini kalınlaştırıyoruz. Güvenli ve hiçbir yan etkisi olmayan penis büyütme ameliyatında penis derisinin altına erkeğin kendi yağının enjeksiyonu ile gerçekleştirilen lipofilling yöntemini uyguluyoruz.

IN'LER:
1)
Dudak ve yanak dolguları
2) Yüz ve boyun germe ameliyatları
3) Genç kızlarda meme büyütme protezleri
4) Çarpık bacaklar için lipofilling

OUT'LAR:
1)
Yüz germede klasik yöntem artık tercih edilmiyor.
2) Meme dikleştirme operasyonlarında göğüs altında yatay iz bırakan operasyonlar

Doğum sonrası vajina estetiği
Op. Dr. Yakup Avşar
Yenilik: Estetiğin mutlaka dışarıdan fark edilmesi gerekmiyor. Bazen insanlar sadece kendisini daha mutlu etmek için de estetik yaptırıyor. Eskiden tabu olan vajina estetiğini günümüzde kadınlar, hem kendilerini hem kocalarını mutlu etmek için tercih ediyor. Normal doğum yapan kadınlar da sarkmalardan hoşlanmadıkları için yaptırıyor.

IN'LER:
1)
Genital bölge ameliyatları
2) Doğal görünümlü göğüsler
3) Kişinin kendi vücudundan alınan ve yüze uygulanan yağ enjeksiyonu
4) Doğal botoks
5) Dolgun ve abartısız dudaklar

OUT'LAR:
1) Çok büyük görünen göğüsler
2) Estetik olduğu belli olan burunlar
3) Abartılı botoks görüntüsü
4) Klasik cilt bakımı uygulamaları
5) Kalın dudaklar
sabah

Çocuğunuzu kitaplarla gelişsin

4/1/2010
Çocuğunuzu kitaplarla gelişsin
 
 
Doğumdan itibaren ilk üç yılda, çocuğun zihinsel gelişimi neredeyse yüzde 80 oranında tamamlanır. Zihinsel kapasitenin geliştirilebilir olduğu gerçeği düşünüldüğünde anne-babaların, özellikle 0-6 yaş döneminde çocuklarının gelişimine destek olmaları mümkündür. Psikolojik Danışman ve Rehber Uzman Hilal Üsküdar Gürbüz'e göre; renkli, büyük resimli ve az yazılı kitaplar çocuklar için mükemmel bir uyarıcı ve gelişim aracıdır. Bu kitaplar; çocuğun dikkat süresini artırır, dinleme becerisi kazandırır, neden-sonuç ilişkisini kurabilmesini sağlar, hayal gücü ve yaratıcılığını destekler, konuşma-dil gelişimini hızlandırır. Resimli çocuk kitapları bir yandan zihinsel gelişimi desteklerken, bir yandan da çocukların okuma ve araştırma alışkanlığının ilk basamaklarını oluşturur. (minikeller.com)

çok güzel hareketler bunlar - çgh anneleri

4/1/2010

 

 

çok güzel hareketler bunlar - çgh anneleri

 

çok güzel hareketler bunlar - bkm mutfak - testere :)pohaaa

4/1/2010

 

 

 

 

çok güzel hareketler bunlar - bkm mutfak - testere :)pohaaa

erman toroğlu'na canlı yayında basur polemiği :))

4/1/2010

 

 

 

erman toroğlu'na canlı yayında basur polemiği  :))

İşte Batman'i kıskandıracak o otomobil

3/1/2010

BATMAN LAMBORGHINI / 2BATMAN LAMBORGHINI / 4BATMAN LAMBORGHINI / 5BATMAN LAMBORGHINI / 9BATMAN LAMBORGHINI / 1

 

İşte Batman'i kıskandıracak o otomobil 
 
 

Lamborghini'nin tasarladığı ama henüz üretimi yapılmayan Ankonian adı verilen otomobil görenlerin ağzını açıkta bıraktı.

İtalyan otomobil devi Lamborghini, Batman filmlerindeki tasarım harikası otomobilleri aratmayan bir modelle meraklılarına yeniden "Merhaba" dedi. Adını siyah tüyleriyle tanınan boğa cinsi Ankonian'dan alan modelin tasarımı 21 yaşındaki Makedonyalı öğrenci Slavche Tanevsky tarafından tamamlandı. Ancak firma otomobilin üretilmesine henüz karar verilmedi. Uzun, dar ve alçak bir tasarımı olan Ankonian 'seksi' ve 'tehditkar' kelimeleriyle tanımlanıyor...

Bu araç önümüzdeki 10 yılda üretilir mi bilinmez ama sokaklarda dolaşan bu araç insanları hangi düşüncelere sevk eder bilinmez. Hayranlık, çekicilik, hayret, ürkme…

Dördüz değil ikiz bebekler

3/1/2010

 

Dördüz değil ikiz bebekler

 

İngiltere’de Lisa Kelly isimli kadın, geçen hafta 10 milyonda bir görülen bir tıp mucizesiyle ikisi birbirine benzeyen diğer ikisi de birbirine benzeyen dördüz dünyaya getirdi. Middlesbrough kentinde yaşayan Kelly, tüp bebek tedavisiyle gebeliğinin 32’nci haftasında dördüz bebek sahibi oldu. Ancak Kelly’nin kız bebeklerinin ikisi diğer ikisinden ayrı özelliklere sahip. Heidi ile Annabelle isimli birbirine çok benzeyen bebeklerin ikisi 1.45 kg doğarken, Hannah ile Jessica ise 1.19 kg ağırlığındalar. Dördüzlerin aslında iki ikiz olduklarının kesinleşmesi için aile bebeklerin 10 haftalık olmasını bekliyor. Sekiz yaşında bir erkek çocuğu olan olan anne Kelly, durumu “yeni yıl mucizesi” olarak yorumlarken “Kızlarım on haftalık olana dek kan testinin sonuçlarının bilemeyeceğiz. Ancak biz şimdilik Heidi ile Annabelle ikiz olduğunu sanıyoruz. Çünkü neredeyse aynılar ve birbirlerine çok benziyorlar. Hannah ile Jessica da öyle” dedi. Uzmanlar, iki yumurtanın döllenme sonrasında ikiye ayrılarak çift ikizlere neden olmuş olabileceğini belirtiyor.

oğuzhan koç-domuz gribi ol inşallah

3/1/2010

 

oğuzhan koç-domuz gribi ol inşallah

zara-yavuz bingöl-turnalara tutun da gel

3/1/2010

 

 

 

zara-yavuz bingöl-turnalara tutun da gel

Mutlu bir yuva için olması gerkenler -Psikolog John Gottman anla

3/1/2010

Mutlu bir yuva için olması gerkenler

 

 

Uzmanlar, evlilik müessesesinin bir dizi denklemle kolaylıkla ayakta kalmasının sağlanabileceğini ve devamlı mutlu olmanın hiç de zor olmadığını belirtip evli ve evlenmek üzere olan çiftlere tavsiyelerde bulunuyorlar…

 

Amerikalı yazar çift Linda ve Charlie Bloom, “Keşke Evlendiğim Zaman Bunları Bilseydim” isimli kitapta, evlilikle ilgili 5 gerçeği şöyle sıralıyor:

- Birini ölesiye severken, aynı zamanda ondan öldüresiye nefret etmek mümkündür.

- Nerelerde hata yapıldığını araştırmak yerine, her şeyi doğru yapmaya odaklanmak çok daha akıllıca bir davranış olur.

- Eşiniz bir meseleyi önemli buluyorsa, onun gerçekten önemli olduğuna inanın.

5 altın kural

Psikolog John Gottman , evliliği bitiren 4 davranışın; eleştirmek, hor görmek, hep savunmaya geçmek ve set çekmek olduğunu görmüş.

Gottman’ın evlilik için 5 altın kuralı ise şöyle:

- Arkadaşlık en önemli şarttır.

- Karısıyla gücünü paylaşmayan erkeğin evliliğinde, risk büyüktür.

- Mizah, kavgalarda tamir aracıdır.

- Sorumluluğu paylaşın.

- Eşinizin sevmediğiniz yönlerini değiştirmeye çalışmayın.

2010'un PC teknolojileri çıkıyor

3/1/2010

2010 yılının donanım teknolojileri

Ali Güngör
 
2010 yılında masaüstü ve dizüstü bilgisayarlarımız için gelecek en son teknolojiler bu makalede...

Her yıl bilgisayarlar daha da hızlanıyor, daha iyi teknolojiler daha uygun fiyatlarla hayatımızdaki yerini alıyor.

Elbette en son teknolojiler yeni çıktıklarında pek de ekonomik olmuyor ama zamanla karşılanabilir hale geliyorlar. 2009 yılı geride kalırken, önümüzdeki yılın teknolojilerini bu makalemizde topladık.

Intel İşlemciler

2010'un başlarında Intel yeni 32nm Nehalem mimarisine sahip işlemcilerini piyasaya sürecek. Westmare olarak bilinen bu yeni işlemci ailesi altında Clarkdale işlemciler gelecek. Bu işlemciler Core i3 ve Core i5 markaları altında satışa sunulacak.

Bu işlemcilerin en büyük önemi CPU ve grafik işlemlerini tek pakette birleştiren ilk PC işlemcileri olacak olmaları. İşte bu yüzden Clarkdale klasik ekonomik işlemcilerden çok daha ilginç. Çıktığı zaman ondan daha güçlü işlemciler olacak ama grafik yetenekleri yakından incelenecek.

Clarkdale-Gulftown-Sandy Bridge

 
 
Bizi bekleyen yeni PC bileşenleri...

Intel'in yüksek performanslı CPU-GPU işlemci ailesi Larrabee'nin ertelenmesiyle birlikte Clarkdale daha da önem kazandı.

Performans isteyenler için 6 çekirdekli Gulftown işlemciler geliyor. Gulftown ailesi Core i9 markası altında satışa sunulacak. Erken mühendislik örneklerinin incelemesi bu işlemcilerin zengin overclock imkanı sunan performans canavarları olacağını gösteriyor.

2010 sonlarına gelindiğinde henüz hakkında çok fazla bilgi olmayan Sandy Bridge gelecek. Bu işlemciler 32nm teknolojisine sahip olacak. Intel'in mevcut 128 bit SSE işlem komut setlerine 256 bit ACX eklenecek. Bu sayede kayar nokta işlem performansı daha da coşacak.

AMD'nin bombaları

 
 
Bizi bekleyen yeni PC bileşenleri...
AMD'nin 2010 bombası keşke Bulldozer olsaydı ama ne yazık ki bu işlemci 2011'e kadar gelmeyecek. AMD'nin CPU-GPU birleşimi çipi APU: Accelerated Processing Unit de 2011'e kadar gelmeyecek.

AMD 2010'da oturup bekleyecek değil, Thuban ailesi işlemciler, Phenom II'lerin revizyonu. 6 çekirdekli bu yeni işlemciler, uygun fiyatla 6 çekirdek masaüstü seçenek sunarak Intel'in performans canavarlarıyla rekabet edecek.

2010 sonlarına doğru AMD'nin 32nm işlemcilerinin gelmesi de mümkün, bu da daha düşük güç tüketimiyle daha yüksek performans ve daha düşük fiyatlar demek. Ama o zamana kadar 32nm'de Intel hüküm sürecek. Tüketiciler hangi markayı seçerse seçsin, artık 4 çekirdekli işlemcilerin yaygın standart olma vakti geldi. Ekonomik ve güçlü 4 çekirdekler 2010'da oldukça yaygın hale gelecek.
 


 

2010'un ekran kartları

 
 
Bizi bekleyen yeni PC bileşenleri...
Intel Larrabee ile 2010 yılında ekran kartı piyasasını sallamayı planlıyordu ama ne yazık ki bu mümkün olmadı. O zamana kadar seçenekler AMD ATI ve Nvidia ekran kartları arasında yapılacak.

Nvidia'nın uzun süren sessizliği, markanın sevenlerinin heyecanlı bekleyişi hep Fermi için oldu. Profesyoneller için ilk örnekleri beliren ve oyuncuların heyecanla beklediği bu GPU, 3 milyar transistore sahip; gelmiş geçmiş en karmaşık işlemcilerden birisi. Bu işlemcinin ATI'nin güçlü Radeon HD5870 ekran kartını gölgede bırakması bekleniyor. Ama AMD'nin çift GPU'lu 5970'i ile nasıl yarışacağını birlikte göreceğiz.

ATI 2009 yılında birbiri ardına patlattığı bombaları ile ekran kartı piyasasında öne geçmiş durumda. Ama Nvidia'nın Fermi'si sadece daha güçlü bir ekran kartı değil. Daha önceki mimarilerle kıyaslanamayacak kadar çok adanmış genel işlem kaynağı ile dikkat çekiyor. Kendisinden önceki en güçlü Nvidia çipinden bile 10 kat daha güçlü bir ekran kartı.

AMD ATI cephesinde 2010

 
 
Bizi bekleyen yeni PC bileşenleri...
AMD 2009 yılında toparladığı gücünü 2010 yılında korumaya çalışacak. Günümüzde alınabilecek en iyi ekran kartları ATI Radeon HD 5800 serisi ve bu bir süre daha böyle devam edecek.

İlerleyen aylarda güçlü Cypress çipin daha yüksek saat hızına sahip sürümleriyle güncellenmiş sürümleri çıkartılacak. Ancak yeni bir GPU yakın zamanda beklenmiyor. Bir Radeon HD 6800 serisinden bahsedebilmek için en azından yıl ortasına kadar beklememiz gerekebilir.

DirectX 11 ile birlikte Compute Shader'ın gelişiyle birlikte 2010 yılında DirectX 9 ekran kartlarının tarih oluşuna şahit olacağız gibi görünüyor. Bu yeni nesil ekran kartları devasa paralel işlem yetenekleri ve genel bilgisayar performansını iyileştirmek için kullanılabilmeleriyle ön plana çıkıyorlar. İyi bir ekran kartı sadece oyun için değil, masaüstü performans için de yararlı olacak.

Küçük orta taşınabilir PC'ler

 
 
Bizi bekleyen yeni PC bileşenleri...

Intel'in ikinci nesil Atom işlemcileri 2010 yılının önemli gelişmelerinden biri. Atom II bir işlemciden daha fazlası, güçlü grafik yetenekleriyle taşınabilir bilgisayarların belkemiği olacak bir çip.

Sadece grafik yeteneklerin değil, bellek kontrolcülerinin de işlemci içine taşınmasıyla birlikte kompakt ve verimli bir işlemci elde ediliyor. Daha küçük, daha güçlü ve çok daha verimli bu işlemciler, mobil orta boy internet cihazlarının ekonomik açıdan daha da avantajlı hale gelmesine yol açıyor.

Pineview'in en büyük dezavantajı 32nm değil de 45nm üretim teknolojileri üzerine kurulu olması. 32nm çeşitleri geliştirildiğinde cep telefonları için de kullanılabilirse, cepler gerçek bilgisayar gücüne daha da yaklaşabilir.

If you had been wondering what would the future of computers be, the answer seems to lie in their sizes. The future PCs would be smaller, more economical and of course very efficient. With that in mind, CompuLab’s Fit PS2 is already being touted as the world’s smallest PC.

The PC comes with either an Atom Z530 1.6 GHz or a Z510 1.1 GHz. You could choose the one you want depending on your requirements. It also comes with other specifications such as an Intel US15W SCH chipset, an Intel GMA500 graphics, and a a 2.5-inch SATA hard drive bay.

The Wi-fi, 6 USB ports, miniSD card slot and a 1 GB RAM is enough to make this PC quite acceptable in spite of its small size. It would run on either Ubuntu or XP. It would cost between $245 and $396. I think it would be a great idea to get this if you travel a lot and suffer from space constraints.

Via: Tech Fresh

 

Dizüstü bilgisayarlar

 
 
Bizi bekleyen yeni PC bileşenleri...
Arrandale isimli çift çekirdekli 32nm Westmare mimarisine sahip Intel işlemciler, önümüzdeki yıl dizüstü bilgisayarları daha da güçlü hale getirecek.

Calpella mobil platformun entegre grafik yetenekleri daha basit, kompakt ve ekonomik dizüstü bilgisayarlar demek.

Devlerin, işlemcilerde sadece saat hızına yüklenmeyi bırakıp ekonomik ve verimli tasarımlara yönelmesinin avantajlarını, tüketiciler 2010 yılında çok daha iyi bir şekilde hissedecek.

2009 yılında yaşanan krizde donanım üreticileri daha ekonomik dizüstü modellerine ağırlık vermişti. 2010'da durum daha dengeli olacak. Ekonomik ve kullanışlı dizüstü modellerinin yanısıra artık kar etmek isteyen donanım üreticileri, lüks modellere de tekrar yer vermeye başladı.

AMD Bobcat

 
 
Bizi bekleyen yeni PC bileşenleri...
Bununla birlikte CPU'ların grafik yetenekleri henüz olgunlaşmış değil. Bu platformların gerçekten beklenen performansı verip vermemesinin ötesinde ne derece sorunsuz ve istikrarlı çalışacağı da merakla bekleniyor. Eğer Intel başarısız olursa AMD'nin mobil pazardaki yeri güçlenecek.

AMD'nin Intel kadar iddialı mobil projeleri ortada gözükmüyor. Atom katili olacağı söylenen AMD Bobcat, ama o da ne yazık ki 2011 yılında bizimle olacak.

2010 yılında dikkate değer tek AMD dizüstü projesi şimdilik yeni 4 çekirdekli 45nm işlemciler ile 7 saat dizüstü pil ömrü oluyor. 2010 yılının dizüstü bilgisayarları, pil ömrü olarak 2009'un netbookları gibi olacak. Kesintisiz uzun süre çalışma imkanıyla dizüstü cihazlar daha da avantajlı olacak.

Depolama teknolojileri

 
 
Bizi bekleyen yeni PC bileşenleri...
Bilgisayar kullanıcılarıi yavaş mekanik sabit disklerin performansı düşürmesinden hiç ama hiç memnun değil. Ancak SSD'lerin yüksek fiyata, düşük depolama kapasitesi sunması, üstüne üstlük bazı teknik problemlerin henüz tam anlamıyla aşılamamış olması SSD'lerin yaygınlaşmasını dizginliyor.

2010 yılında daha ucuz, daha büyük, daha hızlı ve daha sorunsuz SSD'ler yine aklımızı çelecek. Micron'un RealSSD C300 modeli 355MB/s okuma ve 215MB/s yazma hızıyla çok etkileyici. 2010'un sonlarına doğru 500MB/s hızlara ulaşan SSD sabit diskler mümkün görünüyor. Sorunların aşılmasında ve uzun dönem performansın korunmasında ise TRIM command'ın yaygınlaşmasıyla iyileşme sağlaması bekleniyor.

Kapasite konusu biraz daha sıkıntılı ama 128 ve 256GB'lık SSD'lerin karşılanabilir fiyatlara inmesi, işletim sistemi ve uygulamalar için bu disklerin yaygınlaşmaya başlamasına sebep olacak. 2 TB ve üstü mekanik sabit diskler de depolama ihtiyaçlarına çok ekonomik fiyatlarla cevap verecek.
 

 
 
chip

 
 

Yaşam tarzı değişikliği nasıl başarılabilir?

3/1/2010

Yaşam tarzı değişikliği nasıl başarılabilir?

Yenilenen yaşam tarzına bakış

3/1/2010

http://www.cozumvar.com.tr/tr/_i/egitim/kisisel/Degisim_Yonetimi.jpg

Yeni bir yılda neler değişiyor

Bir yılı geride bırakırken genellikle hepimiz yeni yılın bize ve sevdiklerimize bazı değişiklikler getirmesini isteriz. Sevdiklerimize de ‘yeni yıl dileklerimizi’ iletiriz: “Yeni yılın size başarı, mutluluk ve sağlık getirmesini dilerim”.  Bu, güzel bir temenni olmakla beraber kalıplaşmış bir cümledir. Çünkü deneyimlerim bana, yeni yılın bize bir şey getirmediğini, bunları kendimizin sağladığını öğretti.   
- Daha büyük eve taşınmak, yaşadığı semti değiştirmek gibi yaşam tarzı ile ilgili bir değişim olabilir. 
- İhtiyacı olanlara daha sık yardım etmek, çevresine daha duyarlı davranmak gibi bir sosyal aktivite olabilir.
- Daha sağlıklı beslenmek, daha fit olmak, iyi yaşam günlüğü yazmaya başlamak, daha az alkol almak, sigarayı bırakmak gibi kendisinin bir alışkanlığı ile ilgili bir değişim de olabiliyor.
- ‘Değişim kararları’ arasında, çalışmaya  daha fazla odaklanmak, yeni bir dil veya müzik aleti çalmayı öğrenmek  gibi kişisel gelişim konuları da oldukça yaygın ve popüler. 
- Yolculuk da bir dilek olabilir.

“Değişim kararın ne?”
Değişim kararınız veya dileğiniz ne olursa olsun yukarıda da belirttiğimiz gibi bunu yapacak olan yeni yıl değil, aslında  sizin kararlılığınız. Özellikle ABD’de yeni yıl yaklaştığı zaman kişiler birbirine “Senin bu yıl için değişim kararın ne?” diye soruyor. Her yıl davranışlarımızda  tek bir şeyi değiştirmenin bile, birkaç yıl içinde karakterimize veya yaşam tarzımıza oldukça büyük bir katkı sağlayacağına inanıyorum.
Biz, sadece hedefinize giden yolları gösterebiliriz. Oraya varacak olan ‘siz’siniz ve oraya varıp varmayacağınız da, o ‘yol’da neler yapacağınıza bağlı. Yolunuzun açık olması dileği ile yeni yılınızı kutlarım.

 

Teknolojik değişim günümüzün en büyük itici gücü olsa da gözden kaçırmamak gereken başka değişimler de yaşanıyor. Eğer zamanında fark edilip tepki geliştirilmezse, bu güçler de bir işletmenin mahvolmasına neden olabiliyor. “Değişimi fark et, tepki yarat” yaklaşımı, hayatta kalmanın ve başarının en önemli unsuru haline gelmiş durumda.

Gereken, sadece büyük sıçramalar değil, müşterinin gözünde değerinizi artıracak sürekli iyileştirmeler. Şirketler, ancak aşağıdaki değişim anahtarlarını kullanarak bunu başarabiliyor:

Hız
Günümüzün başarılı kuruluşları, “müşteriyi bekletme” kavramını sözlüklerinden silmiş durumda. Artık hiç kimse ne kuyrukta, ne de telefonda beklemek istemiyor. Bankaların kredi taleplerine daha hızlı yanıt vermesi, fast food sektöründekilerin de daha fazla self servis anlamına gelse bile sıraları en aza indirmesi gerekiyor. Bu anahtarı kullanmada kendinize şu soruları sormanız yardımcı olabilir: “Kuruluşumuzun işleyişinin her bir adımında, zaman kaybını en aza indirmek için neler yapmak gerekiyor? Tatmin hızını artırmak için sistemde ne gibi değişiklikler yapmalıyız?

Kolaylık
Artık birçok şirketin en önemli rekabet unsuru, kolaylık. Kolaylık kavramının da değişen, hızlanan yaşam tarzları ışığında yeniden değerlendirilmesi gerekiyor. Meşgul insanlar için 24 saat sunulan satış hizmetleri, evlerin video bantlarını gösteren emlakçılar, internet’ten alışveriş imkanı bu durumu örnekliyor. Bunlar zamanla etkisini gösterecek gelişmeler ancak en büyük kazanç, sunduğunuz şeyi daha kolay ulaşılır, daha kullanıcıyla dost ve taşınabilir hale getirecek şekilde yeniden gözden geçirmeniz sayesinde elde ediliyor.

Demografi
“Türkiye genç bir ülke” sözcüğünün altında yatan gerçek, nüfusun yüzde 50’sinin 20 yaşın altında olduğu. Peki geri kalanlar kaç yaşında, eğitim düzeyleri, yaptıkları işler ne? Bütün bu demografik bilgiler, bu gruplara yaratıcı yenıtlar verebilmek için sayısız olanaklar sunuyor.

Seçim
Beklentileri giderek artan tüketiciler hem ürün hem de hizmetler için daha fazla seçenek ve kişisel çözüm bekliyor. Bu bağlamda, gelecek odaklı liderlerin yeni talepler önceden görebilmesi ve alt demografik grupları (örneğin boşanmış anneler, free lance çalışanlar) hedef alan pazarlama teknikleri geliştirmeleri gereği ortaya çıkıyor. Ayrıca, müşterileri neredeyse tutkuyla dinleyip, sundukları ürünün gelişen seçim taleplerine uymasını sağlamaları da gerekiyor.

Yaşam biçimi
Değişen yaşam biçimleri, hemen her türlü işletmeyi derinden etkiliyor. Örneğin insanlar artık zaman kazanmak için hazır makarna sosu satın almayı tercih edebiliyor. Ürünlerini konserve kutularında sunan bir hazır sos üreticisi firma düşünün. Bu firmanın satışları, insanların konserve kutusunu açarken zorlanmaları nedeniyle düşebiliyor. Bu durum, kapaklı kavanozlar kullanılarak önlenebilirdi. Hatta bu kavanozların şeffaf cam olması, müşterilerin içindekileri görebilmesi açısından da tercih sebebi olabiliyor. Kavanozların üzerindeki hazırlama tariflerinin de yemek pişirmeyi hiç bilmeyen bir insana göre hazırlanması, ne tür ekstra baharatların bu yemeğe tat verebileceği gibi her türlü ayrıntının ve püf noktasının net bir şekilde verilmesi de büyük önem taşıyor. Değişen yaşam koşulları müşterilerinizi nasıl etkiliyor? Bu değişimleri verdiğiniz yanıtlar size hangi noktada kar olarak geri dönebilir? Sormanız gereken sorular bunlar.

Fiyat indirimleri
Maliyet düşürmeye bağlı fiyat indirimleri, günümüz rekabet piyasasında eskiden olduğundan daha da büyük önem taşıyor. Her kuruluşun en büyük hedefi olan maliyet düşürme, yaratıcılıkla uygulandığında konuya en uzak görünen emlakçılık sektöründe bile işe yarayabiliyor. Örneğin, Amerika’da yeni uygulanmaya başlanan bir sistemde bir emlak acentesi, evini satmak isteyenlerden ev satma komisyonu değil, daha ucuz bir “danışmanlık ücreti” talep ediyor.
Böylece hem evler “sahibinden” satılıyor olma gibi avantajlı bir etiketi koruyabiliyor, hem de acente, kendisine başvuran müşterilere evleri göstermek gibi masraflı ve yorucu işi ev sahiplerine bırakarak maliyet düşürüyor. Bu örnekten yola çıktığınızda siz de kendi kuruluşunuz için böyle bir çözüm düşünebiliyor musunuz?

Değer katmak
Eğer lider olarak değerinizi düşürmek istemiyorsanız, sürekli olarak değer eklemeniz gerekiyor. Örneğin müşterileriyle ilgili “küçük” ayrıntıları kaydeden büyük bir otel düşünün. Ahmet Bey sentetik olmayan yastıkları tercih ediyor, Ayşe Hanım nadir bir tür bitki çayını seviyor gibi… Bu gibi taleplere yanıt vermek, bir otelin hizmet kalitesini birkaç seviye birden artırabiliyor. Müşterilerinizin gözünde değerinizi artırabilecek hizmetleri düşünün. Çünkü her müşteri “benim için en son ne yaptın?” sorusunu sorar.

Müşteriye hizmet
Artık “müşteri her zaman haklıdır” tabelası yetmiyor. Gerçek müşteri memnuniyeti yakalanması o kadar zor bir şey ki, birçok müşteri bunu için ekstra para ödüyor. Burada en önemli unsur, müşteriyle bire bir iletişim kuran kişiler, şüphesiz. Bu anlamda, çalışanları “Patron bakmıyorken” de en iyi şekilde hizmet verecek şekilde motive etmek, bir yönetici ya da girişimcinin yaratıcı enerjilerini kanalize etmeleri gereken önemli bir konu olarak önem kazanıyor.

Teknoloji
Teknolojinin ne kadar hızlı geliştiğini söylemek gereksiz. Bunu hepimiz görüyoruz. Gelecek kesinlikle teknolojiye Yetişmekle kalmayıp, onun tüm olasılıklarını önceden kavramayı başaran liderlerin olacak. Örneğin tüm kuryelerine birer el bilgisayarı veren bir dağıtım şirketi düşünün. Bu basit hareket, satış raporları, sipariş ve teslimat faturaları için harcanan sayısız saatten tasarruf etmesini sağlıyor. Ayrıca yönetim sorunlu alanları daha çabuk tespit edip sorunu giderecek şekilde pazarlama tekniğini değiştirebiliyor. Soru: Teknolojiyi ne kadar iyi kullanıyoruz? Yaratıcı olun. Hız artıran, kolaylık sağlayan ve üretkenliği yükselten tüm teknolojileri araştırın.

Kalite
Kalite, rekabette en çabuk avantajı yaratan unsur olarak hala önemini koruyor çünkü hala çok az bulunuyor. Aldıkları ürün ya da hizmetle ilgili herhangi bir bozukluk, günümüzün meşgul tüketicilerin kızdırmak bir yana, onların yaşamlarından en önemli şeyi, zamanı çalıyor. Kaliteyi işlemlere göre tasarlayıp pazarlamada sonuna kadar kullanmaktan büyük fayda sağlayan şirketler bulunuyor. Müşterileriniz nerede bir kalite eksikliğiyle karşılaşıyor? Nereden başlamanız gerektiğinden emin değil misiniz? Müşterilerinize kaliteniz hakkında ne düşündüklerini sorun.

 
Yazan : Gökçe İmren Kamburoğlu
Kaynak : kariyer.net

Belgesel Videoları videoları -Ölüm Makinası Hayvanlar

3/1/2010

Açıklama

Belgesel Videoları izle, Belgesel Videoları video seyret, Belgesel Videoları dinle, Ölüm Makinası Hayvanlar 2 bedava izle, Ölüm Makinası Hayvanlar 2 indirmeden izle, Ölüm Makinası Hayvanlar 2 videoları, Belgesel Videoları videoları

Sezen Aksu izle

3/1/2010

Açıklama

Sezen Aksu izle, Sezen Aksu video seyret, Sezen Aksu dinle, Helal Ettim Hakkımı bedava izle, Helal Ettim Hakkımı indirmeden izle, Helal Ettim Hakkımı videoları, Sezen Aksu videoları

En Gözde Spor: Ars Corpore!

3/1/2010

http://www.hediyeler.org/wp-content/uploads/2009/07/egzersiz.jpg

En Gözde Spor: Ars Corpore!

Vücudunuzu stresten arından, fiziksel ve ruhsal dinginlik veren, duruş bozukluklarını düzelten Ars Corpore, en gözde sporlar arasında yerini aldı.

 

En Gözde Spor: Ars Corpore!

Tai-chi, yoga ve temel teknik hareketlerden oluşan bu spor, İtalya ve İspanya’da revaçta, üstelik eğlence ve egzersiz bir arada sunuluyor. Özellikle bel, karın, omuzlar ve bacaklarda çok başarılı oluyor.

Sol ayağınızı, sağ dizinizin üzerine çapraz gelecek şekilde koyun. Belinizi dik tutun. Kollarınızı iç içe geçecek şekilde yukarı doğru kaldırın. Sol kolu sağ kolun içinden geçirin. Bu hareket özellikle kalça, karın kasları, bacak ve kasıkları çalıştırır. Bir müddet bu pozisyonda durun. Sonra gevşeyin.

Dik olarak ayakta durun. Sağ bacağınızın üzerinde dengede dururken, sol bacağınızı geriye doğru kaldırın. Bedeniniz yere paralel dursun. Kollarınızı öne doğru uzatın. Durabildiğiniz kadar pozisyonunuzu koruyun. Aynı hareketi diğer bacağa uygulayın.

Yere yüzüstü uzanın. Ayak parmak uçları ve dirseklerinizi yere koyup destek alarak, bedeninizi hafifçe yukarı kaldırın. Karın ve sırt kaslarında kontrol sağlamak için yapılan bu hareketle, aynı zamanda kalça ve bacaklar da güçleniyor. Sol bacağınızı yukarı dik bir şekilde kaldırıp indirin. Aynı hareketi diğer bacağa da uygulayın.

http://www.radikal.com.tr/veriler/ekler/cumartesi/2007/03/17/04.gif

Yere sırtüstü uzanın Ayaklarınız yere bassın, kollarınız iki yanda dursun. Belinizi yukarı kaldırın. Sağ ayağınızı havaya kaldırın ve indirin. Aynı hareketi diğer bacakla tekrarlayın. Bu hareket, bütün gücü belde ve karında toplamanıza yardımcı olacaktır.

Dik durun. Sol elinizi öne doğru itin. Sağ elinizi başınızın biraz üstünde, avuç içi yukarı bakacak pozisyona getirin. Sol bacağınızı, sağ bacağınızın önüne koyup, parmak ucunda durun. Bu bir tai-chi hareketidir. Tüm vücudun esnemesini sağlar.

Yere oturun. Sol bacağınızı içeri doğru kıvırın. Sağ bacağınızı arkaya doğru uzatın. Beliniz ve başınız dik konumda olsun. Sağ kolunuzu yukarı doğru dik şekilde uzatın. Aynı pozisyonda öne doğru eğilin, başınız yere değsin. Kalkın. Bu hareket, sırtı rahatlatarak bütün vücudun esnemesini sağlar.

Ayakta durun. Bacaklarınızı bükmeden yere doğru eğilin. Elleriniz yere değsin. Kollarınızın ve ayaklarınızın dik durmasına dikkat edin. Sağ bacağı dik olarak yukarı doğru kaldırın. Aynı hareketi diğer bacakla uygulayın. Bu hareket bacak kaslarınızın çalışmasını sağlar ve karınla bel bölgesine baskı uygular.

msn

Gitmeyi Biliyorsan Gel!

3/1/2010

Gitmeyi Biliyorsan Gel!

Her sabah aynı güne uyanmak ne demektir, bilir misin sevgili? Ne zaman gönülden sevsem, kendini tekrar ediyor aşkın kaderi. Bu yüzden, bu aşkımın son yolculuğudur.

Gitmeyi Biliyorsan Gel!

Gitmeyi Biliyorsan Gel!

Birini sevmek, ömürden koca bir parça vermektir. Kendine saklayacağın, öğreneceğin, eğleneceğin vakti, başkasına hediye etmektir. Gün gelip geriye baktığında, boşa kaybedilmiş zamanların yasını tutmayı istemiyorum.

Ne zaman şöyle katıla katıla sevsem, birileri kırıp geçer kalbimi. Ardından küskün bir çocuk gibi kalırım. Elinden elma şekeri alınmış gibi.. Sonra çok ağlayınca yenisini getiri hayat, ben de yerimde zıplayarak dövünürüm, “bana ne eskisini istiyorum” diye.

Aynı şeyleri yaşamaktan yorgunum. Belki anlayamayacaksın ama aşkın yorgunluğu ağır oluyor. Bu yüzden son defa seveceğim. Bu son seferidir kalbimin. Yolculuklardan eskimiş bir gemi gibiyim, ha battım, ha batıyorum.

Şimdi seninle en baştan başlamak istiyorum. Hiç kırılmadığım, üzülmediğim, heyecanlı ve mutlu zamanlara dönerek, son bir şans vermek istiyorum sana, bana, aşka…

Sen de gidersen eğer, içimi acıtan yaralar bırakarak; vazgeçeceğim. Sevmenin ve sevilmenin, o sihirli dünyasına olan umudumu yitireceğim. Üstelik gidecek yerim de olmayacak, kendimden başka!

Bunları bilmelisin sevgili, bilerek girmelisin benimle yaşam yolculuğuna. Bir parça gönül eğlencesi istiyorsan, biraz zaman geçirmek ve başka denizlerde yüzmeye gitmeyi düşünüyorsan; şimdi git! Sonra geç olacak.

Gitmek isteyeni kimse tutamaz, bilirim. O yüzden kimseye “kal” demedim. Bir kalp gitmeyi aklına koymuşsa, yanımda dursa ne fayda… Bitişler yaralamıyor beni, ayrılış biçimleri acıtıyor. Kimse ömürlük gelmez elbette, istisnaları saymazsak ama giderken de akılda tebessüm bırakacak kadar düzgün gitmeyi bilmeli insan.

Bir kahvenin kırk yıl hatırı varsa, bir aşkın hatırı kaç ömür ediyor? Ayrılık mutlaka ki güzel değildir ancak gitmenin de adabını bilmeli. Şöyle yüreklice geçip karşıma, “gitme vaktidir” diyecek kadar erkekçe davranmayı bileceksen, şimdi gelebilirsin. Arkamdan vurmadan, ihanet etmeden, kalp kırmadan, dostça gitmeyi biliyorsan; al kalbim senindir.

Ben sonrasında elbette üzülürüm. İki damla gözyaşı da, onca yaşanmışlığın hakkıdır üstelik. Yeter ki, bir sevgi gözyaşı dökmeye değer olsun. Ayrılığın o buruk acısını da çekmelidir yürek, yoksa büyüyemez. İşin özü sevgili, gitmeyi biliyorsan gel. Ben ancak o zaman sana “adam” derim…

msn

Dünyanın İlk Güzellik İksiri

3/1/2010

Dünyanın İlk Güzellik İksiri

Cildinizi sıkılaştıracak, sağlıklı parlaklık kazandıracak, siyah nokta ve ölü derileri temizleyecek, akne ve sivilceleri iyileştirecek dünyanın ilk güzellik iksirini öğrenmeye hazır mısınız?

Güzellik İksiri

Güzellik İksiri

Ubtan; tarihsel verilere göre ilk olarak Hindistan’da kullanılmaya başlanan, tepeden tırnağa cildinizi yenileyici mucize özelliklere sahip bir bakım maskedir. Ter bezlerinin düzenli çalışmasını, cilt gözeneklerinin açılmasını, sarkan cildin sıkılaşmasını, cildin derinlemesine temizlenmesini ve ölü derilerin ciltten atılmasını sağlar.

Nohut unu, hardal, zerdeçal gibi doğal bitkisel malzemelerle hazırlanan ubtan bakım maskesini tüm vücudunuz için kullanabilirsiniz. İlk denemede cildinizde yarattığı olumlu etkiyi hissedeceksiniz.

Malzemeler,

4 yemek kaşığı nohut unu

2 yemek kaşığı hardal

4 yemek kaşığı zerdeçal

1 çay kaşığı safran

1 çay kaşığı öğütülmüş sandal odunu

Birkaç damla su

Hazırlanışı ve Uygulaması,

Tüm malzemeleri karıştırın.

Yoğun kıvamlı bir maske elde edene kadar su ekleyin.

Tüm vücudunuza masaj yaparak yedirin.

30 dakika bekleyip ılık suyla duş alın.

Notlar,

İhtiyaç duyduğunuz malzemeleri doğal ürün satan dükkanlardan ya da aktarlardan temin edebilirsiniz.

Hardal yerine saf zeytinyağı kullanabilirsiniz.

Ubtan bakım maskesini haftada 1 kez uygulayabilirsiniz.

msn

Saç Dökülmesini Önleyin!

3/1/2010

Saç Dökülmesini Önleyin!

Her sabah uyandığınızda yastığınızda ya da banyodan sonra saçınızı tararken dökülen saçlarınızı görüp üzülüyor musunuz? Sağlıklı yaşamak, formda kalmak, saç dökülmesini önlemek için dengeli beslenmeye bir adım atın!

Saç Bakımı

Saç Bakımı

Saç bakımı için dışarıdan yapılan doğal saç bakım maskeleri etkilidir. Saçlarınızın sağlığını korumak için mutlaka içerden desteklemeniz gerekir. Meyve, sebze, yağsız kırmızı et, az şekerli gıdalar tüketmek saç dökülmesinin önlemektedir.

Kalp sağlığı için faydalı açık hava yürüyüşleri saçlarınız için de faydalıdır. Temiz hava ve oksijen saçlarınızın yenilenmesini sağlar.

Saç sağlığını doğrudan etkileyen vitaminleri beslenme planınıza dâhil ederek hem bağışıklık sisteminizi güçlendirebilir hem de saç dökülmesini önleyebilirsiniz.

B Vitamini

B vitamini eksikliğinde saç derisini oluşturan hücrelerin dokusunda bozulmalar görülebilir. Saç derisinin yıpranması saç dökülmesini de beraberinde getirir.

Doğal B vitamini içeren besinler; süt, tahıllar, çilek, karaciğer, ıspanak, yumurta, yeşil sebze ve meyvelerdir.

A Vitamini

A vitamini eksikliği saç kökünde bozulmalara ve saç derisinde enfeksiyonlara neden olabilir. Yeterli miktarda A vitamini içeren besin tüketmek saç sağlığınızı korumaya yardımcı olur. A vitamini; vücutta depolanır ve yağda çözülür. İhtiyacınızdan fazla A vitamini almak gece körlüğü gibi yan etkilere neden olabilir.

Doğal A vitamini içeren besinler; ıspanak, havuç, kayısı, portakal, greyfurt, sarı renkli sebze ve meyvelerdir.

E Vitamini

E Vitamini hem cilt hem de saç sağlığını korumak, onarmak için en etkili yardımcılarınızdan biridir. E vitamini aynı zamanda A vitaminin yan etkilerini ortadan kaldırır.

Doğal E vitamini içeren besinler; badem, fındık, tahin, kıvırcık, nane, sivri biber, kereviz yapraklarıdır.

msn

Açık Tenlerde Güzelliğin Püf Noktaları!

3/1/2010

Açık Tenlerde Güzelliğin Püf Noktaları!

Makyajınızdan saç modelinize kadar, güzelliğinizi etkileyen her şeyin, bir de teknik kısmı var. Siz de işin püf noktalarını bilirseniz, profesyoneller gibi kendinize bakım yapabilirsiniz.

Açık Tenlerde Güzelliğin Püf Noktaları!

Açık Tenlerde Güzelliğin Püf Noktaları!

Açık Renkli Ciltler: Pastel pembe, mat eflatun ve açık sedefli gül rengi, açık tenlerde güzel durur. Bu renkler size aydınlık kazandırır. Önemli olan, ciltteki küçük kusurların ve gözaltlarındaki morlukların kapatıcı yardımıyla görünmez hale getirilmesidir.

Açık renk gözlerin konturları çok koyu olmayan renklerle belirlenmelidir. Kirpikler için gündüz saatlerinde kahverengi, akşam saatlerinde ise siyah rimel kullanabilirsiniz. Kirpiklerinize rimel sürmeden önce, fırçayla pudra serperseniz, rimel sürdükten sonra çok daha dolgun görünmelerini sağlarsınız.

Işıltılı Gözler: Su renkleri gözlere ışıltı verir. Tüm gözkapaklarına far uygulayın. Dış kenarlara doğru renkleri koyulaştırın. Böylece bakışlarınız ışıltı ve derinlik kazanır.

Turuncu, killi toprak ve yeşil heyecan verici zıtlıklar yaratır. Kaşlarınızın hemen altına aydınlatıcı renk uygulayın. Böylelikle gözleriniz daha iri görünecektir.

Pembe ve bej gibi yumuşak renkler, gözlerinize genç ve masum bir hava verir. Bu doğal görünüm, makyaj yapmamışsınız hissi verecektir.

Sadece hafif bir renk vermek istiyorsanız, farı kirpik diplerinize göz kalemi gibi sürebilirsiniz. Nemli aplikatör kullanırsanız, daha yoğun renk uygulayabilirsiniz.

Dudaklar: Soğuk pembe ve meyve tonları, açık renk tenlere canlılık verir. Dudak konturunuzu rujunuzla aynı renkte bir kalem kullanarak belirtmelisiniz. Bu şekilde hem dudaklarınızın şekli daha belirginleşir, hem de rujun dudak kenarındaki ince hatlara kaymasını engellersiniz.

Saçlarınız sarıysa, çarpıcı pembe tonları iyi görünecektir. Parlatıcı, ince dudakların daha dolgun görünmesini sağlar. Mat ve koyu renkler, dudakları daha ince gösterir.

Saçlarınız koyu renkse, güçlü bir böğürtlen kırmızısıyla, Pamuk Prenses efekti yaratabilirsiniz. Eğer dudaklarınız önceden pudralarsanız renk çok daha yoğun görünür.

Pembenin tazeliği: Açık renkli tenlerde hafif kızarmış yanaklar, anti-aging etkisi yaratır. Bu ten rengi için ideal renk, açıktan koyuya uzanan pembenin tüm tonlarıdır.

Pembe tonlar, tene sağlıklı bir renk verirken, yorgun ciltleri bile dinlenmiş gösterir.

Allığınızı elmacıkkemiklerinizin belirgin olduğu noktaya sürün. Aşağı sürerseniz, bu sizi olduğunuzdan yaşlı gösterecektir.

Güzelliğin Püf Noktası!

3/1/2010

Güzelliğin Püf Noktası!

Kişinin ten rengine göre, kullanılacak renkler değişir. Önceki yazımızda açık tenlere özel bilgiler vermiştik. Koyu tenlilerin makyaj ve bakımı için püf noktaları:

Koyu Tenlerde Güzelliğin Püf Noktası!

Koyu Tenlerde Güzelliğin Püf Noktası!

Sarı, kızıl ve kahve rengi saçlarla bütünleşen koyu tenle en uyumlu renkler; bejden mercana ve çikolata kahvesine uzanan sıcak bir renk paletidir. Bu renkler, cildi daha genç gösterir. Ancak uygulamaya başlamadan önce, birkaç noktaya özen göstermelisiniz.

Süreceğiniz fondöten, kendi teninizden daha koyu olmamalıdır. Daha koyu renkli fondöten sürdüğünüzde, doğal durmayacak ve olduğunuzdan yaşlı görüneceksiniz. Cildinizin bir ton açığı veya aynı ton kullanmaya özen gösterin. Göz çevresinde fondöten kullanmayın. O bölgede biriken fondöten, kırışlıkları ortaya çıkarır.

Eğer ten renginiz hafif bronz ise, şeftali, mercan, kayısı ve kiremit renklerini kullanabilirsiniz. Pembe tonları sizde güzel durmayacaktır. Allığınızı sürerken, önce hafifçe sürüp, ağırlığını kontrol edin. Eğer az geldiyse ekleyebilirsiniz.

Açık renkler, detayları ortaya çıkarır. Koyu renkler ise, geri plana iter. Örneğin, yuvarlak hatlı bir yüzünüz varsa, elmacık kemiklerinin altına allık sürerek daha ince gösterebilirsiniz.

Kahverengi gözleriniz varsa, günlük kullanım için en ideal renk, sedefli kahvedir. Bu renk gözlerinizi ortaya çıkarır. Akşam saatlerinde, altın veya bronz rengi, dikkati gözlerinize toplar. Üst ve alt kirpiklerin diplerine, açık renk ve pırıltılı eye-liner uygulayın. Gözleriniz daha aydınlık görünecektir. Üst kirpik diplerine çekeceğiniz kalemle, bakışlarınızı daha etkili hale getirebilirsiniz.

Bej ve şeftali renkleri, teninizin rengi ile uyum sağlayacağından, dudaklarınızı doğal gösterir. Ayrıca açık ve parlak renklerle, ince dudakları daha dolgun gösterebilirsiniz. Dudaklarda kullanacağınız turuncu tonları, hemen bakışları üstüne çeker.

Önce rujunuzun rengine yakın bir dudak kalemiyle kontur çekin. Sonra içini rujla boyayın. Eğer dudaklarınız inceyse, kalemi çok hafifi dışarıdan çekebilirsiniz. Daha fazlası doğal olmayacaktır. Kızıl ve kahve tonları hem kadınsı görünür, hem asil durur.

Eğer dişlerinizin daha beyaz görünmesini istiyorsanız, kahverengi yerine daha soluk tonları tercih etmelisiniz.

Kirpiklerinize, rimel sürmeden önce fırçayla pudra sürerseniz, rimel sürdükten sonra çok daha dolgun görünmelerini sağlarsınız.

msn

Bu Modaya Herkes Alışacak

3/1/2010

Bu Modaya Herkes Alışacak

Kışın açık ayakkabı giyilmez demeyin. İçine kalın çorap giyerseniz, yazın giymeye alıştığınız açık ayakkabılarınızı kar yağarken bile giyebilirsiniz.

Bu Modaya Herkes Alışacak

Bu Modaya Herkes Alışacak

Kışın açık ayakkabı giyilmez demeyin. İçine kalın çorap giyerseniz, yazın giymeye alıştığınız açık ayakkabılarınızı kar yağarken bile giyebilirsiniz.

Son birkaç sezondur ünlü tasarımcılar koleksiyonlarını tanıtırken 'açık ayakkabı içine çorap' trendini kullanıyorlar. Bu sene de oldukça göz önünde olan kombinasyon, her ne kadar absürd görünse de yavaş yavaş kadınların hoşuna gitmeye başladı.

Burberry, Christian Dior ve Hermes gibi ünlü isimler, defilelerinde bu görüntüye yer vermekten asla kaçınmıyorlar.

yavuz bingöl - urfa ya paşa geldi

1/1/2010

yavuz bingöl - urfa ya paşa geldi

istanbul attack - salla salla(hakan gokan power mix

31/12/2009

istanbul attack - salla salla(hakan gokan power mix

Oyun oynama yanabilirsin-mustafa-ceceli 2010

31/12/2009

Oyun oynama yanabilirsin-mustafa-ceceli 2010

« Önceki ::


Blogcu ile yapıldı