Kriz yönetimi yürütülürken şirket çalışanlarına yönelik neler ya

16/9/2008

Dünyada Yüzyılın Krizi

16/9/2008

Dünya piyasalarındaki krizle birlikte zor bir pazartesi geçiren piyasaların kaybı bugün de devam ediyor. İMKB 100 güne 34. 475,45 puan, yüzde 1.73 kayıpla başladı.

Lehman Brothers'ın iflas başvurusu ve sigorta şirketi AIG'nin Fed'den acil fonlama istemiyle artan global kaygıların dolara talebi arttırmasıyla dolar daYTL karşısında 4 ayın yeni rekorunu kırdı.

Dolar/YTL kotasyonları bankalararası piyasada 1.27 YTL seviyesini aştı. Kotasyonlar en son 9 Mayıs'ta bu seviyesinden işlem görmüştü.

Dolar bu sabah 1.2740/60 YTL seviyesinden işlem gördü. Bu seviyeye göre dolar, dünkü spot kapanışa göre YTL karşısında yüzde 1.06 değer kazandı.

Merkez Bankası dün gösterge dolar kurunu 1.2564/1.2625 YTL, euro kurunu 1.7860/1.7946 YTL; euro/dolar paritesini ise 1.4215 olarak açıkladı. Cuma günü Merkez Bankası kapanış dolar kuru 1.2401 YTL, euro kuru 1.7477 YTL olmuştu. Bu kurlara göre YTL, bir işlem gününde dolar karşısında yüzde 1.3 değer kaybetti. Liranın euro karşısındaki kaybı ise yüzde 2.14 oldu.

FAİZLER YÜKSELİYOR
Tezgahüstü piyasada 14 Nisan 2010 vadeli gösterge kıymetin bileşik faizi ilk işlemlerde yüzde 19.40 seviyesinden gerçekleşti. Gösterge kağıtta faiz dün spotta yüzde 19.26 seviyesinden kapanırken bir önceki güne göre gösterge tahvilde faiz 45 baz puan yükselmişti.

Bono piyasasında tepkinin sınırlı kalacağını tahmin ettiğini belirten başka bir bankanın tahvil/bono yönetici, "Tahvilde yüzde 19.40/19.50 seviyesi alım için çok uygun. Yabancı kaynaklı satışlar hem yabancı ve hem de iç taleple karşılanır. Diğer piyasalara nispeten bonoda tepkinin sınırlı kalacağını düşünüyoruz" dedi.


ABD BORSALARI '11 EYLÜL'Ü YAŞIYOR
ABD borsaları Lehman Brothers'ın iflasını istemesi ve sigortacı AIG'nin ayakta kalmaya çalışmasının ardından ABD finans sisteminin istikrarı hakkında artan korkularla 11 Eylül sonrasındaki açılıştan beri en kötü gününü yaşadı. Dow Jones dün yüzde 4.42 değer kaybetti.

Yabancı bir bankanın döviz masası yöneticisi, "Dow'un 11,000 puanın altına inmesi çok ciddi bir gelişme. Bu seviyeler bizim için hiç iyi seviyeler değil. Bugün ABD'li sigorta şirketi AIG'den gelebilecek olumsuz haberler YTL'yi 1.2850'li seviyelere kadar taşıyabilir" dedi.

UZMANLAR NE DÜŞÜNÜYOR
Analistler, Avrupa borsalarının yüzde 3'e yakın düşüşle açılmasının beklenmesiyle İMKB'nin yeni desteklerini zorlayacağını belirtiyorlar.
Orion Investment Araştırma Direktörü Muhittin Küley, dün S&P 500'ün, gerek Lehman'ın çöküşü, gerekse Standard & Poor's ile Moody's'in sigorta devi AIG'nin kredi notlarını indirmesi sonrasında yüzde 4.7 ile 11 Eylül terör saldırısından bu yana en sert düşüşünü kaydettiğine dikkat çekerek, şunları söyledi:

"Brezilya'da yüzde 7.59'luk kaybın olduğu, Asya borsalarında benzer bir seyrin yaşandığı ve Avrupa borsalarında günün yüzde 3'e varan düşüşle açılmasının beklendiği dikkate alınırsa, riskten kaçınma hareketi İMKB'de satıcılı seyrin bugün de devamını sağlayacaktır. Fed'den bizim saatimizle 2115'te gelecek olan faiz kararının merakla bekleneceği bugün teknik açıdan 34,000 İMKB-100 için destek seviyesi olarak karşımıza çıkıyor."
Küley, piyasadaki gelişmeleri şu şekilde özetledi:

"Lehman Brothers'ın satışı konusunda gelişmelerin beklendiği bir dönemde kurumun iflastan korunma başvurusu yapması, Merrill Lynch'in apar topar Bank of America'ya satışı ve AIG'nin Fed'den 40 milyar dolarlık köprü kredisi istemesi sırada başka mali kuruluşların iflasının olabileceği endişelerini tetikledi."

Asya ve Avrupa borsaları ile ABD vadeli kontratlarında görülen sert kayıplar ve finansal tsunami endişeleri paralelinde riskten kaçış, haftanın ilk işlem günü İMKB-100'ün yüzde 5.3 değer yitirmesine neden oldu.


AIG'İN VARLIĞI DA TEHLİKEDE


New York eyalet yetkilileri tarafından 20 milyar dolarlık kredi sağlanan sigorta şirketi American International Group'un varlığı kredi derecelendirme kuruluşlarının kredi notunu düşürmeleri sonrasında tehlikeye girerken ve global finans sektöründeki kan kaybı da devam etti.
Konu hakkında yakından bilgi sahibi bir kaynak, Fed'in bir zamanlar dünyanın en büyük sigorta şirketi olan AIG için neler yapılabileceğini değerlendirmek üzere yatırım bankası Morgan Stanley'i görevlendirdiğini belirtti. Sene başından beri piyasa değerinin yüzde 92'sini yitiren AIG'nin hisseleri de Pazartesi yüzde 61 değer kaybetti.

Wall Street Journal gazetesinin haberine göre ise hafta sonu Lehman ile yaptığı görüşmelerde başarısız olan İngiliz bankası Barclays, Lehman'ın büyük bir kısmını almak için tekrar görüşmelere başladı.
Hong Kong'daki Barclays yetkilisi Angie Tang, "Söylentiler hakkında yorum yapmıyoruz" dedi.

Bir başka ABD finans şirketi olan Washington Mutual'ın hisseleri ise Standard&Poor's'un şirketin kredi notunu "junk" seviyesine indirmesiyle seans sonrası işlemlerde yüzde 27 değer kaybetti.

AIG'nin kredi notunun düşürülmesi şirketin daha fazla teminat göstermesine ve sigorta kontratlarının geçersiz olmasına sebep olabilir. Bu gelişmelerin firmanın hayatta kalmasını tehlikeye sokacak bir kısır döngüye yol açabileceği belirtiliyor.

AIG'nin kredi notu Moody's tarafından iki kademe düşürülerek Aa3'ten A2'ye, S&P tarafından üç kademe düşürülerek AA-'den A-'ye ve Fitch tarafından ise iki kademe düşürülerek AA-'den A'ya indirildi.

AIG'nin kredi notu hâlâ yatırım yapılabilir seviyelerde olmasına rağmen, üç derecelendirme kurumunun hepsi notun daha da indirilebileceğini belirtiyor.

Başka bir kaynağın verdiği bilgiye göre, Wall Street'teki sorunlara özel sektörden bir çözüm aramaya devam eden Fed, diğer önlemlere ek olarak, AIG'ye destek amaçlı 70-75 milyar dolar değerinde bir fon hazırlanması olasılıklarını araştırmak üzere JPMorgan Chase ve Goldman Sachs'ı görevlendirdi.

AIG, çeşitli şirketler ve Warren Buffett'in Berkshire Hathaway şirketiyle yaptığı görüşmelerin başarısız olması sonrasında Pazar günü Fed'den yardım istemişti. AIG varlık satışı imkanlarını da araştırdığını belirtmişti.


sabah

Bardakta mısır evlere taşınıyor

12/9/2008

Bardakta mısır evlere taşınıyor


Türkiye'ye bardakta mısırı ilk kez getiren bu keyfi yaşatan Daily Fresh, aynı lezzeti evlere ve işyerlerine taşıyor…

HACCP sertifikalı Daily Fresh, yarım kiloluk paketleri şoklanarak dondurulmuş halde satışa sunuyor. Paketler 11 YTL'den satılıyor. Daily Fresh mısırı mikro dalga fırınlarda ya da tencerenin dibine bir miktar konulacak suda karıştırılarak çok kolay pişirilebiliyor. Evde ya da iş yerinde kaşık kaşık mısır keyfi için 5-10 dakika ayırmak yeterli.

Daily Fresh Genel Müdürü Mehmet Daniş, tüketicilerden gelen talepler doğrultusunda paket satışına başladıklarını belirtti. Daniş "Evinde ve iş yerinde de bizim mısırımızı yemek isteyenler var.  Gece canı çekenler ya da Daily Fresh noktalarına bir bardak için gitmeye üşenenler şimdi paket paket alıyorlar" dedi.

Daily Fresh mısırının en önemli özelliği sağlıklı olması… Kesilmemiş, bütün taneler tam bir vitamin ve lif deposu. A,B1,B2 ve B5 vitaminleri içeren Daily Fresh mısırı yüksek lif oranı ile vücuttaki kolesterol oranını düşürüyor. Faydaları saymakla bitmiyor ama birkaçı şöyle özetleniyor:

Mısır, idrar ve safra söktürür. Kan basıncını ve kan şekerini düşürmesi nedeniyle önemli bir tıbbi etkinliğe sahiptir. Mısırda bulunan lesitin kan damarlarındaki kolesterol plaklarını eritip yok eder ve damar sertliğini önler. Mısırdaki yağ miktarı pirinç ve buğday unundakinden daha fazladır. Bunların çoğu doymamış mono yağ asitleri tarafından oluşturulur ve kan basıncının düşürülmesine, damarların yumuşatılmasına, hücre bölünmesinin artırılmasına ve hipertansiyon, şeker, kabızlık ve benzeri problemlerin önlenmesine yardımcı olur.

Bu haber 2592 okundu

"Doğu'ya giderim" diyen tekstilci 5 yıl teşvikli olacak

12/9/2008

 
"Doğu'ya giderim" diyen tekstilci 5 yıl teşvikli olacak

12.09.2008
İşletmesini 2014'e kadar Doğu'ya taşıyacak en az 30 kişi çalıştıran tekstilcilere 5 yıl boyunca KDV istisnası, gümrük vergisi muafiyeti, faiz, SSK, enerji destekleri ile vergi indirimi verilecek..
Tekstil, hazırgiyim ve deri sektörlerinin finansal sorunlarına çözüm için beklediği, eylem planı dün açıklandı. Başta Doğu ve Güneydoğu illeri olmak üzere işletmesini kalkınmada öncelikli yörelere taşıyan ve en az 30 kişi istihdam edenlere 2009-2014 arasında destek verilecek. Tekstilciye, KDV istisnası, gümrük vergisi muafiyeti, faiz desteği, SSK işveren primi indirimi, yüzde 50 enerji desteği, kurumlar ve gelirler vergisi indirimi, yatırım yeri tahsisi, KOSGEB'den sıfır faizli kredi imkânı sağlanacak. Tekstil, Hazır Giyim ve Deri Sektörü Strateji Eylem Planı'nı Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren, Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi'nin katıldığı toplantıda Sanayi Bakanı Zafer Çağlayan açıkladı. Eylem Planı, 2 ana eylem ve 7 tedbir başlığı altında toplam 28 eylemden oluşurken, süreci raporlaması için Sanayi Bakanlığı bünyesinde Yürütme İzleme Grubu oluşturuldu.

İLK KEZ SADECE BİR SEKTÖRE
İlk kez sadece bir sektöre dönük eylem planı ve özel destekler hazırlandığını belirten Bakan Çağlayan "3D" olarak adlandırılan "değişim, dönüşüm ve desteği" içeren sektör stratejisi çalışmalarına da başlandığını bildirdi. Alınan tedbirlerin Dünya Ticaret Örgütü ve AB normlarına uygun biçimde şekillendiğini anlatan Çağlayan, tekstil sektöründe yüksek kalitede moda, tasarım, marka ve bilgi bazlı ürünlerin üretildiği ve satıldığı yapıya dönüştürülmesinin amaçlandığını söyledi. Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen de
Türkiye'nin toplam ihracatının yarısını tekstilin oluşturduğunu belirterek, şöyle konuştu: "Yüksek kaliteli, yüksek fiyatlı ürünlere kaymamız gerekiyor. Modayı ve markayı yaratmalıyız. İhracat miktar olarak fazla olmayacak ama değer olarak yüksek olacak." Başbakan Yardımcısı Ekren de yaptığı açıklamada, Türkiye ekonomisinin makro ve sektörel bazda önemli değişim ve dönüşüm sürecinde bulunduğunu belirtti. Üç sektörün öncelikliler arasında yer aldığını kaydeden Ekren, "Bu sektörler yatırım, istihdam, ihracat ve ithalat sürecinde önemli rol ve fonksiyon görmeye devam edecek" diye konuştu.

sabah

Türkiye piyasası son iki günde çok hızlı

12/9/2008
 
Türkiye piyasası son iki günde çok hızlı

Şimdiye kadar petrol fiyatlarının düşüşü ile cari açık ve enflasyon problemi azalacak diye diğer piyasalara göre iyi direnç gösteren Türkiye piyasası son iki günde en hızlı çakılanlar arasına girdi. Dolar Euro karşısında yılın en yüksek seviyesi olan 1.39'a çıktı. Dolar YTL karşısında da üç ay önceki düzeyi olan 1.27 YTL'yi gördü. Borsanın iki günlük kaybı yüzde 7'ye dayandı, dün yüzde 4.85 düştü..

Petrol fiyatlarının 147 dolardan 100 dolara gerilemesi nedeniyle şimdiye kadar net petrol ihracatçısı olduğu için iyi direnç gösteren Türkiye piyasaları, yabancıların senaryo değiştirmesiyle yerle bir oldu. Borsanın iki günlük kaybı yüzde 7 olurken dolar üç ay önceki iktidar partisi AK Parti'nin kapatılma davası gerginliği ile aynı seviyeye geldi. Temmuz başından ayından bu yana düşen petrol fiyaatları nedeniyle petrol ihracatçısı Rusya ve Brezilya'dan çıkan fonlar, petrolün düşüşü nedeniyle cari açık ve enflasyon sorunlarının azalacağı beklentisi ile Türkiye piyasasına giriyordu. Bu da doları düşük tutarken borsa da diğer ülkelerin borsalarına göre daha dirençli kılıyordu. Ancak son günlerde petrol ve emtia fiyatları geri geldiği için diğer tüm para birimleri karşısında doların değer kazanması nedeniyle YTL'ye karşı da güçlenen dolar nedeniyle bu olumlu senoryo sona erdi. Yabancı fonlar artık doların daha fazla yükseleceği ve bunun da Türkiye'nin fiyatının azalmasına rağmen petrol ve emtia faturasını yükselteceği beklentisine girdi. Böylece Türkiye'nin 6 yıldır süren senaryosunu kaybetmiş yorumları yapılıyor.

RUSYA VE İTFA
Bunların yanı sıra Rus borsasının Gürcistan'a askeri müdahalenin ardından yüzde 31 çakılması nedeniyle bu ülkeden çıkamayan fonların nakit ihtiyaçlarını
Türkiye'den karşılaması ve ürken yatırımcıların genel olarak gelişmekte olan ülkelerden çıkmaya başlaması piyasanın hızlı değer kaybında etkili oldu. Uzmanlar ayrıca yatırımcıların fonlardan paralarını çekmek için belirli çıkış süresi olduğunu ve o sürenin de geldiğini belirterek bütün dünya borsalarında yaşanan olumsuzluklarda bunun da etkisi olduğunu belirtiyor. Global kaygılarla yabancı yatırımcı Türkiye'den çıkarken, dolar dün 1.27 liraya yükseldi. Dolar dün Türk Lirası'na karşı yüzde 2.6 yükselerek lira karşısında son 3 ayın en yüksek seviyelerine çıktı. Avrupa borsalarına paralel gerileyen İMKB-100 endeksi dün yüzde 4.85 değer kaybederek, 37 bin 388 puana geriledi. İstanbul Borsası dün en çok değer kaybeden borsaların başında gelirken, Rusya gibi gelişmekte olan ülke borsalarında da sert düşüşler yaşandı. 14 Nisan 2010 vadeli gösterge niteliğindeki tahvilin bileşik faizi ise dün yatay seyrini korudu ve hafif yükseliş göstererek yüzde 18.97'ye yükseldi.

sabah

Konutta en düşük faiz yüzde 1.49

11/9/2008


Konutta en düşük faiz yüzde 1.49

10.09.2008
Bu hafta söktörde pazar payı açısından büyük oyuncuların öncülüğünde gerileyen konut kredi faizleri yüzde 1.49 ile yüzde 1.96 arasında değişiklik gösterirken, en düşük konut kredisi faizi uygulayan bankalar Vakıfbank ile ING Bank oldu. İş Bankası, Garanti, Akbank, Yapı Kredi ve Fortis 120 ay vadeli konut kredisi için yüzde 1.52 faiz isterken, Denizbank'ın konuk kredisi faizi yüzde 1.57'de kaldı. Halkbank, Şekerbank ve Türkiye Ekonomi Bankası'nın ev satın almak isteyen tüketicilere uyguladıkları faiz oranı ise yüzde 1.57. Ziraat Bankası konut faizini yüzde 1.60'da bırakırken, HSBC'nin faiz oranı da değişmeyerek yüzde 1.65 olarak kaldı. Piyasada en yüksek konut kredi faizini uygulayan banka ise yüzde 1.96'luk faiz oranı ile Milleniumbank

Sağlık, eğitim, savunma harcamaları düşecek

4/9/2008



3. Ulusal Programı hazırlayan hükümet, önümüzdeki dönemde sağlık, eğitim, savunma alanlarında devlet payını azaltacak. Hükümet, mali disiplinin korunacağının da altını çizdi

Hükümet, hazırladığı 3. Ulusal Program’da (UP) Avrupa Birliği’ne (AB), tasarruf sözü verdi. Programda, önümüzdeki dönemde harcama politikasının etkin bir şekilde uygulanacağı belirtilerek, “Mali disiplin korunacak. Harcama programları gözden geçirilecek” denildi.

Görüşler alınacak
Hükümet, taslakta özelleştirme programına da yer verirken, devletin bankacılıktan, hava ve deniz ulaşımından, şeker, tütün ve çaydan, elektrik dağıtımından, çöp toplamadan ve turizmden elini çekeceği, sağlık, eğitim, savunma, radyo-televizyon yayıncılığı gibi alanlarda payını azaltacağı belirtildi.
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, önceki gün Bakanlar Kurulu’nun ardından yaptığı açıklamada, toplantıda UP taslağının görüşüldüğünü, taslak hakkında siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin görüşlerinin de alınacağını belirtti. 400 sayfa ve 4 bölümden oluşan taslakta Türkiye’nin 4 yıl içerisinde neleri yapmayı öngördüğü ile ilgili taahhütler yer alıyor.
UP’un Ekonomik Kriterler başlığı altında, hükümetin ekonomi politikasının öncelikleri sıralanıyor.  Buna göre, temel hedef, ekonomik büyümenin sürdürülmesi için uygun ortamın yaratılması, toplumun refah seviyesinin yükseltilmesi ve Türkiye-AB arasındaki gelişmişlik farkının azaltılması olarak belirlendi.
UP’da önümüzdeki dönem uygulanacak özelleştirme programına göre devletin tamamen çekileceği alanlar şöyle sıralandı:
“Bankacılık, hava ve deniz ulaşımı, lokomotif ve vagon üretimi, et-balık ürünleri piyasası, şeker, tütün ve çay ürünlerinin işlenmesi, petro-kimya sanayi, malzeme alımı, elektrik dağıtımı, şans oyunları, İMKB, altın borsası, otoyol-köprü işletmeciliği, çöp toplama, telekomünikasyon ve turizm.”

Çöp toplama özelleşecek
Devletin payının azaltılacağı alanlar da, “elektrik üretimi, su şebekesi, kanalizasyon altyapısı, sağlık, eğitim, savunma, radyo-televizyon yayıncılığı, doğalgaz piyasası, kömür ve diğer maden işletmeciliği” olarak sıralandı. UP’a göre, Halkbank’ın özelleştirme tecrübesine göre Ziraat Bankası’nın satış stratejisi belirlenecek, aynı süreçte Vakıflar Bankası da satılacak.

Kynk:Milliyet

Memur sendikaları mutlu

1/9/2008
Memur sendikaları mutlu
Toplu görüşmelerin son gününde anlaşma çıktı. Sürpriz karar sonrası memur sendikaları görüşlerini dile getirdi.
Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız, toplu görüşmelerin ardından, açlık sınırının altında maaş alan kamu çalışanı kalmayacak olmasından büyük mutluluk duyduklarını söyledi.

Akyıldız, uzlaşmayla sona eren toplu görüşmelerin ardından Başbakanlık Merkez Bina'sı önünde yaptığı açıklamada, bu toplu görüşme sürecinde gerçekleştirilmesi konusunda üzerinde net olarak mutabakatın sağlandığı, üzerinde çalışılacak ve daha sonraki süreçte ele alınacak konuların ortaya çıktığını ifade etti.

Toplu görüşmelere ''kamu çalışanlarını açlık sınırından kurtaracağız'' sloganı ile geldiklerini belirterek 15 Ağustos'taki ek ödemeler dahil, askerliğini yapmış, lise mezunu bekar bir çalışanın aylık ücretinin 1030 YTL'ye yükselip açlık sınırının üzerine çıkacağını anlatan Akyıldız, açlık sınırının altında maaş alan kamu çalışanı kalmayacak olmasından büyük mutluluk duyduklarını dile getirdi.

''HEDEF GREV VE TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ HAKKI ELDE ETMEK''

Akyıldız, özellikle 4/B kapsamında çalışanların eş durumundan tayini ile ilgili değerlendirme, becayiş hakkının verilmesi, askerlik dönüşü işe başlama ve mali haklarla ilgili emsal uygulaması konusunda incelemeye tabi tutulmasının önemli gelişmelerden bir tanesi olduğunu söyledi.

Kamu çalışanlarının grev ve toplu sözleşme ile siyaset yapma hakkına kavuşması için ciddi bir çalışmanın başlatılabileceği bir nokta oluştuğunu ifade eden Akyıldız, şunları kaydetti:

''Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının içinde bulunacağı ve Sayın Bakan'ın da öncülüğünü yapacağı Devlet Personel Başkanlığı ve kamu çalışanlarını temsil eden sendikaların içinde bulunacağı bir çalışma süreci başlatılacaktır. Bu konuda talebimiz, sürecin uzatılmaması ve 4688 sayılı kanunda yapılacak düzenlemelerin bir an önce yapılmasıdır.

Bütün bunların yapılabileceği bir ortamın oluştuğu kanaatindeyiz. Kamu çalışanları adına önümüzdeki süreçte hedeflenen, grev ve toplu sözleşme hakkı almak üzere daha yoğun çalışmaların yapılacağını inanıyorum.''

MEMUR-SEN GENEL BAŞKANI GÜNDOĞDU

Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu da görüşmelerden Memur-Sen için ideal olan sonucun değil, bu yasayla alınabilecek en iyi sonucun çıktığını söyledi.

Toplu görüşme masasına çalışanların beklentilerine çözüm olabilecek ekonomik, sosyal bütün konularla ilgili çalışmalar yaparak hazırlıklı geldiklerini belirten Gündoğdu, masada kısa ve orta vadeli taleplerini ortaya koyduklarını anlattı.

Çalışanlarla sosyal devletin ilkesi gereği devleti barıştıracak, çalışanların motivasyonunu sağlayacak bir rapor hazırlayarak masaya koyduklarını aktaran Gündoğdu, bu sene toplu görüşmelerin son kez yapılması ve toplu iş sözleşmesine geçiş ile ilgili taleplerini de masada dile getirdiklerini ifade etti.

Gündoğdu, görüşmelerden bu konu ile ilgili yol haritasının çıkmasının, görüşmelerin kazançlarından biri olduğunu söyledi.

''YÜZDE 4 4,5 EN AZ MEMNUN OLDUĞUMUZ SONUÇ''

Ek ödemelerle ilgili en düşük memur maaşına 103 YTL, ortalama devlet memuru maaşına 112 YTL iyileştirilme verilmesinin Memur-Sen'in Ağustos ayı için ideal öngürüsü olduğunu belirten Gündoğdu, şunları söyledi:

''Ek ödemelerin ikinci kısmının Ocak 2009'da verilmesini arzuluyorduk. Sayın Bakanımız sağolsun 2012'inin ikinci yarısına kadar geri kalan ek ödemenin yüzde 45,5'lik kısmını masada sendikalarımızla birlikte çalışalım, olgunlaştıralım yaklaşımında bulundu.

Ek ödemelerin verilmesiyle memurundan az alan idareci konusu da bu masada çözüldü. İdeal hiyerarşideki dengenin gözetilmesi kararı da bu masadan çıktı. Bunu da buradan müjde olarak arkadaşlarımıza vermek mümkün.

4/B'lilerin eş tayini, becayiş hakkı, askerlik dönüşü işlerine dönebilmeleri gibi konuları imza altına aldık. İdeal olarak da 4/B'nin kadroya geçirilmesi talebimiz devam ediyor.

KEY ödemeleri ile ilgili, alamayan, mağdur olan arkadaşlarımız var. Yine bu masadan bu mağduriyetlerin giderilmesine yönelik çalışmalar yapılması kararı çıktı.

Yüzde 4 4,5 en az memnun olduğumuz sonuç. Önce saydığım konular memnuniyetimizin yüksek olduğu konular. İdeal olan değil, bu yasayla kopabileceğimiz ancak bu olabilirdi. Bunun da hedeflenenden, planlanandan yukarıya çıkmış olmasını bundan sonraki toplu sözleşmeli sendikal hakka geçişle paydaş olma ümidi ile çalışanlar adına gelecek süreçte daha olumlu kazanımlar elde edilebilirliğimizin bir başlangıcı olarak algılanmasını arzu ediyoruz.''

Gündoğdu, 15 günlük süreç öncesi aylarca, yetkili kurum ve kuruluşlarla irtibata geçerek, bu masayı, bu masanın işlevsizliğine son vermek dahil anlamlı hale getirmeye çalıştıklarını belirterek, ''Bu yasayla olabilecek en anlamlı sonuç diyorum. Çalışanlarımıza 10 YTL toplu görüşme primi konusu kamuoyuna değişik yansıtılıyor. Hiçbir konfederasyonun sendikalara yönelik bir kuruş talebi olmamıştır. İşçi sendikaları toplu sözleşme imzaladıklarında üyeleriyle ilgili ikramiye, prim alıyorlar. Biz de 930 bin örgütlü sendikalı üyelerin aidatına, kasasına, cebine yansıyacak bir talep olarak masaya getirmiştik. 10 YTL olarak çıktı. Miktarı küçüktür, ama örgütlü topluma pozitif bakış adına bu da önemlidir'' diye konuştu.
Haber Kaynağı: internethaber
Bu haber toplam 4891 defa okunmuştur
:: Sonraki »


Blogcu ile yapıldı