" »-(¯`v´¯)-»DİLEGİMSEN SAYFAMA HOŞGELDİNİZ»-(¯`v´¯)-» - Blogcu




Piyasada yükseliş sürecek mi?

4/11/2009 · Kategori: EKONOMİ VE SEKTÖR

Piyasada yükseliş sürecek mi? 
REUTERS
Yeni Haber
Yurtdışı piyasalarda yaşanan bozulma ve euro/dolar paritesindeki düşüşün dün tahvil- bono ve döviz piyasasını olumsuz etkilemesinin ardından bugün, kur ve faizde yine yurtdışı piyasalardaki gelişmelere paralel bir seyir bekleniyor.
Tahvil/bono piyasasında dün spot kapanışta yüzde 8.88, valörlü kapanışta yüzde 8.86 seviyesinde olan 3 Ağustos 2011 itfalı gösterge kıymetin ortalama bileşik faizi bu sabah tezgahüstü piyasada yüzde 8.78-8.88 seviyesindeydi.

Açıklanan enflasyon verilerinin beklentilerden yüksek geldiğini ancak tahvil-bono piyasasını çok olumsuz etkilemediğini söyleyen bir bankanın tahvil-bono masası işlemcisi, "Gösterge faiz dünkü kapanış seviyesinde. Bu seviyelerde bir miktar alıcı görüyoruz. Bugün yurtdışında birçok veri açıklanacak. Aslında cuma akşamına kadar önemli veriler var. Global piyasaların bu verilere vereceği tepkiye paralel bir seyir olur. Yüzde 9 bileşik seviyesine yaklaştıkça alım görebiliyoruz. Gösterge faizin bugün yüzde 8.70-9 bandında hareket etmesini bekliyoruz" dedi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), bu yıl Ekim ayında bir önceki aya göre, Tüketici Fiyatları Endeksi'nin TÜFE) yüzde 2.41, Üretici Fiyatları Endeksi'nin (ÜFE) yüzde 0.28 oranında arttığını açıkladı. Piyasa beklentisi TÜFE'de yüzde 1.80, ÜFE'de yüzde 0.90 artış yönündeydi. Böylece Ekim ayında TÜFE piyasa beklentisinin oldukça üzerinde gerçekleşirken, ÜFE beklentilerin altında kaldı. [ID:nALT422191]

Bugün yurtdışında veri gündemi oldukça yoğun. ABD'de ADP özel istihdam verisi, ISM hizmetler endeksi ve asıl önemlisi Fed faiz kararı açıklanacak. Öte yandan Euro bölgesi hizmetler PMI verisi açıklanacak.

Fed'in iki gün sürecek para politikası kurulu toplantısı ise dün başladı. Fed'in faizleri sıfıra yakın seviyede tutmaya devam edeceğini düşünen yatırımcılar Fed yetkililerinin ekonominin görünümü hakkındaki açıklamalarını merakla bekliyor.

Dolar/liranın bugün yurtdışında açıklanacak verileri ve borsaları takip edeceğini söyleyen bir bankanın döviz masası işlemcisi, "FED kararı açıklanana kadar piyasalar sakin bir seyir izleyecektir. Bugün dolar/liranın 1.4950-1.51 bandında hareket etmesini bekliyoruz" dedi.

Bankalararası piyasanın dün spot kapanışında 1.5060/1.5080 lira olan en iyi dolar alış ve satış kotasyonu, bu sabah ilk işlemlerde 1.4990/1.5050 seviyesindeydi. Anı saat itibariyle euro/dolar paritesi, 1.4724 seviyesinden işlem görüyordu.

İstanbul serbest piyasada dolar 1,5030, Euro 2,2140 liradan güne başladı.

Kapalıçarşı'da 1,4980 liradan alınan dolar 1,5030 liradan satılıyor. 2,2080 liradan alınan Euronun satış fiyatı ise 2,2140 lira olarak belirlendi.

Serbest piyasada dün kapanışta doların satış fiyatı 1,5110 lira, Euronun satış fiyatı ise 2,2140 lira olmuştu.

S&P 500 ve Nasdaq, demiryolu sektöründe yaşanan büyük satın almanın ardından piyasada oluşan iyimserlikle dünkü seansı artıda tamamladı. Dow Jones sanayi endeksi ise Fed açık piyasa kurulunun açıklayacağı faiz oranları ve ekonomi hakkındaki görüş öncesinde ihtiyatlı seyirle günü kayıpla kapattı.
sabah

Kalıcı Bağlantı Yorum yaz!

Pendik'e dev marina

22/10/2009 · Kategori: EKONOMİ VE SEKTÖR

http://www.arkitera.com/UserFiles/Image/news/2008/03/10/pendikmarina02.jpg
Pendik'e dev marina
Pendik'e yapımı planlanan İstanbul'un 3'üncü marinası 136 bin 300 metrekarelik alana kurulacak.
İstanbul Anadolu Yakası'nın nüfusu yoğun ilçelerinden Pendik, son dönemde özellikle eğitim, sağlık ve marina projeleriyle adından sıkça söz ettiriyor. Bunda ilçeye gözü gibi bakan Belediye Başkanı Erol Kaya'nın hassasiyeti önemli yer tutuyor. Başkan Kaya, ilçesinin hayata geçirilen marina, fuar merkezi, 550 yataklı eğitim-araştırma hastanesi, dev alışveriş merkezleri, 3 adet 5 yıldızlı otel ve ulaşım olanaklarıyla Anadolu Yakası'nın yükselen değeri olduğunu söyledi. Yeni projeler aşamasında olan Başkan Kaya, 'Sabiha Gökçen Havaalanı, F1 Pisti'ne yakınlığı, demiryolu, E5 ve TEM bağlantı yolları, deniz yolcu ve yük taşımacılığı, uluslararası gemi taşımacılığı (Ro-Ro) yerli ve yabancı girişimcilerin inşaat yatırımları, özel ve kamu kurumlarının toplu konut atakları ile yatırımcıların gözdesi haline gelen Pendik, önümüzdeki yıllarda adından daha da sıklıkla söz ettirecek' diye konuştu.Dev projeler geliyorPendik'in diğer ilçeler arasında parmakla sayılabilecek üstün niteliklere sahip bir kent olduğunu belirten Başkan Kaya, 'Pendik, planlı şehirleşmesi, modern konutları, hava, deniz, kara ulaşım kolaylığı ile trafik derdi olmayan ender ilçelerden biri haline gelmiştir. Bunu başarmak için sihirli ellere ihtiyaç yoktu. Halkımızın bizim yanımızda olması ve bize teveccüh göstermesi, merkezi idarenin sorunları çözmede göstermiş olduğu pratik çözüm anlayışı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin proje ve yatırım desteği bizleri bu noktalara getirdi. İnşallah, yapımı süren dev projeleri kısa sürede tamamlayıp hizmete açmakla bu sürece önemli bir katkı daha sağlamış olacağız.' açıklamasını yaptı. İstanbul'un 3. yat limanıFuar merkezinin, istihdam ve bölge ekonomisini canlandırmakla birlikte Pendik'in uluslararası etkinliklere imza atan bir ilçe olmasını sağlayacağını vurgulayan Başkan Kaya, 500 yat kapasiteli marinanın da 136 bin 300 metrekarelik alanda kurulacağı müjdesini verdi. Başkan Kaya, marina projesiyle ilgili olarak şunları söyledi: 'İstanbul'un 3. yat limanı olacak marinamız, 'yap işlet devret' modeli ile yapılıyor. Pendik mendireğinin olduğu yerde inşaat çalışmaları devam eden Marina projesinin, 2008 yılında faaliyete geçmesini planlıyoruz. Marinanın 136 bin 300 metrekarelik alanının 72 bin metrekaresi dolgu alanı, 64 bin 300 metrekaresi ise denizden oluşuyor. Projeyle, ilçe ticareti büyük bir hareketliliğe kavuşacak. 80 milyon dolara mal olması beklenen marina, Pendik Belediyesi'ne yıllık 1.5 milyon YTL kira geliri getirecek. Marinanın açılmasıyla beraber bin 500 kişi de iş sahibi olacak.
http://www.pendik.bel.tr/UserFiles/marina21%5B1%5D.jpg
' Turizmi ile göz dolduruyorİlçenin aynı zamanda turizm ve konaklama tesisi atağıyla da göz doldurduğuna dikkat çeken Kaya, sözlerini şöyle devam etti: 'Pendik, uluslararası proje ve yatırımların paralelinde gelişecek ihtiyaçlara cevap verecek 5 yıldızlı otellere kavuşuyor. Bin Yatak Kapasiteli 5 Yıldızlı The Green Park Otel'de kongre turizmi için 2 bin kişilik oditoryum da yer alacak. Koç Grubu Divan Otelleri için Şahsuvaroğlu tarafından inşa edilen 520 Yatak Kapasiteli 5 Yıldızlı Otel ve Fuar Merkezi'nde, 700 Yatak Kapasiteli 5 Yıldızlı Otel, ziyaretçilerimizi ağırlayacak' Anadolu yakasının ilk fuar merkeziPendik'e Anadolu yakasının ilk, İstanbul'un üçüncü fuar merkezini kazandırmak için büyük bir uğraş verdiklerini belirten Başkan Kaya, 2007 Nisan ayında inşaat çalışmalarına başlanan fuar merkezinin yapımının durmaksızın sürdüğünü söyledi. İki etaplı projenin ilk etabının yapımının sürdüğüne dikkat çeken Başkan Kaya, fuar merkezi için şu tüyoları verdi: 'Pendik'in kuzeyinde, 83 bin 500 metrekarelik alanda kurulan fuar merkezi, 600 yataklı otel, 3 bin kişilik kongre sarayı, açık ve kapalı otoparklar, restoranlar, kapalı çarşı tarzında dükkânlar ve fuarcılık alanından oluşuyor. Merkez, Yap-işlet-devret modeli ile yapılacak ve belediye, hiçbir şekilde harcama yapmayacak. Daha sonra gerekli çalışmaları başlatılacak olan ikinci etap ise 820 bin metrekarelik alanı kapsayacak.' Fuar merkezi ihalesini alan firmanın, merkezi 30 yıl işleteceğini de belirten Kaya, 'İhaleyi alan firma burayı yapacak, işletecek, belediyeye kira bedelini ödeyecek ve 30 yılsonunda yaptıklarını devredecek' dedi. Kaya, 2008 yılı içinde hizmete sunulacak projeyle 3 bin 500 kişiye istihdam sağlanacağının altını çizdi.Tercüman

Kalıcı Bağlantı Yorum yaz!

Altın ve dolar nereye varacak?

14/10/2009 · Kategori: EKONOMİ VE SEKTÖR

 
Altın ve dolar nereye varacak?
Bankalararası piyasada en iyi dolar alış ve satış kotasyonları doların küresel değer kaybına paralel 1.45 liranın de altına inerek son bir yılın en düşük seviyesini görürken bankacılar düşüşün devam edebileceğini söylediler.

Dolar küresel piyasalarda, ABD'de faizin mevcut düşük seviyede devam edeceği yönündeki beklentilerin ve yatırımcıların emtia ile ilgili para birimlerine yönelmesinin etkisiyle önemli para birimleri sepeti karşısında 14 ayın en düşük seviyesine geriledi.

Euro da dolar karşısında 14 ayın en yüksek seviyesine ulaşırken, yen de dolar karşısında 89.60-50 yen seviyelerinde gelen satış emirleriyle değer kazandı.

Bankacılar dolar/TL'deki düşüşün, euro/dolar paritesindeki yükselişle yani doların küresel anlamda değer kaybetmesine paralel yaşandığını belirtirken sepet bazında liranın değer kazanmasının ise dolar/TL'deki harekete göre hâlâ sınırlı olduğunu söylediler.

Dolar/TL'deki düşüşün 1.48 seviyelerinden başladığını hatırlatan bir bankanın döviz masası müdürü "Dolar/TL'deki düşüşün devam etmesini bekliyoruz, tabii global mevcut konjonktür burada önemli bir etken. Küresel piyasalar bu şekilde devam ederse dolar/TL'de bir süre içinde 1.40-42 bandına doğru gidiş görülebilir. Piyasada şu an tek alıcı kurumsal müşteriler. Ana trendin hâlâ aşağı yönlü olduğunu düşünüyorum."

Bankalararası piyasada en iyi dolar alış ve satış kotasyonları 1.4500'a geriledikten sonra düşüşünü sürdürerek TSİ 0848 itibarıyla 1.4465/1.4500 seviyesinden işlem gördü. Dolar/TL en son 16 Ekim 2008'de bu seviyeden işlem görmüştü.

Öte yandan tahvil/bono piyasasında dün spot kapanışta yüzde 8.13, valörlü işlemlerde ise yüzde 8.16 olan 3 Ağustos 2011 itfalı gösterge kıymetin ortalama bileşik faizi bu sabah ilk işlemlerde yüzde 8.14 seviyelerindeydi.

TCMB KARARI & ABD BİLANÇO DÖNEMİ


Bankacılar bu hafta açıklanacak Merkez Bankası Para Politikası Kurulu kararında TCMB'den beklenen indirimin yanı sıra önümüzdeki dönem faiz kararlarına ilişkin söylemlerin, dış tarafta ise ABD'de açıklanacak bilançoların piyasada yön belirleyici olacağını söylüyorlar.

Reuters'ın 19 ekonomistin katılımıyla hazırladığı ankete göre, Merkez Bankası Para Politikası Kurulu'nun (PPK) Ekim ayında, gecelik borçlanma faiz oranını tarihin en düşük seviyesi olan mevcut yüzde 7.25'ten en az 25 baz puan indirmesi bekleniyor. Reuters anketine göre 19 ekonomistten 7'si Ekim ayında 25 baz puan indirim beklerken 12 ekonomist 50 baz puan indirim bekliyor. Ankete katılan tüm ekonomistler önümüzdeki ay da indirim sürecinin devam edeceğini düşünüyor.
ABD borsaları, Johnson & Johnson'ın beklentilerin altında açıkladığı gelir rakamlarının ardından şirket kârları konusundaki endişelerle geriledi. Seans sonrasında Intel'in tahminlerin üzerinde açıkladığı kâr ve gelir rakamı ise Çarşamba seansı için iyimserliği kuvvetlendirdi.
Dünyanın en büyük yonga ve bilgisayar işlemcisi üreticisi Intel, dün ABD borsaları kapandıktan sonra açıkladığı agresif görünümle ABD borsa vadeli işlemlerini yüzde 0.9 yukarı taşıdı.

ALTIN FİYATLARI NEDEN YÜKSELİYOR?


Altın bugün 1069 dolar 45 sentle yeni bir rekor kırdı. Altın fiyatlarının artmasının nedenleri ise şöyle açıklanıyor: Doların özellikle Euro ve uluslararası para birimleri karşısında değer kaybetmesi, başta altın olmak üzere tüm emtia fiyatlarının artmasına neden oldu. Doların rezerv para olarak kullanılmasına karşı alternatif arayışları, emtia fiyatlarının artmasını destekliyor. Petrol fiyatlarının da hafta başında başlayan yükselişi altın fiyatlarını etkiliyor.
Belirsizlik ortamının tam olarak ne zaman biteceğine dair şüphelerin devam etmesi, alternatif yatırım araçlarından sağlanan gelirlerin azalması, dünya ticaret hacminin zayıflaması, Çin Merkez Bankası başta olmak üzere birçok merkez bankasının altın rezervlerini artıracak olması ve gelecek ile ilgili sosyo-ekonomik endişeler altın ve emtia fiyatlarındaki yükselişte rol oynuyor.

PETROL SON BİR YILIN EN YÜKSEK DEĞERİNDE

Uluslararası ham petrol fiyatları, son bir yılın en yüksek düzeyine ulaştı. Gösterge ham petrolün Kasım ayı varil teslim fiyatı 91 sentlik artışla, 75 doları aşarak 75 dolar 6 sent düzeyine ulaştı. Yılbaşı öncesinde, petrol talebinin artış göstereceği belirtilirken, ABD Dolarındaki düşüşün de petrol fiyatlarını yükselten diğer bir unsur olduğu belirtiliyor.
sabah

Kalıcı Bağlantı Yorum yaz!

Vatandaş dövize yöneldi

3/10/2009 · Kategori: EKONOMİ VE SEKTÖR

Vatandaş dövize yöneldi

Mevduat faizlerinin yüzde 10’un altına gerilemesiyle vatandaş yeniden dövize yöneldi. Bankalardaki döviz mevduat hesapları Mart’tan bu yana 17.5 milyar dolar artarak 1 yıl sonra 100 milyar doları aştı. Artışın 12.5 milyarlık kısmını dolar alımı oluşturdu.

Ufuk KORCAN / VATAN GAZETESİ

Merkez Bankası’nın ekonomik daralmanın önüne geçebilmek için faizleri tarihin en düşük seviyelerine çekmesi, yıllardır faizden para kazanan yatırımcıları çaresiz bıraktı. Hem bono hem de mevduat faizlerinin yüzde 10’un altına gerilemesiyle yatırımcılar, yeniden dövize yöneldi.
 
Mevduat ve katılım bankaları nezdindeki yurtiçi yerleşiklere ait döviz mevduat hesaplarının tutarı 1 yıl sonra 100 milyar doların üzerine çıktı. Mart ayı başından bu yana yerli yatırımcılar 17 milyar 583 milyon dolarlık döviz alırken döviz tevdiat hesaplarındaki tutar 100 milyar 724 milyon dolara ulaştı. Söz konusu hesaplarda son iki ayda yaşanan artış ise 7 milyar 176 milyon dolara ulaştı.

Döviz tevdiat hesaplarında 7 ayda yaşanan 17.5 milyar dolarlık artışın 12 milyar 532 milyon doları bireysel yatırımcıların hesaplarındaki yükselişten kaynaklandı. Ancak bireysel yatırımcılar, tüm dünyada gücü tartışılmaya devam eden “dolar”a yatırım yapmaktan vazgeçmiyor. 17.5 milyar dolarlık artışın 8 milyar 416 milyon dolarlık kısmı dolar cinsi alımlardan oluştu.

Şubat ayı sonundan bu yana uluslararası piyasalarda euronun dolar karşısında değer kazanması döviz tevdiat hesaplarındaki hacmin daha da artmasına neden oldu.

Parite hareketi etkiledi

27 Şubat’ta 1.2659 seviyesinde bulunan euro/dolar paritesi DTH’lara yönelik son verinin açıklandığı 18 Eylül tarihinde 1.4692’ye çıktı. Yani 27 Şubat-18 Eylül tarihleri arasında euro, dolar karşısında yüzde 16 değer kazandı.

Dolayısıyla mevduat ve katılım bankalarında tutulan yaklaşık 27 milyar euroluk dövizin dolar karşılığı olan 5.5 milyar dolarlık artış yaşandı. Bireysel yatırımcıların hesaplarında 6 ayda gerçekleşen 12.5 milyar dolarlık artışın 3.8 milyar dolarlık kısmı paritedeki yükselişten kaynaklandı. Parite etkileri dikkate alındığında ise 7 ayda yerli yatırımcıların net döviz alımları 11 milyar 811 milyon dolar olarak gerçekleşti.

‘Daralma bitti’ diyen Merkez’den indirimlerin uzun süreceği mesajı

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısının özetinde, iktisadi faaliyette 2008 yılı 2. çeyreğinden itibaren süregelen daralmanın sona erdiği bildirildi. Özette, öncü göstergelerin yılın 3. çeyreği itibarıyla istihdam koşullarında belirgin bir iyileşmeye işaret etmediği kaydedildi. Vergi indiriminin Ekim ayı ile birlikte sona ermesinin, dayanıklı mal grubu yıllık enflasyonunu önümüzdeki dönemde artırıcı yönde etkileyeceğine dikkat çekildi. PPK, enflasyonun düşük seyrini koruduğu değerlendirmesinde bulundu.

Kurul, 2008 yılı Kasım ayından bu yana sürdürülen faiz indirimlerinin, küresel risk algılamalarındaki iyileşmenin sürmesi halinde, kredi piyasası üzerindeki etkisini göstermeye başlayacağı öngörüsünde bulunurken, “Bankaların kredi verme iştahında da kayda değer bir artış gözleniyor. Önümüzdeki dönemde kredi kanalının toplam talebe olan desteği artacak. Ancak tek başına kredi arzındaki iyileşme, faiz indirim sürecini sonlandırmak için yeterli değil. Önümüzdeki dönemde küresel risk iştahının artmaya devam etmesi halinde, faiz indirimleri Enflasyon Raporu’nda öngörülene kıyasla daha uzun sürebilir” denildi.

Borsaları ‘destek bitecek’ korkusu sardı

Önceki gün ABD’de beklentilerden kötü gelen ekonomik verilerin ardından borsalar şimdi de merkez bankalarının piyasalara desteğini çekeceği endişeleriyle geriledi. Avrupa borsalarında kayıplar yüzde 2’leri aşarken, Wall Street güne yüzde 1.5’lik düşüşle başladı.

Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Jean-Claude Trichet, euro kullanan 16 ülkenin teşvik programlarından uzaklaşması ve en geç 2011’de kamu borçlarını azaltmaya başlaması gerektiğini söyledi. Trichet, yaptığı açıklamada, teşvik paketlerinden çıkış stratejisinin toparlanma için elzem olduğunu, iş dünyası ve vatandaşlar açısından ekonomik güvenin yeniden tesis edilmesi için borçların artmasının sürmemesi gerektiğini ifade etti. İMKB ise günü yüzde 0.22’lik düşüşle 47.804 puandan tamamladı. Bono faizi yüzde 8.53 ile yeni tarihi dibini görürken dolar 1.4940 TL’den kapandı.

bigpara

Kalıcı Bağlantı Yorum yaz!

Dertli ekim ayı geldi!Enflasyon arttı.

3/10/2009 · Kategori: EKONOMİ VE SEKTÖR

Dertli ekim ayı geldi!Enflasyon arttı.!

Piyasaların lanetli ayı olarak bilinen ekim ayına girildi. Daha önceki büyük krizlerde ve son olarak 2008'de piyasalara kan kaybı getiren ekim ayının boğayı vurup vurmayacağı tartışılıyor. 

REFERANS


Uzmanlara göre ekim ayı olumsuz geçebilir ve piyasalarda yüzde 3-5 oranında bir düzeltme görülebilir ancak bu kez geçmişte yaşanan kötü deneyimlerin tekrarlanması beklenmiyor. Ekim ayı genelikle çöküş ayı olarak biliniyor. Piyasalarda bu ay kan kaybı yaşanmasa da, ufak oynaklıklar bile yatırımcıları tedirgin etmeye yetiyor.

2008 ve 1987 yılı ekim ayları da son 30 yılın en büyük satışlarına sahne olmuştu. Ancak uzmanlara göre lanetli ekim bu kez piyasaları es geçebilir ve dolayısıyla son dönemlerde tartışıldığı gibi ikinci bir dibe giden kesin bir düzeltme görülmeyebilir. Bunun en önemli göstergesi ise oldukça olumlu bir seyir izleyen eylül ayı. Daha önceki krizlerde ekim ayında çakılmalar yaşanmıştı. Ancak bu yıllarda eylül ayları da negatif seviyedeydi. Bu kez ise eylül ayında piyasalar oldukça olumlu bir seyir izledi. Bunun yanı sıra şirketlerin açıklamaya başlayacağı üçüncü çeyrek bilançolarına ilişkin iyimser beklentiler hakim. Bu da bir çok uzmanın yüreğine su serpiyor. Ancak olur da üçüncü çeyrek şirket bilançoları şirketlerin satışlarındaki düşüş ve maliyet kesintilerinin üretim seviyeleri üzerinde yarattığı olumsuz etkiler sebebiyle beklendiği gibi iyi gelmezse piyasalarda kan kaybı başlayabilir.

Kriz sonrası düzeltme 10 yılda görülmedi

Daha önceki kriz örneklerine bakıldığında ise kriz sonrası toparlanma süreçlerinde uzun yıllar boyunca sert çakılmalar görülmedi. Örneğin 1987 krizi sonrası başlayan toparlanma sürecinde ABD borsaları 1990 yılına kadar yüzde 10'un üzerinde bir çakılma hiç yaşamadı. 2008 ve 1987 yıllarının ekim ayları ise son 30 yılın en lanetli ekimleri oldu. Önceki ekim satışları örneklerinde sadece eylül ayında değil mayıs ve haziran aylarında da sert satışlar yaşanmıştı. Oysa bu sene için bakıldığında mart ayından bu yana küresel piyasalarda ralli havası yaşanıyor. 1987'de piyasalar dip yaptıktan 6 ay sonra alımlar başlamış ve piyasalar yüzde 21 yükselmişti. 2002'deki dibin ardından ise piyasalar yüzde 24 değer kazanmıştı. Bugüne bakıldığında ise mart ayındaki dibin ardından piyasalardaki yükseliş yüzde 58'i buldu.

Piyasadan çıkan pişman olabilir

Öte yandan yatırımcının artık piyasadan çıkmaması için daha önemli sebepleri de var. Bunlardan biri özellikle ABD borsalarında fiyatların hisse değerlerinin 17 katına çıkmış olması. Yani bundan sonra piyasadan çıkan kolay kolay aynı hisseleri yeniden ve daha pahalı fiyattan almayı göze alamaz. Bunun dışında yatırımcının risk iştahını gösteren volatilite endeksi VIX de bir yıl önceki 80 puan seviyelerinden şimdi 23 puan seviyelerine kadar düşmüş durumda.

Tüm bunların yanı sıra Dow Jones, S&P 500 ve Nasdaq endekslerinin hepsi 200 günlük hareketli ortalamalarının üzerinde seyrediyor ve bu endekslerdeki yükselişin rayına oturduğu belirtiliyor. Dow Jones endeksi kritik 9 bin seviyesini aşalı çok oldu, şimdilerde 5 haneli Dow Jones tartışmaları bile başladı.

Yatırımcının piyasada kalması için bir diğer sebep ise ABD'nin gevşek para politikasından çıkmaması. Bu, korkulduğu gibi bu politikalardan ani bir çıkış halinde tüm çabaların boşa gideceği endişelerini azaltıyor. Kriz döneminde bıçak gibi kesilen şirket evliliklerinde yaşanan hareketlenme de ekim lanetinin bu kez piyasaları etkilemeyebileceğinin bir sinyali olarak gösteriliyor.

VERİLER PİYASALARI ŞAŞIRTTI

ABD'de hükümetin başlattığı hurda teşviki programı sayesinde tüketici harcamaları ağustos ayında yüzde 1,3 artarak 8 yıl önceki 11 Eylül saldırıları sonrası yaşanan harcama patlamasından sonraki en yüksek seviyesine ulaştı. Dayanıklı mallara yapılan harcamalar ise yüzde 5,3 yükseldi. Öte yandan yine dün açıklanan son verilere göre ABD'de ağustos ayında inşaat harcamaları yüzde 0,8 arttı. Böylece, inşaat harcamalarında son 16 yılın en büyük sıçraması yaşanmış oldu. Ağustos ayında bekleyen ev satışları endeksi ise yüzde 6,4 yükselerek 2007'nin mart ayından bu yanaki en yüksek seviyesine çıktı. Ancak bu gelişmelere rağmen piyasalar haftalık işsizlik maaşı başvurularının 551 bin ile 535 binlik beklentinin üzerine çıkması ve Tedarik Yönetimi Enstitüsü'nün üretim aktivitesi endeksinin eylül ayında 52.6 puana gerilemesi ABD ve Avrupa'da endekslerin gerilemesine neden oldu.


Enflasyon rakamları açıklandı!

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Eylül ayında tüketici fiyatları endeksinin (TÜFE) yüzde 0,39, üretici fiyatları endeksinin (ÜFE) ise yüzde 0,62 arttığını açıkladı.

TÜİK'in 2003 baz yıllı verilerine göre, Eylül ayı itibarıyla yıllık enflasyon ise TÜFE'de yüzde 5,27, ÜFE'de yüzde 0,47 arttı.

Yılın dokuz ayında TÜFE yüzde 2,18, ÜFE yüzde 3,60 oranında artış gösterdi. Eylül ayı itibarıyla 12 aylık ortalamalara göre yıllık enflasyon ise tüketici fiyatlarında yüzde 7,52, üretici fiyatlarında yüzde 3,22 düzeyinde gerçekleşti.

bigpara

Kalıcı Bağlantı Yorum yaz!

"Konut almanın tam sırası"

20/9/2009 · Kategori: EKONOMİ VE SEKTÖR

"Konut almanın tam zamanı""Konut almanın tam sırası"

Küresel ekonomik krizin gelmesiyle en ağır darbe yaşayan inşaat sektörü, krizin etkilerinin azalmaya başlamasıyla birlikte canlanmaya çalışıyor. Fiyatların maliyetine kadar düşürülmesinin, beklenen hareketliliği meydana getirmediği belirtiliyor. Ancak emlakçılar, sektörde kıpırdanma olmadan konut alınması gerektiğini söylüyor.

Krizin patlat vermesiyle vatandaşın parasını beklemeye alması, emlak sektörünü dibe vurdurdu. Taleplerin bıçak gibi kesilmesinin ardından birçok inşaat firması, yap-sat yerine sat-yap modeline göre konut üretmeye başlamış, ancak bunların büyük bir bölümü de satılamadı. Düzenlenen kampanyalar, satışları artıramayınca fiyatlar aşağı çekildi. 150 metrekarelik lüks dubleks tipi konutların fiyatları lüzde 60 oranında düşerken, daire tipi konutlarda da 40 bin liraya varan indirimler görüldü. Yapılan tüm kampanya ve ucuzluğa rağmen emlak sektörünün istenilen canlılığı yakalayamadığı ifade ediliyor.

Krizin etkilerinin hissedilmesiyle satışları duran emlakçılar, elinde parası olan vatandaşlar için daire almanın tam zamanı olduğunu söylerken, vatandaş ise gayrimenkul fiyatlarının daha da aşağı çekilmesini bekliyor. Konuyla ilgili açıklama yapan Samsun Emlakçılar Odası Başkanı Hasan Arslan, artık indirim beklenmesinin yanlış olduğunu söyledi. Şu an gayrimenkul almanın tam zamanı olduğunu söyleyen Arslan, "Piyasa önümüzdeki günlerde yavaş yavaş hareketlenmeye başlayacak. Şu an konut yatırımı yapmanın tam zamanı. Fiyatlar neredeyse inşaatın maliyetine kadar düşmüş durumda. Ekim ayı başından itibaren sektördeki haraketlilik hissedilir şekilde artacak. Bu da fiyatlarda artışa neden olabilir. Yani gayrimenkule yatırım yapmak isteyenlerin vakit kaybetmemesi gerekiyor." dedi.

"ORTA VE DAR GELİRLİLERE YÖNELİK KONUTLAR YAPILMALI"

Türkiye'de ciddi anlamda konut fazlalığı olduğu kadar konut sıkıntısının da yaşandığını vurgulayan Hasan Arslan, bu durumun satılık emlaklarda bariz bir şekilde görüldüğünü kaydetti. Yapılan konutların yüzde 75'inin lüks olduğunun altını çizen Arslan, "120 bin TL'nin üzerinde olan konutlarda şu an arz fazlası söz konusu. Diğer yandan ise emlak piyasasında orta ve dar gelirli halk kesimine hitap eden 70 bin TL ile 90 bin TL arasındaki konutlara ise muazzam ihtiyaç var. İnsanların alım güçleri sınırlı olduğu için lüks konutlara yaklaşamıyor. Dolayısıyla orta ve dar gelirli halka yönelik konutlara şehirlerde büyük ihtiyaç duyuluyor." açıklamasında bulundu.

Küresel kriz öncesinde ayda ortalama 5 daire sattığını hatırlatan emlakçı Faruk Tübey, krizle birlikte ayda 1 konut bile satamaz hale geldiğini söyledi. Faizlerin aşağı çekilmeye başlanmasıyla sektörün kıpırdanacağını bildiren Tübey, "Teğet geçecek denilen kriz, inşaat sektörünü bitirdi. Vatandaşlar bu dönemi bir fırsat olarak yakaladı ve beklemeye geçti. Müteahhitler sıkıştıkça konut daha ucuza alınır gibi bir düşünceyle piyasayı uzun vadeli bir beklentiye soktular. Vatandaşın beklemeye geçmesi konut fiyatlarını çok aşağıya çektiği gibi konut satmak isteyenleri vazgeçirdi. Bu da bizim işlerimizi olumsuz etkiledi. Bu saatten sonra da artık vatandaşın beklemesine gerek yok." şeklinde konuştu.

(CİHAN)

Kalıcı Bağlantı Yorum yaz!

Yatırımcı yene yöneldi

15/9/2009 · Kategori: EKONOMİ VE SEKTÖR

Yatırımcı yene yöneldi
ABD ile Çin arasında alevlenen ticaret gerginliği kurlara sıçradı, ABD Doları'na karşı güvenli alternatif olarak görülen Japon Yeni son 7 ayın en yüksek seviyesine fırladı.

Geçen hafta ABD'nin Çin üretimi lastiklere getirdiği ithalat yasağının ardından pazar günü de Çin, ABD üretimi tavuk ve otomobil parçalarına anti-damping soruşturması başlatacağını açıkladı. Son olarak ise Çin dün ABD'nin Çin mallaraına karşı yürüttüğü politikanın Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kurallarının ihlali anlamına geldiği gerekçesi ile DTÖ'ye başvurdu. Çözülememesi durumunda anlaşmazlığın 25 Eylül'deki G-20 zirvesine de sıçraması bekleniyor.

Karşılıklı restleşmenin küresel ekonomik iyileşmenin hızını yavaşlatacağı endişesi ise dün piyasalara dolarda değer kaybı olarak yansıdı, dolardan kaçan yatırımcı ise Japon Yeni'ne sığındı. Dolar, yen karşısında 90.21 ile 7 ayın dibini görürken, euro karşısında da 1.4585 seviyelerine geriledi. Yendeki değer kaybı Japon ihracatçıları telaşlandırınca Nikkei 225 endeksi yüzde 2,3 geriledi. Kan kaybı Asya geneline yayılınca Hong Kong'un Hang Seng endeksi yüzde 1, Singapur'un Straits Times endeksi yüzde 1,5 düştü. Düşüş Avrupa borsalarına da yansıdı, saat 16:30 itibariyle İngiliz FTSE 100 endeksi yüzde 0,6, Alman DAX endeksi yüzde 0,9, Fransız CAC 40 endeksi yüzde 0,9 düştü.

ABD'nin dış açık riski dolar için tuzak

Dolar geçen hafta euro karşısında son 12 ayın dibini görmüştü. Bu hızlı kan kaybı ise doların güvenli liman statüsünün yeniden tartışmaya açılmasına neden oldu. Dolardaki düşüşten kaçan yatırımcı ya altına ya da vadeli petrol kağıtlarına saldırdı.

Böylece altın 18 ay sonra ilk kez ons başına 1000 doları geçti, ekim vadeli ABD Batı Teksas tipi ham petrol ise geçen hafta varil başına 72 dolara yükseldi. Dün ise altının onsu 1000 dolar, petrol de varil başına 68 dolar seviyelerinden işlem gördü. Uzmanlara göre ABD Doları daha da kan kaybedebilir. Ülkenin giderek açılan dış ticaret açığı doların önündeki en büyük tuzaklardan biri. Temmuz ayında ABD'nin dış ticaret açığı son 10 yıl içinde hiç olmadığı kadar hızlı büyüyerek 32 milyar dolara fırladı.

Bu, önceki aydan bile yüzde 16 fazla bir rakam. Ticaret açığının bu kadar genişlemesinde petroldeki pahalanmanın büyük etkisi var. Doların daha fazla değer kaybetmesi halinde petrol fiyataları daha da yükselebilir. Petrol fiyatları dolar üzerinden belirlendiği için, küresel yatırımcı emtiayı enflasyona karşı bir koruma kalkanı olarak da kullanıyor. Tüm bunlar ise doların daha hızlı bir düşüşe girmesi için sebep teşkil ediyor.
sabah

Kalıcı Bağlantı Yorum yaz!

Sel mağduru iş adamlarına 20 milyon lira kredi

13/9/2009 · Kategori: EKONOMİ VE SEKTÖR

Sel mağduru iş adamlarına 20 milyon lira kredi
Sel mağduru iş adamlarına 20 milyon lira kredi

İstanbul Ticaret Odası (İTO), sel nedeniyle mağdur olan iş adamlarına 20 milyon lira kredi kullandıracak…

İTO'dan yapılan yazılı açıklamada, konuya ilişkin olarak olağanüstü toplanan İTO Yönetim Kurulunun, mağdurlara yönelik bir dizi destek kararı aldığı kaydedildi.
Buna göre tedbir kapsamında; ilk aşamada Oda kaynaklarından 20 milyon lira, düşük faizle ve Halk Bankası aracılığıyla sıkıntıya düşen firmalara kullandırılacak. Ayrıca bölgede mağdur olan İTO üyelerinin Oda aidatları yeniden yapılandırılacak.

Ayrıca mağdur firmaların kredi ve vergi borçlarının yeniden yapılandırılması çağrısında bulunan Kurul, Kredi Garanti Fonu (KGF) benzeri fonlar devreye sokularak, sıkıntıdaki firmaların ödemelerine yardımcı olunmasını talep etti.

İTO Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş, konuya ilişkin değerlendirmesinde, selin vurduğu bölgede bulunan ve mağdur olan şirketlerle iş yapan firmaların anlayışlı davranmalarını istedi.
Yalçıntaş, ''Millet olarak sahip olduğumuz birlik, yardımlaşma ve dayanışma hasletimizi sergileyeceğimiz bir zamanda bulunuyoruz. Felaket bölgesindeki firmalarla iş yapan diğer firmalarımızın, başta ödemeler olmak üzere her konuda göstereceği kolaylık, mağdur iş adamlarımız için hayati önem taşıyor'' ifadelerini kullandı. (Kaynak AA)

Kalıcı Bağlantı Yorum yaz!

KEY ödemeleri ne durumda?

9/9/2009 · Kategori: EKONOMİ VE SEKTÖR


KEY ödemeleri ne durumda?

Konut Edindirme Yardımı (KEY) hesaplarının ödenmesi, itirazlara ilişkin değerlendirmeler sonucunda hazırlanan ''koliler dolusu'' yeni listelerin Tasfiye Halindeki Emlak Bankası'nın KEY Birimi'ne iletildiği, bu listelerin incelenmesinin sürdüğü, ödemelere ilişkin bir tarih belirleme imkanı olmadığı bildirildi.



Tasfiye Halindeki Emlak Bankası'nın Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Sayın, yaptığı açıklamada, KEY hesaplarının ödenmesinde, itirazların cevaplanarak listelerin kendilerine gönderilmesinin son tarihinin 28 Haziran olduğunu hatırlattı. Söz konusu tarihi dikkate alanların, kendilerine düzeltmeleri göndererek hesaplanmasını istediklerini belirten Sayın, şöyle devam etti:

''Çok evrak var. Düzeltmeler koliler halinde geldi. Arkadaşlarımız gece-gündüz çalışıyorlar. Henüz koliler açılıp bitmiş değil. Bu düzeltmelerde sadece düzeltilen kısımlar girilmiyor, tekrar yeni baştan giriliyor. Bu da zaman alıyor. Ne zaman biteceğini henüz bilmiyoruz. 6 bine yakın kurumdan düzeltmeler geldi, gelmeyen kurumlar da var.''

Ödeme tarihine ilişkin bir soru üzerine Sayın, tarih verme imkanı olmadığını, henüz bilgilerin giriş işlemlerinin bitmediğini yineledi.

''Bu konuda süreç, bir zaman söylemek yanıltıcı olur'' diyen Sayın, çok fazla düzeltme geldiğini, gece-gündüz çalışılmasına rağmen tarih belirleme imkanı olmadığını kaydetti.

Kurumların değerlendirmeler sonucu hazırladıkları yeni listelerin gönderilme tarihinin en son 28 Haziran olduğunu, bu tarihten sonra gelenleri kabul etme imkanı olmadığını belirten Sayın, ''Çünkü kanun bu. Kabul edilirse kanun dışına çıkmış oluruz. Ne problemle karşı karşıya geleceğimizi bilmediğimiz için 28 Haziran'dan sonra gönderilenleri kabul etme imkanı yok'' dedi.

Çalışmaların, hesaplamaların devam ettiğini, KEY sahiplerinin, itiraz edenlerin KEY Birimi'ne gelerek sorular sormasının çalışmaları engellediğini anlatan Sayın, ''Bizde verilecek hiçbir bilgi yok. Tamamen kurumlarıyla ilgili. Eğer kurumlar bize göndermişlerse onun hesabını yapacağız, daha sonra Resmi Gazete'de ilan edilecek. Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO) ilan edecek, bizim ilan etme yetkimiz yok'' diye konuştu.

Alınan bilgiye göre, kurumların ilettiği listeleri KEY Birimi inceleyerek son halini verecek, ödenecek tutarları hesaplayacak. Listeler daha sonra Emlak Konut GYO'ya gönderilecek. Emlak Konut GYO, listeleri düzenleyip yine Resmi Gazete'de yayımlayacak.

8,5 MİLYON KİŞİLİK LİSTE YAYIMLANDI

Alınan bilgiye göre, Tasfiye kanunu gereğince hiç bir şekilde adlarına para yatırılmayanlara ödeme yapılmıyor. Listeler yayımlandıktan sonra hak sahibi olduğunu düşündüğü halde adı listeler olmayanlar doğrudan kurumlarına başvurup, mahkeme yoluyla bu parayı talep edebilecekler.

Kişilerin bir kurumda çalıştıklarını ispat etmeleri yetmiyor. Bu kişiler için kurumların KEY parası tahakkuk ettirmesi gerekiyor. Eğer bu tahakkuk yaptırılmamışsa, kanun gereğince bu kişilere tasfiye kapsamında ödeme yapılmıyor. Bu kişilerin çalıştıkları kuruma dava açıp, paralarını almaları gerekiyor.

KEY paralarının ödenmesine ilişkin 8,5 milyon kişiyi kapsayan ilk liste 27 Temmuz 2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanmıştı. Bu listelere ilişkin itirazlar 28 Ekim 2008'e kadar alınmıştı. Bu tarihe kadar başvuruda bulunanlardan, konut edindirme yardımına müstahak olanların yardım tutarlarına ilişkin bilgilerin SGK-SSK veya diğer ilgili kurum ve kuruluşlarca 28 Aralık 2008 tarihine kadar tamamlanması ve KEY Birimi'ne bildirilmesi gerekiyordu. Ancak itiraz sayısının çok fazla olması nedeniyle kurumlar yeni listeleri yetiştirememiş, bunun üzerine bütçe kanunu ile bu süre 6 ay uzatılmıştı.

Şimdiye kadar Resmi Gazete'de toplam 8,5 milyon hak sahibi ilan edilirken, bu kişilere toplam 2,8 milyar lira KEY ödenmesi öngörülüyordu.

Verilere göre, Mayıs ayı sonu itibariyle, listede isimleri yayımlanan 8,5 milyon kişiden 5 milyon 349 bin 686 kişiye, 2 milyar 529 milyon 987,3 bin lira nakit ödeme yapıldı. 270 kişi 67 bin 824 liralık hisse senedi aldı. Böylece, 5 milyon 349 bin 956 kişiye toplam 2 milyar 530 milyon 55,2 bin liralık KEY ödemesi yapılırken, bunun 41 milyon 344,1 bin lirasını temettü oluşturdu.

(AA)

Kalıcı Bağlantı Yorum yaz!

Dolar 1.49 TL'nin altına düşüyor

7/9/2009 · Kategori: EKONOMİ VE SEKTÖR

 
Bankacılar, bugün ABD piyasalarındaki tatil nedeniyle sakin seyir beklediklerini, bu hafta dış piyasaların aksine iç piyasadaki yoğun veri gündeminin takip edileceğini söylediler.
Hazine, Eylül ayı borçlanma programı dahilinde bu hafta biri bugün olmak üzere 3 ihaleyle borçlanacak. Bugün referans bono ihalesini gerçekleştirecek Hazine, yarın ise 11 Mayıs 2011 itfalı gösterge tahvili ve 6 Ağustos 2014 itfalı sabit kuponlu tahvili yeniden ihraç edecek. Hazine bu hafta ayrıca Ağustos ayı nakit dengesi verilerini de açıklayacak.

Öte yandan bu hafta Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Salı günü Temmuz ayı sanayi üretimi, Perşembe günü ise Ağustos ayı kapasite kullanım verileri ve ikinci çeyreğe ilişkin büyüme verilerini açıklayacak. Merkez Bankası ise bu hafta Çarşamba günü Eylül ayı birinci dönem beklenti anketini ve Perşembe günü Temmuz ayı cari denge verilerini açıklayacak.

Reuters'in 25 banka ve aracı kurum ekonomisti ile yaptığı ankete göre, ikinci çeyrekte ve yıl sonunda gayri safi yurtiçi hasıladaki (GSYH) daralmanın sırasıyla yüzde 8 ve yüzde 5.5 olması bekleniyor.

TSKB ekonomisti Başar Yıldırım bu sabah yayımladığı notta şöyle dedi:

"Haftanın ilk işlem günü tatil olan ABD piyasalarında ekonomik görünüm hakkında bilgi sağlayan Beige Book ile Michigan güven endeksi haftanın önemli verileri iken; İngiltere Merkez Bankası toplantısı haftanın takip edilecek bir diğer konusu olacak. Global piyasalarda veri akışı çok yoğun olmamakla birlikte, bu hafta odak noktası yerel piyasalar olacak. Öyle ki, Türkiye'de Temmuz ayı sanayi üretim verisi ile ödemeler dengesi açıklanırken; haftanın en önemli verisi 2. çeyrek ekonomik büyüme rakamı olacak."

DOLAR/TL 1.49'UN ALTINDA

Bankalararası piyasanın Cuma günü spot kapanışında 1.5000/1.5040 lira olan en iyi dolar alış ve satış kotasyonları, bu sabah TSİ 0830'da 1.4865/1.4915 lira seviyesindeydi. Aynı saat itibarıyla euro dolar paritesi 1.4333 seviyesinde işlem gördü.

İstanbul serbest piyasada ise dolar 1,4920, Euro 2,1320 liradan haftaya başladı.

Kapalıçarşı'da 1,4860 liradan alınan dolar 1,4920 liradan satılıyor. 2,1260 liradan alınan Euronun satış fiyatı ise 2,1320 lira olarak belirlendi.

Serbest piyasada cuma günkü kapanışta doların satış fiyatı 1,5020 lira, Euronun satış fiyatı ise 2,1340 lira olmuştu.

Bir bankanın döviz masası işlemcisi, "Bugün ABD piyasaları kapalı. Bu nedenle oldukça sakin bir gün geçirmeyi bekliyoruz. Dolar/TL'de ABD piyasalarının artıda kapanmasıyla gevşedik. ABD istihdam verileri ile iyi gidiyoruz aslında" dedi.

Cuma günü karışık ABD dataları ile döviz piyasasında her iki yönlü sert hareketler görüldüğünü hatırlatan bankacı, "Ancak dolar/TL'de düşüş parite etkisiyle oldu... İç piyasada özellikle Çarşamba günü itfa öncesi ihaleler izlenecek."

Tahvil/bono piyasasında Cuma günü spot kapanışta yüzde 9.49 ve valörlü kapanışta yüzde 9.40 olan 11 Mayıs 2011 itfalı gösterge kıymetin ortalama bileşik faizi bugün tezgahüstü piyasada ilk işlemlerde yüzde 9.34 seviyesindeydi. Gösterge, faiz Cuma günü beklentilerin oldukça altında gelen enflasyon verisi sonrası verinin TCMB'nin faiz indirim sürecinde elini kuvvetlendireceği beklentisinin ardından yüzde 9.31 ile tarihi dip seviyesini görmüştü.

ABD borsaları, Cuma günü yatırımcıların beklenenin altında istihdam kaybının yanı sıra son 26 yılın en yüksek işsizlik oranını gösteren ABD istihdam verisinin iyi yanını görmeleriyle Cuma günkü seansı yükselişle kapattı. Sabah yatay seyreden borsalar, öğle saatlerinde yükseldi. Buna paralel olarak, ABD'nin bütün önemli endeksleri de yüzde 1 civarında yükseldi. Dow Jones Cuma gününü yüzde 1.03 kazançla tamamladı. ABD piyasalarında bugün resmi tatil nedeniyle işlem yapılmayacak.

Hazine'nin bu hafta 2 milyar lirası piyasaya 37 milyon lirası kamulara ve 904 milyon TL Merkez Bankası'na olmak üzere yaklaşık 3 milyar TL iç borç geri ödemesi bulunuyor.

Türkiye'nin 5 yıl vadeli CDS'leri (kredi iflas takası) Cuma günü kapanış itibariyle 223.15 baz puan seviyesindeydi. Salı kapanış 224.65 seviyesinden gerçekleşmişti.

İMKB GÜNE 45.669 PUANDAN BAŞLADI

İMKB Bileşik Endeksi birinci seansta, cuma günü ikinci seans kapanışına göre 508,83 puan artarak 45.669,34 puan seviyesinde açıldı. Hisse senetleri bu seviyede yüzde 1,13 değer kazandı.

sabah

Kalıcı Bağlantı Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »


  • <%Haberler%>
  • Son Yazılarım

    Kategorilerim

    Vizyondakiler

    www.dilekkaraca.blogcu.com
    www.dilekkaraca.blogcu.com

    Bağlantılarım