Bakımlı Erkek mutlu erkektir
30/10/2009 · Kategori: FAVORİLER
Bakımlı erkek mutlu erkektir
Modern erkeğin bakımlı ve dış görünümüne düşkün olduğunu bilmeyen kalmadı artık!Erkeklerde cilt bakımının temeli; cilt temizliği, nemlendiriciler ve güneş koruyucu kremlerdir. Ayrıca akne izi sorunu olanlar peeling ve lazerden, derin çizgileri oluşanlar ise botoks ve dolgu gibi neştersiz yöntemlerden yararlanabilir. Yıllara meydan okuyan ve yaşlanmayı geciktirmek isteyen erkekler ise retinoik asit, vitamin C ve meyve asidi içeren kremler kullanabilir
Medical Park Bahçelievler Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Gökhan Okan; dış görünümüne önem veren, akıp giden yıllara teslim olmak istemeyen erkekler için bakım reçetesi yazdı:
ERKEKLERİN CİLDİ DAHA KALIN: Erkeklerin cilt yapısı kadınlardan farklıdır. Testesteron hormonu, cildin daha kalın, daha yağlı, gözeneklerin daha geniş olmasına neden olur. Yağ salgısının fazla olması aknenin erkeklerde daha şiddetli ve daha uzun sürmesine yol açar. Kas geliştirmek üzere veya atletik performansı arttırtmak amacıyla anabolik steroid değimiz ilaçların kullanılması da şiddetli akne formlarının ortaya çıkmasına neden olur.
SİVİLCELERİNİZİ SAKIN SIKMAYIN: Akne tedavisinde dıştan uygulanan ve ağızdan alınan ilaçlardan yararlanılır. Akneden kaynaklanan izlerin engellenmesi açısından tedavinin mümkün olduğunca erken başlanması ve sivilcelerin kesinlikle sıkılmaması gerekir. Akne izleri kişinin ileri yaşamında büyük bir sorun olabilir.
AKNE İZİ OLANA PEELİNG GEREK: Akne izlerinin tedavisinde peeling (deriyi soyma), deri tıraşlama ve lazer işlemlerine başvurulur. Akne izinin şiddeti kullanılacak yöntemin çeşidini belirler. Peeling; hafif, orta ve derin şiddette derinin soyularak atılması, alttan yeni sağlıklı daha az izli bir derinin gelmesini hedefler.
ERKEK DAHA GEÇ YAŞLANIYOR: Kollajen salgısı erkeklerde daha fazladır. Derinin kalın, kollajenin fazla olması erkeklerde cilt yaşlanmasının daha geç başlamasını sağlar. Deride incelme, çizgilerde belirginleşme 40-50’li yaşlarda kendini belli eder. Ancak dışarıda geçirilen zamanın daha fazla olması ve güneş koruyucu kullanımına önem verilmemesi, dışsal faktör kökenli yaşlanmanın erkeklerde daha belirgin olmasına sebebiyet verir ki; bu yüzden de erkeklerde derin kırışıklar daha belirgindir.
ÇİZGİLER ÇIKTIYSA BOTOKS ZAMANI: Derin çizgilerin ortadan kaldırılması için botoks, dolgu enjeksiyonu ve lazer yöntemine başvurulur. Botoks ve dolgu kişinin günlük yaşamını etkilememesi ve kısa sürede yapılması açısından tercih edilmektedir.
GENÇ KALMAK İSTEYENLERE VİTAMİNLİ KREM: Yaşlanmayı geciktirmek amacıyla retinoik asit, vitamin C, meyve asidi içeren kremlerden faydalanılır. Sigara ve alkol tüketiminin az olması, düzenli beslenme ve spor da yaşlanmanın gecikmesinde etkili olmaktadır.
EN ETKİLİ PEELİNG TIRAŞ: Erkeklerin günlük yaptıkları sakal tıraşı; sakalların ve ölü deri tabakasının atılmasını sağlar. Tıraş aslında bir çeşit peeling görevi görür. Ancak cilt tıraştan dolayı hassaslaşır. Bu yüzden tıraş öncesi alkol ve mentol içermeyen tıraş kremleri tercih edilmelidir. Tıraşın, kılların yönüne göre yapılmasına özen gösterilmelidir.
TIRAŞ SONRASI NEMLENDİRİCİ ŞART: Özellikle kıvırcık kıl yapısına sahip kişilerde deriden kabarık şekilde kendini belli eden kıl batıkları görülebilir. Kıl batığı kişiyi kozmetik olarak rahatsız etmenin yanında enfeksiyona da yol açabilir. Tıraşta hijyene önem verilmelidir. Tıraş sonrası ise cildi tahriş etmeyen nemlendirici sürülmelidir. Alkol içeren after-shave losyonlar ciltte yanma, batma ve karıncalanma gibi şikayetlere neden olur.
ERKEKLERE DE EPİLASYON YAPILIR: Erkeklerin son yıllarda dermatologlara başvurdukları sorunlardan biri de vücut kıllarından uzaklaşma yöntemleridir. Boyun, sırt ve göğüs kılları erkek hastalarda kozmetik olarak sorun yaratmaktadır. Lazer epilasyon; bu bölgelerdeki kılların uzaklaştırılmasında etkili olmaktadır. Lazer epilasyon sadece kozmetik bir tedavi yöntemi olmayıp, boyun bölgesinde tıraştan kaynaklanan kıl batıklarını da tedavi edilmektedir.
TERLEYEN ERKEKLERE BOTOKS: Ter bezleri sayısı erkeklerde kadınlara göre daha fazladır. Fazla salgılanan ter, hastayı kozmetik olarak rahatsız etmenin yanında bakteri ve mantar enfeksiyonu gelişimine zemin hazırlar. Terin azaltılması amacıyla hafif vakalarda dıştan uygulanan ilaçlara başvurulur. Terleme çok ileri durumlardaysa botoks enjeksiyonu bu yönde de etkili olur.
HER ERKEĞİN KABUSU SAÇ DÖKÜLMESİ: Testesteron hormonu, genetik olarak yatkınlığı olan kişilerde, erkek tipi saç dökülmesi dediğimiz saçın ön kısmında açılmaya neden olur. Dökülme otuzlu yaşlarda kendini belli eder. Genetik faktörlerin yanında yetersiz beslenme, kullanılan ilaçlar ve stresin de dökülmede arttırıcı rolü vardır. Kimyasal maddelerin saça çok fazla uygulanması dökülmeyi arttırıcı diğer sebeplerdir. Erkek tipi dökülme medikal ve cerrahi yöntemlerle tedavi edilir. Medikal tedavilerin uzun süreli olduğu konusunda hastalar bilgilendirilmelidir.
BUNLARI MUTLAKA YAPIN!
• Erkeklerde cilt bakımının temel öğeleri cilt temizliği, nemlendiriciler ve güneş koruyuculardan oluşur.
• Cilt günde iki defa temizlenmelidir. Ciltteki yağ ve kir artıkları bu şekilde uzaklaştırılır.
• Cildinizi her gün nemlendirin. Kullanılacak nemlendiricinin güneş koruyucu içermesi, dışsal kaynaklı yaşlanmanın engellemesinde de etkili olur.
• Yüzünüzü ılık suyla yıkamanız, cildinizin tıraşa uyumunu sağlar.
• Cildin tahriş olmasını önlemek için tıraş bıçağınızı haftada bir yenileyin.
• Tıraş sonrası cildi tahriş etmeyen nemlendirici sürülmelidir.
• Düzenli uyumaya özen gösterin. İyi bir gece uykusu yaşlanmaya karşı en etkili yöntemlerden biridir!
• Cildinizin kurumaması için günde iki litre su içmeye özen gösterin.
hürriyet
Grup Seyran Elgajiye (( Zaza
19/10/2009 · Kategori: FAVORİLER
Çılgın mimarlardan çılgın binalar
11/9/2009 · Kategori: FAVORİLER
Çılgın mimarlardan çılgın binalar
Dışarıdan bakıldığında bir animasyonu ya da oyuncağı andıran bu yapılar dünyanın en çılgın mimarları arafından yapıldı. Kimi bir uçurumun kenarında yapıldı kimi ise 8 ayrı kuleyi hava tüneli ile birbirine bağladı.
Mimarlık çoğu zaman risk almayı gerektiriyor. Eğer çarpıcı bir yapıya imzanızı atmak istiyorsanız o zaman aldığınız risk de buna paralel olarak artıyor. Dünyanın en ilginç yapıları da işte bu çılgın mimarlar tarafından yapıldı. Kimisi zor coğrafya koşullarını en iyi değerlendirebilmek için uçurumun kenarına üçgen bir ev inşa etti. kimisi ise 8 ayrı kuleyi "renkli" hava koridorları ile birbirine bağladı. Bazıları ise çocukluğunun çok etkisinde kalmış olacak ki üst üste dizdiği legolardan yola çıkarak gerçek yaşam alanları oluşturdu. Bazıları ise dışarıdan simsiyah gözüken tipik bir dikdörtgen mimariyi içeride renklerndirdi ve farklı şekillere bürüdü.
İşte dünyanın en çılgın binalarından birkaç örnek...

Moğolistan'ın ortasında huni şeklinde ilginç bir villa
Bomboş bir arazinin ortasında bu ilginç yapı görenleri şaşkına çeviriyor, Moğolistan'da bulunan Villa 24 adındaki bu yapı farklı yerlerinden çıkarılan teraslarla dışarısı ile bağlantı kuruyor. Yukarıdan bakıldığında huniyi andıran villa direk havuza inen merdivenleri ile de dikkat çekiyor.

Uçurumda bir yaşam
Japonya'da mimarlar her türlü coğrafyadan nasıl pay çıkarabileceklerini iyi biliyor. O kadar ki dik bir uçurumun kenarını bile değerlendirerek işte bu yapıyı ortaya çıkarmışlar. Japon Mimar Shuhei Endo'nun yapyığı bu evde gerçekten de yaşanıor. İçerisi üçgen şeklinde olan ev iki kattan oluşuyor. Binanın dış mimarisinde çatı ile ön cephe birleşmiş durumda.

Lego değil rezidans binası
Bir binadan çok birbiri üzerine yerleştirilmiş bir legoyu andıran bu yapı OMA Mimarlık tarafından Singapur'da yapılıyor. Mimarlık literatürüne yeni bir tipoloji kazandıran bu yapı standard dikey rezidansı birbiri üstüne alelade yerleştirilmiş görünümü veren yataya çeviriyor. Daha geniş bir alana yayılan ve birbiri içine geçen yapı 31 apartman bloğunda toplam 1040 üniteyi tek bir yapıda buluşturuyor.

Dışı karanlık içi toz pembe
İngiltere'nin Batı Bromich bölgesindeki bu şirin yapı bir sanat galerisi. Sanat galerilerinin
Yan binaya geçmek işte bu kadar kolay! Binalar arasında oluşturduğu renkli köprülerle yapılar arasında bağlantı sağlayan bu yapı Çin'in başkenti Pekin'de hidrid bir yapı olarak tasarlandı. Steven Holl Mimarlık tarafından yapılan proje 220 bin metrekare alan üzerinde birbirine renkli hava köprüler vasıtasıyla bağlanan 8 kuleden oluşuyor. Yapı içinde 750 apartman dairesi ile otel, okul ve farklı sosyal alanları barındırıyor. Yapı Asya ve Avustralya'da "en iyi yüksek bina" kategorilerinde ödül kazandı.
Dans eden apartmanHareket halinde gibi gözüken bu apartman Dans Eden Apartman fikrinden yola çıkılarak yapıldı. Güney Kore'de bulunan yapı Koreli mimarlık şirketi Unsangdong Mimarlık tarafından mimarlığa kazandırıldı. Her dairenin terasa sahip olduğu yapı oblik hatlar kullanılarak oluşturuldu. Terasların yeşillendirildiği bu yapı içinde parklar, sosyal alanlar kütüphane ve performans alanlarının bulunduğu geniş bir alana sahip.
sabah
dusundurdu-yine-beni-
1/7/2009 · Kategori: FAVORİLER
Hayat Nedir,Ne Değildir?çok anlamlı
5/6/2009 · Kategori: FAVORİLER

Hayat Nedir,Ne Değildir?
Hayat çetele tutmak değildir.Seni kaç kişinin aradığı,kiminle çıktığın,çıkıyor olduğun veyaçıkacağın demek değildir.Kimi öptüğün ,hangi sporu yaptığın veya kimlerin seni sevdiği değildir.Hayat ayakkabıların, saçın ,derinin rengi,nerede yaşadığın veya hangi okula gittiğin de değildir.Aslında hayat,notlar,para,giysiler,girmeyi başardığın ya da başaramadığın okullar da değildir.Hayat çok arkadaş sahibi olmak ya da yalnız olmak,kabul görmek ya da görmemek de değildir.Hayat bunlar değildir.
Hayat kimi sevdiğin ve kimi incittiğindir.Güven,mutluluk ve şefkattir.Arkadaşlarına destek olmak ve nefretin yerine sevgiyi koymaktır.Hayat kıskançlığı yenmek,önemsemeyi öğrenmek ve güven geliştirmektir.Neler söylediğin ve ne demek istediğindir.İnsanların sahip olduklarını değil,kendilerini olduğu gibi görmektir.Herşeyden önemlisi, hayatını başkalarının hayatını olumlu yönde etkilemek için kullanmayı seçmektir.İşte hayat bu seçimlerden ibarettir.
hadise eurovision 2009 yarı final
15/5/2009 · Kategori: FAVORİLER
Koralin ve Gizli Dünya - Kamera Arkası Görüntüleri
11/5/2009 · Kategori: FAVORİLER
Koralin ve Gizli Dünya - Kamera Arkası
Türkiye'nin ilk mulaj müzesi Muğla'da açılıyor.
1/3/2009 · Kategori: FAVORİLER
Türkiye'nin ilk mulaj müzesi Muğla'da açılıyor.
![]()
Türkiye'nin ilk mulaj müzesi Muğla'da açılıyor. Muğla Üniversitesi rektörlük binasının alt katında kurulacak olan müze ile ilgili olarak Rektör Prof. Dr. Şener Oktik, Türkiye'deki tüm antik heykel, rölyef ve fresklerin kopyalarını Muğla'da toplamaya başladıklarını belirterek, "Mulajın sözlük anlamı, bir şeyin balmumu, alçı vb. bir madde ile kalıbının çıkarılması işlemi. Yani herhangi bir yapıtın kopyası anlamına geliyor. Dünyada örnekleri olan Mulaj Müzesi'ni Türkiye'de ilk biz kurmuş olacağız. Amacımız, yurtdışına kaçırılmış olanlarına öncelik vererek, Türkiye'deki tüm arkeolojik sanat eserlerinin kopyasını üniversitemizde sergilemek ve müzeyi öğrencilerimizin yanında Muğlalılar ile birlikte Muğla'ya gelen turistlerin ziyaretine açmak" dedi. Müzenin iki yıl içinde açılacağını ve proje kapsamında, Bodrum'dan kaçırılarak British Museum'da sergilenmekte olan Halikarnas Mozolesi'nin mulajını da yapmayı düşündüklerini belirten Rektör Prof. Dr. Oktik kopya eserleri şimdiden toplamaya başladıklarını da ekledi.
yeniaktuel
İstanbul dünyaca ünlü gezi dergisine kapak oldu
3/2/2009 · Kategori: FAVORİLER

İstanbul, onlarca ülkede okuru olan "Conde Nast Traveler" dergisinin İspanya'daki son sayısına kapak oldu. Dünyaca ünlü gezi dergisi Conde Nast Traveler, Şubat sayısı kapak dosyasında "gizemlerin şehri, doğu ile batının buluştuğu" İstanbul'a 27 sayfa ayırdı.
Napolyon'un "Yeryüzünde tek bir devlet olsaydı, başkenti İstanbul olurdu" sözüyle başlayan dünyaca ünlü gezi dergisinde, İstanbul'un mimarisinden tarihine, yemeklerinden gece hayatına kadar bilgi veriliyor. Haberinin ilk kısmının başlığı "Sultanların arasındaki Prenses" olurken, haber bu başlık altındaki 14 sayfada Çırağan Sarayı'ndan Kapalı Çarşıya, Ayasofya'dan Galata Kulesine, Topkapı Sarayı'ndan Dolmabahçe'ye kadar moda çekimleri ile sunuluyor.
"Boğazdan Kartpostallar" başlığı ile devam eden 12 sayfada ise İstanbul, "Nerede Kalınır, Nerede Yenir ve İçilir?" başlıklarıyla tanıtılıyor. Derginin "Bunları yapmadan dönmeyin" önerilerinin yanı sıra, Ceylan Intercontinental, Ayasofya Konakları, Four Seasons İstanbul, Çırağan Palace Kempinski kalınacak yerler olarak, Hamdi, Hacı Baba, İstanbul Balık, Angel Blue ise yemek yenilecek yerler olarak sunuluyor. Supper Club, 360, Çicek Pasajı ve Reina'nın gece gidilebilecek yerler olarak tavsiye edildiği yazıda, nerde alışveriş yapılabileceğine dair öneriler de bulunuyor.
Haberin en ilgi çekici yanlarından biri ise derginin Yazı İşleri Müdürü Bernardo Fuertes'in "İstanbul şehrine bir yeni yetme gibi sırılsıklam aşık olduğu" ifadesi oluşturuyor.
(ANKA)
Ne kadar paranız olursa olsun, her zaman alacak daha fazla şey çıkıyor
20/1/2009 · Kategori: FAVORİLER
Ekonomik krize rağmen lüks yiyeceklerin fiyatları dü.ecek gibi görünmüyor. Üstelik bir omlete bin dolar ödemek için sırada bekleyen pek çok mü.teri var.....
Harcamanın sonu yok...
Ne kadar paranız olursa olsun, her zaman alacak daha fazla şey çıkıyor insanın karşısına. Tatmin olmak, aza kanaat etmek en güzeli. Yeni çıkan bir telefonu alsanız, bir sonraki ay, hatta hafta, daha iyisi çıkıyor piyasaya.
Kısacası 'en güzel' ve 'en iyi' kavramları günden güne anlamını yitiriyor.
En pahalı olan yerini her an başka bir şeye bırakabiliyor. Giyimden dekorasyona, tatilden yemeğe kadar tüm sektörler için bu geçerli. Özellikle son yıllardaki yeni trend, nadir bulunan, pahalı ve farklı tatları partilerde, özel davetlerde sunmak.
Fransa'da asilzadeler sosyete partilerinde sofraya çulluk getirebilmek için özel ava çıkıyor, eski İngiltere kralı, Kenya seyahatine çıkarken yanında beyaz trüf mantarı götürüyor. Gıdaya ödenen paralar son yıllarda abartılı rakamlara ulaştı. Öyle ki Florida'da Diana Duyser adlı bir kadın, evinde kızarttığı tost ekmeğinin üzerinde Virgin Mary'ye (Meryem Ana) benzer bir figür olduğunu fark etmiş, bu ekmeği 10 yıl saklamış ve sonunda 2004 yılında 28 bin dolara (42 bin TL'ye) bir kumarhaneye satmıştı. Isırılmış bir tost ekmeği için 28 bin dolar ödemek çılgınlık olarak gelebilir ama dünya jet-sosyetesinde bir omlete bin dolar ödemek o kadar uçuk bir fikir değil. İşte fiyatlarıyla 'Bu kadar da olmaz,' dedirtecek dünyanın en pahalı gıdalarından bazıları.

En pahalı omlet
En pahalı dondurma

Üstelik kaşık da sizde kalıyor.
En pahalı çiçek

Safran, aynı adı taşıyan çiçekten elde ediliyor.
Ancak yaklaşık 500 gram kuru safran için yaklaşık 75 bin çiçek kullanılıyor.
Bu da bir futbol sahası büyüklüğüne eşit. Bu yüzden kilosunun fiyatı bin 100 dolardan başlıyor ve 11 bin dolara (17 bin TL.) kadar çıkıyor. Belki bir dahaki sefere mönüde safran görüp, yüzünüzü buruşturmadan evvel tekrar düşünürsünüz.

En pahalı havyar
En pahalı bira


En pahalı kahve
Çekirdekler ise bağırsak yoluyla dışarı çıkıyor.
Ardından kabileler bu çekirdekleri toplamaya başlıyorlar. Bu çekirdekler, maymunların vücudunda fermantasyona uğradığı için de ortaya çok özel bir tat çıkıyor. İşte maymunların dışkısından toplanan ve Kopi Luwak adı verilen bu kahve çekirdekleri, bugün dünyanın en pahalı kahvesi olarak satılıyor. Kahvenin 400 gramı 300 dolardan (450 TL'den) başlıyor.

En pahalı sandviç
En pahalı et

Bu sığırların özelliği ise bol bol maltla beslenmesi ve hiç hareket etmemesi.
Böylece yağlar, vücudunun tüm bölgelerine eşit olarak dağılıyor. Ayrıca her gün bir saat sırt bölgelerine malt ile masaj yapılıyor. En çok sırt bölgesi makbul olan sığırın bir porsiyonu 100 dolardan (150 TL'den) başlıyor.

En pahalı patates

En pahalı mantar

« Önceki :: Sonraki »

