Coco Chanel'den hayat dersleri
11/11/2009 · Kategori: YASAM

STİL: SADELİK İYİDİR
Yeni bir ortama girerken ne giyeceğinizi bilmiyorsanız, en iyisi sade giyinmektir Coco Chanel, kadınların hep biraz sade giyinmesi taraftarıydı. Çünkü, abartılı giyinmek, çok fazla çabaladığınızı; kıyafetlerinizden emin olmadığınızı ve kendinize güvenmediğinizi gösterir. İç güzelliktense dış görünüşe daha çok önem verdiğiniz izlenimini yaratırsınız. Kokteyle jean pantolonla gidin veya arkadaşınızın düğününe flip flop giyin demiyorum ama sadelik her zaman abartıdan daha iyidir.
Yapmanız gereken en doğru şey, 'eksiltmek' Aksesuarlardan bahsediyorum. "Evden çıkarken aynaya bakın ve bir aksesuarınızı çıkarın" sözünün Coco Chanel'e ait olduğuna inanılır. Öyle değilse bile, bu söz onun giyim-kuşam felsefesini çok iyi özetliyor. Sadelik, her zaman zarafetle özdeşleştirilmiştir. Ve öyle de devam edecektir. O zımbalı kemeri takmanız gerçekten şart mı? O koca küpelere rağmen bu iddialı kolyede ısrarcı mısınız?
Bütün zamanınızı giyinmeye harcamayın Giyime çok fazla zaman harcayan insanların hayatta kendilerinden başka kimseyi takmadıkları düşünülür. Kafayı giyim kuşamıyla fena halde bozmuş birinden daha sıkıcı bir şey daha da olamaz herhalde! O yüzden gardırobunuzdaki her parçanın birbiriyle uyumlu olmasına, beraber giyilebilmelerine önem verin. Böylece 'Ne giyeceğim' telaşıyla saatlerinizi harcamış olmazsınız.
Herkes biraz fetişist olmalıdır Coco Chanel kamelyalara düşkündü. Kamelya o zamanlarda, Fransız sosyetesinin gizli parolasıydı aslında. Evlilik dışı ilişki yaşayanlar, çevrelerini durumdan haberdar etmek için yakalarına bir kamelya iliştirirdi. Chanel'in kamelya fetişinin de ayakkabılardan çantalara, döpiyeslerden kumaşlara kadar uzandığı bir gerçek. Ve Gabrielle'i Coco Chanel yapan detaylardan biri de, bu fetişi.
Stil kim olduğunuzu, ne demek istediğinizi bilmek ve kimseyi takmamaktır Giorgio Armani "Yaşamış en zarif kadın" yorumunu yapsa da, Chanel'in güzel bir kadın olmadığı gün gibi ortada. Hatta Colette'e göre bir boğayı andırıyordu Coco. Karakteri de çok harika değildi. Ve 'mükemmel olmayan' Chanel'in stili bugün 'mükemmel' sayılıyorsa, bunun nedeni sevdiği ve kendine yakışan şeyleri giyerken hiçbir şeyden ödün vermemesidir. Kadınların at yarışlarına giderken kocaman şapkalar takması normal sayılırken minik modelleri tercih eden de, herkes takıp takıştırırken takım elbise giyen de oydu. Kadınlar, kendilerini rahat ve iyi hissettikleri şeyleri giymeli. Onları olduklarından yaşlı gösteren şeyin ise karışıklık ve pahalı görünüm olduğu unutulmamalı.
AŞK: AŞKTAN KORKMAYIN
Kendinizi işinize adayın Gerçek bir işkolikti Chanel. Hem seviyordu, hem de hayattan kaçış olarak görüyordu çalışmayı. "Çalışmak benim vazgeçemediğim uyuşturucum," derdi zaten. En büyük aşkı Boy Capel'i kaybettikten sonra da kendini atölyesine gömdü. 'Küçük siyah elbise'nin de bu sırada ortaya çıktığı rivayet edilir.
Sevilmenin tadını çıkarın Coco Chanel erkekleri çok severdi. Capel'in ölümünden sonra aşka küsse de, kendini ilişkilere tamamen kapatmadı. O ya da bu şekilde büyük aşkımızdan gün gelir ayrılabiliriz. Evet, o mükemmeldi belki ama etrafta 'iyi' insanlar da var, unutmayın. Ve bazen sadece 'iyi' de mutlu olmak için yeterli olabilir.
Şükredin Kalbiniz kırılabilir. Ama yine de sevmek ve sevilmek harika şeylerdir. Hüsranla biten aşklar, hiç yaşanmamışlardan daha iyidir. Kırılmamış, sevmemiş kalp de bu tecrübeleri yaşayan kadar anlamlı değildir.
FEMİNENLİK: BİRAZ SUSUN!
Bazı şeyleri kendinize saklayın Kimse sizin liposuction ameliyatınızın detaylarını veya diş beyazlatma operasyonunuzu bilmek ya da dinlemek zorunda değil. Ketumluğuyla bilinen Chanel şöyle der: "Kimse kendini anlatmamalıdır. İnsanlar sizi kendileri tahmin edip tanımalıdır."
Mantıksız davranın Yakın arkadaşı Picasso, Chanel'in diğer Avrupalı kadınlara göre daha mantıklı olduğunu söylerdi. Ama bu mantık zaman zaman aklını kaçırmış gibi davranmayı da kapsıyordu. Çünkü kadınlar, zaman zaman da olsa kendilerinden beklendiği gibi davranmalıdır. Evet, erkekler kadınların bazen mantıksızca davranmasını bekler. Çok mantıklı olduğunuzda şüphelenir, kendilerini tehdit altında hissederler.
PARA: PARANIZI AYRI TUTUN
Az şey isteyin Chanel her şeyin en iyisini isterdi ama her şeyde de gözü yoktu. Çok sayıda arabası olmadı, tekne almadı. Kıyafetleri bile azdı. Zaten kendi dikmediği hiçbir şeyi giymezdi.
Çok eviniz olmasın Birçok kişinin aksine Chanel, zenginleştikçe gayrimenkul sayısını azalttı. "Herkes kendi sınırlarını bilmeli, ona göre yaşamalı," derdi; "Aksi halde hep ekstra dertlerle uğraşırsınız."
Jackie Onassis'e kulak verin Jackie Onassis, genç kızlara "Ya evlenmeyin ya da kocanızla paranızı ayrı tutun," derdi. Chanel de bu yolu seçti. Biten ilişkilerin ardından eski sevgilileriyle dost kalmayı bildi. Aralarına ne muhasebeci girdi, ne de avukat.
sabah
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Yeni bir yaşam trendi doğdu! Mutfaksız evler!
5/11/2009 · Kategori: YASAM

Modern hayatın koşturmacasına, "yanlızlık ve üşengeçlik" de eklenince
Yeni Aktüel dergisinin derlediği habere göre, İngiltere, ABD ve Avrupa’nın birçok yerinde yayılan “mutfaksız yaşam” trendi artık ülkemizde de görülüyor. Yemek yapmaya zaman bulamayan veya yemek yapmaktan hoşlanmayanlar, mutfaktan çıkmak yerine, mutfağı evlerinden çıkarıyor. Mutfakçık diyebileceğimiz “kitchenette” adı verilen mutfaklar da bu modanın ilk öncüleri.
YENİ AKTÜEL
Nohut oda bakla sofa” bir evim var; tam tamına 50 metrekare. Neredeyse 30 yıllık bir daire burası. Küçüklüğüne rağmen kullanışlı hâle getirmek için epey elden geçmesi gerekmişti. Tel dolap ve evyeden ibaret olan mutfağı sil baştan yenilerken, koridora açılan duvarını da yıktırmıştım. Şimdi küçücük evimin ferah bir mutfağı var. Duvarla birlikte kapı da ortadan kalktığı için pişen her yemeğin kokusu evin tamamını sarıyor. Tam da bu nedenle seviyorum mutfağımı, evimin yaşadığını hissettiriyor bana.
Evin kalbi diye tanımlanan mutfağın hayatımızdaki önemi malûm. Günümüzde televizyon ve oturma grupları mutfak ekipmanları arasında sayılıyor. Hatta iki oda bir salon yerine “iki oda bir mutfak” diyebileceğimiz açık mutfaklı geniş evler rağbet görüyor.
Mutfağın işlevini ve tarihini anlatmak için ateşin bulunduğu çağa dönmeyeceğim ama artık bambaşka bir çağda yaşıyoruz ve ihtiyaçlar değişiyor. Geniş mutfak isteyenler gibi evinde neredeyse hiç mutfak istemeyenler de var. Konut firmalarının çalışan çiftler ya da yalnız yaşayanlar için projelendirdiği stüdyo daireler bu ihtiyacı karşılıyor. ABD, İngiltere ve Avrupa’nın birçok yerinde ise tamamen mutfaksız evler bulunuyor. New York’ta genellikle yalnız yaşayanların tercih ettiği “flat” denen stüdyo dairelerle “loft” diye tabir edilen geniş yaşam alanları bunlara en iyi örnek. Eski fabrika, depo itfaiye binası gibi endüstriyel yapıların elden geçirilip yaşam alanına dönüştürülmesine “loft” adı veriliyor. “Loft”lar tamamen açık planlı ve büyük bir kısmında mutfak bulunmuyor. Bir kısmında ise dolapların içine saklanarak gözlerden uzaklaştırılmış. Flat tipi daireleri ise nispeten düşük gelirli çalışanlar veya öğrenciler tercih ediyor. Küçük bir banyo ile yaşam ve uyuma alanlarının bulunduğu bu evlerin de mutfaksız olanları bulunuyor. Londra’da loft ve flat tipi dairelerin yanı sıra “bölünmüş binalar” la da karşılaşıyoruz. 18. yüzyılın sonları ile 20. yüzyıl başlarında inşa edilen, bizim, köşk, saray ya da malikâne diye adlandırdığımız 10 küsur odalı evler zaman içinde sahip değiştirince bölünüp küçük dairelere ayrılmış. Şimdi öğrencilere, yalnız yaşayanlara ya da küçük ailelere ev sahipliği yapıyorlar. Tabii mutfaksız olarak.
Nejat Yavaşoğulları “Mutfaksız ev olmaz” diyor.
“Mutfaksız hayat olmaz”
Almanya’da 20. yüzyılın başlarında Frankfurter tarzı denen sosyal konutlar yapıldığını biliyoruz. Mutfağa sadece dört metrekare alan ayrılan evler bunlar. İki kişinin aynı anda hareket etmesine olanak tanımayan bu tarzın amacı kadının evin dışına çıkıp çalışmaya yönlendirilmesi olarak açıklanıyor. Tayland’da ise evlerin hiç mutfağı yok. Çünkü ülkenin geleneğinde evler mutfaksız, hatta evde tüp bulundurmak bile yasaklanmış. Tayland’da tüm yeme içme faaliyetleri ev dışında hallediliyor. Mutfaksız ev furyasından Fransa bile nasibini almış; “mutfağı” ile ünlü ülkede emlakçılar bu tür evlere olan talebin arttığını söylüyorlar.
Türkiye’deyse özellikle İstanbul’daki residance’larda “kitchenette” adı verilen minik mutfaklarla sık karşılaşılıyor artık. Bu mutfaklar oturma odasının bir köşesinde bazen başka bir odaya açılan kapı görünümünde, bazen de kitaplığın devamı gibi duruyor. Kapakları açtığınız da ise karşınıza küçük bir evye, birkaç bardak, su ısıtıcısı ve mini bir buzdolabı çıkıyor. Dekoratörler mini mutfakları gözlerden uzaklaştırmak için birbirinden şık tasarımlar yaparken mimarların mutfaklarda yaşanan değişime bakışı ise biraz farklı. Örneğin müzisyen mimar Nejat Yavaşoğulları tamamen mutfaksız ev olamayacağı görüşünde. “Mutfak yoksa muhakkak onun yerini dolduracak bir şey vardır. Tamamen mutfaksız hayat olmaz. Buzdolabı, bardak, fincan, onları yıkamak için bir evye… Ağır yemek pişirmeyebilirsiniz, koca koca davlumbazlarınız olmaz ama küçük bir mutfak düzeni kurulabilir. Mutfak bir evin en karakteristik özelliğidir, bekâr da olsanız icap ettiği vakit bir şeyler pişirirsiniz. Mutfak günümüzde çok abartılı hâle geldi. 7–8 bin liradan başlayıp 100 bin liraya kadar ulaşan fiyatlarla mutfak yaptırıyor insanlar. Eskiden böyle değildi, şimdi mutfaklar güzelleşti, standartları yükseldi ama abartıldı. Belli bir noktadan sonrası gereksiz, içinde çalışanı da yoran mutfaklar onlar. Ev dediğiniz, yatacak yer, oturacak yer, besleneceğiniz yerlerin bütünüdür” diyor.
Home Art dergisinin Kasım sayısı için hazırlanan “Stüdyo Daireler” dosyasında fotoğraflanan bu evin mutfağı Kitchenette tarzına iyi bir örnek. Ev sahibesi oturma odasının köşesindeki küçücük bir alanı dekoratif kapılar ardına saklayarak hem mutfak ihtiyacını çözmüş hem de gözlerden uzaklaştırmış.
Aile birliğinin ocağın tütmesiyle ilişkilendirildiği Türkiye’de –henüzmutfaksız evler inşa edilmese de bu alanı hayatından çıkaranlara rastlamak mümkün. Hatta birkaçını yakından tanıyorum. Fotoğrafçı arkadaşım Nalan mutfaksız yaşayanlardan. Karanlık oda olarak kullandığı mutfak onun için artık sadece çalışma alanı. Ünlü söz yazarı Aysel Gürel’le veya yakınları ile yapılan söyleşilerden de, hatırımızda mutfak kullanmadığı kalmış. Aysel Gürel uzun yıllar mutfağını kullanmamış, daha doğrusu yemek pişirmek için kullanmamış. Mutfak dolaplarının kapakları şarkı sözleri için not defteri görevi üstlenmiş.
Gümüşsuyu Cheya Residences
Mutfağı hayatınızdan çıkarmak isteyince o alanı başka türlü kullanabiliyorsunuz. Ama Amerikan mutfak dediğimiz açık mutfaklar için yapılabilecek fazla bir şey yok. Şık bir residance’ın stüdyo dairesinde ikamet eden Metin Bekar açık mutfağından rahatsız: “Mutfağı bulunmayan bir evde oturmayı tercih ederdim. Mutfağı hiç kullanmıyorum, evyeyi bile!” diyor. Metin Bekar ile dışarıda yemek yerken konuşuyoruz: “Üşengeç bir adamım, yemek pişirmeyi becerebilirim elbette, ama tercih etmiyorum. Çünkü mesele yemeği yapmakla bitmiyor, alışverişi var, hazırlığı var, bulaşığı var ve tüm bunlar zaman alıyor. Dışarıda yemek çok daha pratik bir şey. Benim buzdolabımın dışı içinden daha kalabalık mesela: İçinde sadece içecekler dururken dışında birçok restoranın magneti duruyor. Akşam 7’de işten çıkıp o yorgunlukla evde yemekle uğraşmak istemiyorum. Kendime kalan kısıtlı zamanı başka türlü değerlendirmeliyim. Mesele karın doyurmaksa bunun birçok yolu var, dışarı çıkabilirim, internetten dilediğimi sipariş verebilirim” diye anlatıyor. Mutfak dolaplarında sadece birkaç bardak bulunan Bekar’a göre mutfak ekipmanları da gereksiz.
“Bir tuşla istediğim siparişi veriyorum”
Yemek pişirmek kadının geleneksel bir faaliyeti olduğu için mutfağı hayatından çıkaranların büyük çoğunluğu erkekler. 28 yaşındaki broker Yavuz da mutfaksız yaşayanlardan. Açık mutfaklı stüdyo dairesini dekore ederken mutfak ekipmanlarına yer ayırmamış. Bir köşeye yerleştirdiği minik buzdolabı ve onun üzerindeki su ısıtıcısı ile tüm ihtiyaçlarını karşılıyor. “Yemek çok keyifli ama neden hazırlama ya da pişirme sürecine dahil olayım ki! Bir telefonla veya birkaç tuşa basarak istediğim siparişi veriyorum” diyor.
Zorunlu ihtiyaçları karşılamaya yönelik tasarlanan mini mutfaklar sürgü ya da stor kapakları kapatıldığında dekoratif bir dolap izlenimi veriyor.
Ülkemizde yalnız yaşayanlar, öğrenciler ve gençlerin tercih ettiği mutfaksız yaşamı dünyada ailece sürdürenler var ve sayıları da hızla artıyor. Ünlü televizyon eleştirmeni Yüksel Aytuğ, geçen hafta bir yemek programı ile ilgili yazısında Londra’daki mutfaksız evlerden bahsediyordu. Ailesinin bir kısmı Londra’da yaşayan Yüksel Aytuğ gözlemlerini “İngiltere’de özellikle Londra’da yeme içme alışkanlıkları Avrupa’dan çok farklı. İnsanlar evlerinde mutfak olsa bile dışarıda yeme eğilimindeler. Londra’da birçok mutfaksız daire gördüm. Buralarda yaşayanlar genellikle yoğun çalışan insanlar. Günümüz koşullarında zaman çok kıymetli ve kimse taze fasulye ayıklayarak vakit kaybetmek istemiyor. Oturduğu yerden birkaç tuşa basıp internet üzerinden dilediği yemeği sipariş eden insanlar işlerine daha fazla zaman ayırabiliyor” diye aktarıyor.
Yalnız yaşadığı ve mesai saati belirsiz zaman dilimlerinde çalıştığı halde mutfağından vazgeçmeyenler de var tabii. 29 yaşındaki Ekin’e “Yalnız yaşıyorsun, yemek pişirdiğini de biliyorum ama belki çevrende mutfaksız yaşayan arkadaşların vardır” diyerek haberime destek arıyorum. Ekin “Mutfağı olmayan ev olur mu? Zaten benim yemek pişirmeyen insanlarla işim olmaz. Yemeğin hazırlığı ve pişirme süreci çok keyifli. Ardından kendi kurduğun sofrada yapılan muhabbetler var ki hiçbir şeye değişmem. Böyle bir zevk başka nerede var?” diyor.
Kısacası mutfağın varlığı yaşam tarzı ve alışkanlıklarla ilintili olduğu için hayatımızda önemli bir yer tutuyor. Bu yerin ev sınırları dışına çıkması ise şimdilik pek mümkün görünmüyor...
“Mutfaksız Merve Yöneyman / Mimar
“Günümüzde, tüm dünyada, özellikle büyük şehirlerde yaşam şekli eskisine göre bir hayli farklı. Yaşam alanları minimum ve maksimum uçlarda seyrediyor. Büyük malikâneler daha da büyük ve gösterişli, küçük evler ve daireler ise neredeyse otel odası kadar oldu. Birkaç senedir tüm dünyada bu konuda birçok araştırma yapılıyor, insanların sorunsuz bir hayat için ihtiyaçları olan metrekareler ve yaşam bölümleri ülkeden ülkeye, kültürden kültüre fark etse de herkesin buluştuğu birtakım ortak noktalar var. Mesela, metropollerde artık mimari yatay değil, dikey olarak gelişiyor. İstanbul’da yaşayan biri olarak, ‘residence yaşamı’ konseptiyle iç içe olmamak imkânsız. Günümüzde hızlı yaşam temposu sebebiyle insanlar kendine vakit ayıramıyor. Artık evlerde küvet bile çok fazla yok, çünkü kullanılamıyor, öyle bir zamanımız yok. Kendimize ayırabildiğimiz vakitleri, şahsi uğraşılarımızla değerlendiriyoruz. Hayat akışı böyleyken, tam teşekküllü mutfaklara da ihtiyaç duyulmuyor. Özellikle bekâr kişilerin yaşamı, sabah kettle’da ısıtılan suyla kahve yapmaktan ve akşamları buzdolabından çıkardığı bir biradan çok da öteye gitmiyor. Çünkü sıcacık yemeğiniz kapınıza bir telefon ve hatta telefonda konuşmak istemezseniz web’den bir tık’la geliyor. Mutfaklar bu yüzden artık kitchenette şeklinde, otel odası mutfağı yani. Aslında mutfak tamamen kullanıcıya göre şekillenmeli. Ben, tost makinem, kettle’ım ve bulaşık makinem olduğu sürece herhangi bir sıkıntı çekmem ve bunların hiçbiri evde ayrı bir mutfak olmasını gerektirmiyor. Mutfaksız ev, yemek yapmayı sevenler için kâbus gibi görünse de dışarıdan yemek söylemeye veya dışarıda yemek yemeye alışık insanlar için sadece bir lüks. Jakuzi gibi...
sabah
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Gelecekte kadınlar daha kısa ve kilolu olacak
23/10/2009 · Kategori: YASAM

Yale Üniversitesi`nde yürütülen bir araştrma, kadınların gelecekte biraz daha kısa boylu, daha kilolu ve doğurgan olacağı sonucuna vardı
Evrim biyoloğu Prof. Stephen Stearns yönetimindeki geniş çaplı araştırma çerçevesinde menopoz dönemini geçmiş 2 bin 238 kadının sağlık verileri karşılaştırıldı. Bu kadınlara ait boy, kilo, tansiyon, kolesterol gibi verilerle doğurdukları çocuk sayısı arasındaki bağlantı incelendi.
Sonuçlar, ortalamaya göre daha kısa boylu ve daha kilolu kadınların daha uzun ve zayıf olanlara kıyasla daha çok çocuk sahibi olduğunu gösterdi.
İLGİNÇ BULGULAR
Aynı şekilde, tansiyonu ve kolesterolü ortalamadan düşük olan, ilk çocuğunu daha erken yaşlarda doğuran ve menopoza geç giren kadınların da ortalama çocuk sayısı daha yüksek çıktı. Araştırma, bu özelliklerin şaşırtıcı şekilde kız çocuklarına taşındığını da ortaya koydu.
Stearns`e göre bu doğurganlık özellikleriyle 2409 yılında, yani yaklaşık 10 nesil sonra, kadınların ortalama ağırlıkları 1 gr daha fazla, boyları 2 cm kısa, ilk hamilelikleri 5 ay daha erken ve menopoza girmeleri 10 ay daha geç olacak.
e-kolay
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Bebekler 100 yıldan fazla yaşayacağı söyleniyor.
3/10/2009 · Kategori: YASAM
Bebekler 100 yıldan fazla yaşayacağı söyleniyor.
Bebeklerin yarıdan fazlası 100 yıldan fazla yaşayacak.
| Bu haberi 3.295 kişi okudu. |
Ancak The Lancet dergisinde yayınlanan araştırmaya göre nüfusun yaşlanması, bazı ekonomik sorunları da beraberinde getirecek. Emeklilik yaşı daha da yükselecek. Uzmanlara göre 21’inci yüzyıla yaşlar arasındaki iş dağılımı damgasını vuracak.
(Vatan)
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
barış manço - bugün bayram
20/9/2009 · Kategori: YASAM
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Bayram Boyunca Yağmur ve Soğuk Var Dikkatli Olun
20/9/2009 · Kategori: YASAM
Bayram Boyunca Yağmur ve Soğuk Var Dikkatli Olun
Türkiye bayrama daha soğuk hava ile girecek. Sıcaklık bugünkü değerinden 4-5 derece daha düşük olacak ve Karadeniz'de şiddetli yağmur bekleniyor.
İstanbul'da geceden itibaren bayram boyunca hava bulutlu ve aralıklı yağmurlu olacak, sıcaklık bayramda 20 dereceye iniyor.
Ankara'da da bayram boyunca yağmur var ve hava soğuyacak.
İzmir ise bayramda kuvvetli rüzgardan dolayı soğuk olacak
Marmara Bölgesi'nde poyraz kuvvetli eseceğinden, sıcaklık 17-18 derece hissedilecek.
İç Anadolu'da sıcaklık 18-20 dereceye kadar inecek.
Ege'nin sahil ilçelerinde yağmur beklenmiyor ancak Çeşme’den Bodrum’a kadar rüzgar çok kuvvetli esecek, Rusya üzerinden inecek bu soğuk rüzgar, sıcaklığı 19-20 derece hissettirecek.
Antalya'da ise bayramın 1. günü yağmur bekleniyor ve hava serinleyecek
haberalemi
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Çin'de ayaklı yılan görüldü
17/9/2009 · Kategori: YASAM

Çin'de ayaklı yılan görüldü
"Geceyarısı garip bir tırmalama sesiyle uyandım. Işığı yaktım ve bu canavarı duvara pençesiyle tırmanırken gördüm" diyen Duan, ayakkabısıyla vurarak öldürdüğü yılanı alkol dolu bir şişede sakladığını kaydetti.
Yılanın, şu anda Nançhang'daki bir üniversitede bilim adamlarınca incelendiği belirtilirken, yılan uzmanı Long Şuai, yılanın tek ayağı için, "Bu gerçekten şoke edici, ancak otopsi yapana kadar nedenini bilemeyeceğiz" dedi.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Bayramda nereye gidelim?
15/9/2009 · Kategori: YASAM

Bayramda nereye gidelim?

HEY TRAVEL'IN BAYRAMI ALTERNATİFLERİ
*Uçakla GAP Turu- Diyarbakır, Adıyaman, Nemrut, Şanlıurfa, Mardin, Adana
19 Eylül Cumartesi sabah hareketli olan 4 gün / 3 gecelik turda Diyarbakır - Arkeoloji Müzesi - Zeugma Mozaikleri - Atatürk Barajı - Adıyaman - Kâhta - Nemrut - Kommagene - Şanlıurfa - Harran – Balıklıgöl - Kale - Rizvaniye - Halil-ür Rahman, Sıra Gecesi Mardin - Deyr-ül Zaferen - Midyat - Mor Gabriel – Hasankeyf-Gaziantep - Adana gezileri, yarım pansiyon konaklama, gidiş-dönüş uçaklı ulaşım, rehberlik hizmetleri fiyata dahil.849 TL'den itibaren.
*Kapadokya
18 Eylül Cuma akşam hareketli olan 4 gün / 3 gecelik turda (2 gece y.p. konaklama) - Ankara - Nevşehir - Ürgüp - Göreme Açık Hava Müzesi - Paşabağ - Ihlara Vadisi - Derinkuyu Yer Altı Şehri - Aşk Vadisi Temenni Tepesi - Çavuşin - Uçhisar- Avanos - Sinasos ( Mustafapaşa ) - Dervent Vadisi - Gülşehir Narlıgöl - Tuz Gölü Hacı Bektaş-i Veli Kompleksi - Zelve- Çilehane - Deliklitaş- Ozanlar Anıtı- Günbatımı Batımı Partisi, otel konaklamaları, akşam yemekleri, rehberlik hizmetleri, ulaşım fiyata dahil.
274 TL'den itibaren.
*Adım adım Karadeniz/Safranbolu, Amasra, Sinop, Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize, Uzungöl, Maçka, Artvin…
18 Eylül Cuma akşam hareketli olan 8 gün / 7 gecelik turda Hazeranlar Konağı - Amasya Kalesi - Kral Mezarları - Yeşilırmak - Mumyalar Müzesi - Hamsilos – Giresun Kalesi -Sümela Manastırı - Trabzon - Hamsiköy – Zigana Geçidi - Zigana Dağı - Sarp Kapısı - Ayder Yaylası – Köhçer Yaylası Biberoğlu Yaylası - Sivrikaya Yaylası - Ekşioğlu Yaylası - Ovit Dağı - Buzul Krater Gölleri - Uzungöl Ayasofya - Atatürk Köşkü - Giresun - Ordu - Boztepe - Fatsa - Perşembe - Çarşamba - Samsun - Hamsilos Fiyordu - Sinop - Kastamonu - Ilgaz Dağı - Şerife Bacı Anıtı - Yörük Köyü - Safranbolu - Bartın - Amasra - Bakacak Tepesi gezileri, otel konaklamaları, akşam yemekleri, rehberlik hizmetleri, ulaşım fiyata dahil. 599 TL'den itibaren
* Batı Karadeniz Turu/ Safranbolu, Amasra, Kastamonu, Abant
19 Eylül Cumartesi sabah hareketli olan 3 gün / 2 gecelik turda Cinci Hoca Hanı - Cinci Hoca Hamamı - Kaymakamlar Evi (Müzesi) - Pazar Yeri - Arastacılar Çarşısı, Yemeniciler
Çarşısı Köprülü Camii - Güneş Saati, Semerciler Çarşısı - Manifaturacılar Çarşısı - Demirciler Çarşısı - Bakırcılar Çarşısı - Lokum Atölyesi - Ulu Camii (Ayestefenos Kilisesi)
- Eski Hükümet Konağı - Rum / Türk Mahalleleri - Saat Kulesi - Mümtazlar Konağı Hıdırlık Tepesi - Köstendil Kaymakamı Hasan Paşa'nın Türbesi - Yörük Köyü - Çamaşırhane -
Sipahioğlu Konağı - Kasım Sipahi Konağı - Hükümet Konağı - Tekne Turu - Sipahioğlu Konağı - Akçasu Kanyonu - Dipsiz Göl - Kastamonu - Mahmutbey Camii - Kastamonu Kalesi -
Liva Paşa Konağı - Şerife Bacı Anıtı - Aşıklı Sultan Türbesi - Etnoğrafya Müzesi - Münüre Hanım Medresesi - El Sanatları Merkezi - Bakacak Tepesi - Kuş Kayası Anıtı -
Tekne Turu - Küçük Liman - Tavşan Adası - Abant Gölü gezileri, otel konaklamaları, akşam yemekleri, rehberlik hizmetleri, ulaşım fiyata dahil. 310 TL'den itibaren...
*Ege-Akdeniz Kıyıları
18 Eylül Cuma sabah hareketli olan 10 gün / 9 gecelik turda Didim Aqua Park - Selçuk - Şirince - Kuşadası - Meryemana Evi - Didim - Apollon Tapınağı - Bafa Gölü -
Bodrum Tekne Turu - Bodrum Belen Kahvesi - Aşıklar Yolu - Azmakbaşı Sal Turu - Marmaris - Marmaris Tekne Turu - Yakapark - Dalyan - Dalyan Tekne Turu -İztuzu Plajı -
Kaunos Göcek - Katrancı Koyu - Fethiye - 12 Adalar Tekne Turu - Mehtap Turu - Saklıkent Ölüdeniz - Kayaköy - Xanthos Kaputaj - Kaş - Kalkan - Demre - St. Nicholas - Kekova -
Simena Kalesi - Üçağız - Finike Kemer - Antalya - Side Aspendos - Düden Şelalesi - Kurşunlu Şelalesi - Konyaaltı - Lara - Kale İçi - İnsuyu Mağarası gezileri, otel konaklamaları, akşam yemekleri, rehberlik hizmetleri, ulaşım fiyata dahil.620 TL'den itibaren...
* Kuzeyin Niagara'ya Çağrısı
Gezilen yerler: Toronto, Ottawa, Quebec City, Montreal, Niagara Şelaleleri ve Montmorency Şelaleleri.
Süresi: 9 gün–7 gece
Fiyatı: Birinci sınıf otellerde kişi başı 1899 Euro.
* Antik Çin ve Yangtze Nehri
Gezilen yerler: Pekin, Xian, Chongqing, Yangtze Nehri, Yichang, Shanghai
Süresi: 11 gün -8 gece
Fiyatı: Birinci sınıf otellerde tam pansiyon kişi başı 1999 Euro.
* Marajahların Ülkesi
Gezilen yerler: Kathmandu, Varanasi, Kajuraho, Agra, Jaipur, Delhi
Süresi: 12 gün–9 gece
Fiyatı: Birinci sınıf otellerde kişi başı 2.099 Euro.
*Uzakdoğu Yıldızları
Gezilen yerler: Bangkok, Singapur, Hong Kong (Rice Barge turu dahil)
Süresi: 10 gün- 7 gece
Fiyatı: Birinci sınıf otellerde kişi başı 1.499 Euro
.
*Vahşi Doğanın Diyarı
Gezilen yerler: Nairobi, Lake Nakuru, Masai Mara, Zanzibar, (2 Öğle,7 Akşam yemeği dahil)
Süresi: 9 gün- 7 gece
Fiyatı: Birinci sınıf otellerde kişi başı 2.099 Euro
* Çarlık Rusyası'ndan Esintiler
Gezilen yerler: St.Petersburg, Moskova (Moskova Metro, Arbat, St.petersburg gece kanal turu dahil)
Süresi: 6 gün–5 gece
Fiyatı: 4* superior otellerde kişi başı 799 Euro.
* Baltık Cevherleri
Gezilen yerler: Riga, Tallinn, Helsinki (Gauja ulusal Parkı, Sigulda, Cesis, Paernu turları dâhil.)
Süresi: 7 gün–6 gece
Fiyatı: 4*lı otellerde kişi başı 849 Euro.
* Alplerde keyif
Gezilen yerler: Lugano, Luzern, Bern, Cenevre (Como Gölü, Gruyeres, Montreux, Lozan turları dahil)
Süresi: 8 gün–7 gece
Fiyatı: 4*lı otellerde kişi başı 1.099 Euro.
* Bir İspanya Klasiği
Gezilen yerler: Barcelona, Granada, Cordoba, Sevilla, Ronda, Madrid, (Ronda turu dahil)
Süresi: 8 gün–7 gece
Fiyatı: 4*lı otellerde kişi başı 1.049 Euro.
*Akdeniz ve Atlas Füzyonu
Gezilen yerler: Madrid, Lizbon
Süresi: 5 gün–4 gece
Fiyatı: 4*lı otellerde kişi başı 899 Euro.
* Bir İtalyan Melodisi
Gezilen yerler: Floransa, Venedik(Mestre) (2 Akşam yemeği dahil)
Süresi: 5 gün–4 gece
Fiyatı: 4*lı otellerde kişi başı 849 Euro
* İtalyanın Efsane Adası Sicilya
Gezilen yerler: Catania, Siracusa, Taormina, Palermo (Etna Yanardağı gezileri dahil)
Süresi: 6 gün–5 gece
Fiyatı: 4*lı otellerde kişi başı 999 Euro.
* Osmanlı'nın İzleri
Gezilen yerler: Pristine, Prizen, Kolasin, Budva, Kotor, St.Stefan, Tiran, Ohrid, Rense, St.Naum, Bitola, Kalkandelen, Üsküp
Süresi: 8 gün–7 gece
Fiyatı: 4 ve 5*lı otellerde kişi başı 999 Euro.
* Mozart'ın ülkesi Avusturya
Gezilen yerler: Viyana, Salzburg, Viyana Ormanları, Seegrote, Mayerling, Baden kasabası, Grinzing Köyü
Süresi: 5 gün–4 gece
Fiyatı: 4 ve 5*lı otellerde kişi başı 799 Euro.
* Fas Kraliyet Şehirleri
Gezilen yerler: Marakeş, Fez, Casablanka (Ben melal Rabat, Meknes Turları dahil)
Süresi: 6 gün–5 gece
Fiyatı: 5*lı otellerde kişi başı 869 Euro.
JOLLY TUR'UN BAYRAM ALTERNATİFLERİ
*Latanya Beach Resort Hotel Bodrum
Bayramın 1.günü 20.09.2009 tarihinde Altay sahne alacak. 99.90 TL'den başlayan fiyatlar ile.
* IC Hotels Green Palace Lara
Tropik bahçeleri,nilüfer havuzları, hurma ağaçları ve çam ormanlarıyla çevrili bir tatil merkezi.
150 TL'den başlayan fiyatlar.
* Ela Quality Resort Hotal Belek
Türk misafirperverliği ile geleneklerinin birleştiği 21. yüzyıl sarayı. 244,30 TL'den başlayan fiyatlar ile.
* Carpe Claros Resort&Spa Hotel Özdere
Özdere Claros koyunda deniz kum ve doğanın tadını çıkarabilirsiniz. 127,50 TL'den başlayan fiyatlar ile.
* Horus Paradise Luxury Resort Side
Tatil ve eğlencenin bir arada olduğu tatil merkezinde fiyatlar 108.75 TL'den başlıyor.
*LykiaWorld Ölüdeniz ve LykiaWorld Antalya
LykiaWorld Antalya ve LykiaWorld Ölüdeniz'de bayrama özel programlar var. LykiaWorld Antalya'da sirk dünyasının sürrealistik yorumu Allegria Show, Flamenco Oriental, Vafe Latino ve fasıl gibi etkinlikler var. LykiaWorld Ölüdeniz de ise bayrama özel Komedi Show, Animantics Show, Cowboy Party gibi organizasyonlar var. LykiaWorld Ölüdeniz Deluxe Hotel'in fiyatları 275,08 TL'den başlıyor.
* Kapadokya Turu:
Ağzı Kara Han – Göreme – Uçhisar – Ürgüp– Paşa bağı – Avanos – Hacı Bektaş-I Veli dergahı -Derinkuyu Yeraltı Şehri –Ihlara Vadisi – Nevşehir – Göreme gezme fırsatı.
18-19 Eylül hareket 2 veya 3 gece konaklama. İstanbul-İzmir-Bursa hareket peşin ödemede 247,48 TL'den başlayan fiyatlar ile.
* Uçaklı GAP Turu:
Dinlerin ve dillerin buluştuğu topraklara keyifli yolculuk yapacağınız ülkemizi tanımak ve geçmişimizi öğrenmek adına yapılacak bu turda göreceğiniz yerler arasında mimari, arkeolojik, tarihi ve görsel değerleri ile zamanın durduğu izlenimini veren Güneydoğu'nun şiirsel kentlerinden Mardin ve ilçeleri Midyat ve Nusaybin 6000 yıllık tarihi geçmişi ile Gaziantep, Peygamberler Şehri Şanlıurfa, Halfeti, Harran, Hasankeyf ve daha birçok görülmeye değer ülkemizin eşsiz güzellikleri keşfetmek için 19 Eylül Hareket 3 gece konaklama İstanbul ve İzmirden ulaşım imkânları ile peşin ödemede 817,00 TL'den başlayan fiyatlar ile.
* Uçaklı Karadeniz Turu:
Dünya kültür mirası listesine alınan Safranbolu'dan başlayıp karadenizin muhteşem kıyılarının tarihle birleştiği tüm bölgeleri adım adım gezerek Rize'nin yaylalarına kadar hem doğanın hem tarihin keyfini çıkartmak size kalıyor. Trabzon, Atatürk Köşkü, Uzungöl, Zigana, Karaca Mağarası, Hamsiköy, Sarp, Ayder, Zilkale, Sümela manastırı, Rize…19 Eylül hareket 3 gece konaklama İstanbul ve İzmir den ulaşım imkânı ile peşin ödemede 817,00 TL'den başlayan fiyatlar ile.
* Roma & Floransa & Venedik ( Klasik İtalya )
Her köşe başında bir tarih yatan Roma-Floransa-Venedik âşıkların, tarih severlerin ve kendini özel hissetmek isteyenlerin buluştuğu nokta… Ölümsüz , engebeli bir bölgede bulunan 7 tepe üzerine kurulmuş , bal-renkli çeşmelerin şehri Roma , İtalya'nın sanat merkezi olarak adlandırılan şehri , geçmişe ve bugüneait bir çok şey bulacağınız Floransa , Vaporetto lardan birine bindiğinizde sizi harika nehir üzerinden sürprizlerle dolu bir rüyaya taşıyacak olan Venedik .19–20 Eylül hareket THY ve ADRIA havayolları ile 2 ayrı destinasyon…7 gece 8 gün 549 Euro'dan başlayan fiyatlar ile…
* Prag Turu
Praf turunda misafirlerini gözlerini kapamadan hayal kurmaya davet ediyor. Anlatılan kadar güzel ve hatta anlatılandan daha güzel bir şehir Prag, yeni güne Vlatava Nehri'nin ışımasıyla başlıyor. Sokaklarda dolaşırken bir ressamın tuvalleri arasında kaybolup gideceğiniz düşsel bir şehir... 19 Eylül hareket 3 gece 4 gün 399 Euro'dan itibaren…
*Bangkok & Pattaya & Singapur
Uzakdoğu kültürleri çok zengin ve çeşitlidir. Tao, Şinto ve Budist tapınakları göz kamaştırır. Klasik tapınakları, eski ile yeninin çarpıcı çelişkisi…18 Eylül hareket 9 gece THY ile…Fiyat: 1.169 Euro.
PRONTO TUR'UN BAYRAM ALTERNATİFLERİ
Orta Avrupa tur paketleri içinde yer alan Prag ve 3 ülkeyi baştanbaşa gezebileceğiniz Budapeşte-Viyana-Prag turları, İtalya'da Roma ilk sırada olmak üzere, İtalya'nın en güzel 3 şehrini içeren Roma-Floransa-Venedik tur paketleri, 2009 yılının en çok rağbet gören tur paketlerinden Balkanlar'da Dubrovnik bu senenin favorileri arasında.
Balkanlar'da 6 ülkeyi gezdiren Baştanbaşa Balkanlar turu, Dalmaçya Sahillerinin en güzel şehirleri, Kosova-Bosna-Karadağ-Makedonya tur paketleri, Mısır'ın denizi ile dünyaca ünlü Sharm El Sheikh kasabası, ayrıca bu bayram Uzakdoğu'nun en güzel zamanlarının hemen başlangıcında Tayland'ın incisi Bangkok, Singapur, tropikal Phuket adası turları. Yurtiçi tur paketlerinin içinde ise en çok talebi görecek yer kesinlikle Kıbrıs olacak.Bu dönem Kıbrıs'ta tatil yapılabilecek en güzel zaman.
Şeker Bayramında Prontotour Roma'ya 2 uçak, Haftalık İtalya turları için 2 uçak, Balkanlar'a 4 uçak, Orta Avrupa'nın incisi Prag'a 3 uçak ve haftalık Orta Avrupa turlarına 2 uçak ve Mısır'ın Sharm el Sheikh kasabasına 3 özel uçak kaldıracak. Bunu yanı sıra dünya üzerinde 50'nin üzerinde ülkeye tur paketlerini satışa sunuyor.
Pronto Tur'un fiyatları ise şöyle:
4 gün Prag 399 €uro
8 gün Prag-Viyana-Budapeşte 689 €uro
4 gün Roma 519 €uro
8 gün Roma-Floransa-Venedik 669 €uro
4 gün Dubrovnik 499 €uro
8 gün Bangkok-Pattaya 779 €uro
11 gün Bangkok-Pattaya-Singapur 1149 €uro
4 gün Barcelona 649 €uro
5 gün Sharm El Sheikh-Kahire 399 €uro
5 gün Tunus 499 €uro
4 gün Kahire 199 €uro
4 gün Amsterdam 569 €uro
9 gün Maldivler 1499 €uro
9 gün Çin 1399 €uro
İREM TUR'UN BAYRAM ALTERNATİFLERİ
* Batı Karadeniz Turu (2 gün, 1 gece, 1 gece otel konaklamalı, otobüs ile gidiş dönüş, İstanbul Kalkışlı)
Görülecek yerler:
Safranbolu, Yemeniciler Arastası, Güneş Saati,Cicnihan, İzzet Mehmet Peşe Camii, Akçasu Kanyonu, Bakırcılar Çarşısı,Kaymakamlar Konağı, Yörük Köyü, Çamaşırhane, Amasra Kalesi,
Çekiciler Çarşısı, Devrek.
Fiyat: 178,48 TL
*Batı Karadeniz-Kastamonu Turu (3 gün, 2 gece, 2 gece otel Konaklamalı, otobüs ile gidiş dönüş,İstanbul Kalkışlı)
Görülecek yerler: Safranbolu, Yemeniciler Arastası, Güneş Saati, Cicnihan, izzet Mehmet Peşe Camii, Akçasu Kanyonu, Bakırcılar Çarşısı, Kaymakamlar Konağı, Yörük Köyü, Çamaşırhane, Amasra Kalesi,
Çekiciler Çarşısı, Devrek.
Fiyat: 278,76 TL
*Beypazarı-Mudurnu-Göynük Turu (2 Gün, 1 Gece, 1 Gece Otel Konaklamalı, Otobüs ile gidiş dönüş, Istanbul Kalkışlı)
Görülecek yerler: Beypazarı, Mudurnu, Hıdırlık Tepesi, Abant Gölü, Sünnet Gölü, Zafer Kulesi, Tarihi Çarşı, Kent Müzesi, İnönü Vadisi
Fiyat: 169,28 TL
*Bodrum & Bodrum Turu (5 Gün, 4 Gece, 3 Gece Otel Konaklamalı,Otobüs ile gidiş dönüş, Istanbul Kalkışlı)
Görülecek yerler: Bodrum Kalesi, Apollon Tapınağı, Efes Şirince, Akyaka tekne turu, Azmak Çayı tekne gezisi, Bodrum tekne turu
Fiyat: 267,72 TL
*Bozcaada-Assos Turu (4 Gün, 3 Gece, 2 Gece Otel Konaklamalı, Otobüs ile gidiş dönüş, Istanbul Kalkışlı)
Görülecek yerler: Ayvalık, Cunda Adası, şeytan Sofrası, Sarımsaklı, Bozcaada, Ceneviz Kalesi, Assos, Truva, Çanakkale
Fiyat: 228,16 TL
*Buluşma Noktalı Butik Kastamonu Turu (3 Gün, 3 Gece, 3 Gece Otel Konaklamalı)
Bu tur ulaşımsız olup tura katılcaklar Türkiye'nin dörtbir yanından kendi ulaşımları ile Kastamonu'da buluşaaklar. Bölgedeki gezi ve ulaşımlar pakete dahil.
Görülecek yerler: Kastamonu Kent Tarihi Müzesi, Çatak Kanyonu, Medil Mağarası, Saray şelalesi, Liva Paşa Konağı, Münire Medresesi, Vedat Tek Kültür Merkezi, Kasaba Köyü,Saat
Kulesi.
Fiyat: 419,00 TL
* Galatya Turu (4 Gün, 3 Gece, 2 Gece Otel Konaklamalı, Otobüs ile gidiş dönüş, Istanbul Kalkışlı)
Görülecek yerler: Amasya, Kral Kaya Mezarları, Gök Medrese, Bimarhane, Tokat, Zile, Ballıca Mağarası, Çorum, Hattuşaş
Fiyat: 228,16
*İonya Turu (4 Gün, 3 Gece, 2 Gece Otel Konaklamalı,Otobüs ile gidiş dönüş, Istanbul Kalkışlı)
Görülecek yerler: şirince, Kuşadası, Selçuk, Efes, Meryem Ana, Artemis Tapınağı, Ayasuluk Tepesi, Pamukkale, Hierapolis, Travertenler, Karahayt, Kızılsu
Fiyat: 198,72 TL
*Kapadokya-Kayseri Turu (5 Gün, 4 Gece, 3 Gece Otel Konaklamalı, Otobüs ile gidiş dönüş, Istanbul Kalkışlı)
Görülecek yerler: Avanos, Hacı Bektaş-ı Veli, Ürgüp, Dervent, Paşabağ, Ağzıkara Han, Uçhisar, Ihlara Vadisi, Derinkuyu Yeraltı Şehri, Göreme Açıkhava Müzesi, Kayseri
Fiyat: 367,08 TL
* Kapadokya Turu (4 Gün, 3 Gece, 2 Gece Otel Konaklamalı, Otobüs ile gidiş dönüş, Istanbul Kalkışlı)
Görülecek yerler: Avanos, Ürgühxp, Ihlara Vadisi, Göreme, Gaziemir Yeraltı Kervansarayı, Üçhisar, Hacı Bektaş-ı Veli, Narlıgöl, Asmalı Konak, Sinassos
Fiyat: 234,60 TL
*Karya Turu (4 Gün, 5 Gece, 3 Gece Otel Konaklamalı,Otobüs ile gidiş dönüş, Istanbul Kalkışlı)
Görülecek yerler: Marmaris tekne turu, Gökova, Dalyan, Kaya Mezarları, aşıklar Yolu, Azmak Çayı, Köyceğiz, Şirince
Fiyat: 299,00 TL
*Kilikya Turu (5 Gün, 4 Gece, 3 Gece Otel Konaklamalı, Otobüs ile gidiş dönüş, Istanbul Kalkışlı)
Görücek yerler: Tarsus, Mersin, Eshab-ı Kehf, Antakya, Mozaik Müzesi, St. Pierre Kilisesi, Harbiye Şelaleleri, Adana, Kızkalesi, Cennet-cehennem Mağaraları, Kanlıdivane, Silifke,
Konya Mevlana müzesi
Fiyat: 356,96
*Kuzey Ege Turu (5 Gün, 4 Gece, 3 Gece Otel Konaklamalı, Otobüs ile gidiş dönüş, Istanbul Kalkışlı)
Görülecek yerler: Bozcaada - Jeep Safari - Ayvalık - Akçay - Ören - Cunda Adası -Şeytan Sofrası - Sarımsaklı Plajı - Kaz Dağları - Avcılar Köyü Delidere - Ağlayan Çam -
Şahin deresi Kanyonu - Truva - Çanakkale
Fiyat: 285,20 TL
*Likya Turu (5 Gün, 4 Gece, 3 Gece Otel Konaklamalı, Otobüs ile gidiş dönüş, Istanbul Kalkışlı)
Görülecek yerler: 12 Adalar tekne turu, Fetniye, Tlos, Kaya Mezarları, Dalyan Tekne turu, Kayaköy,Azmak Çayı, İztuzu Plajı, Köyceğiz Gölü,Saklıkent
Fiyat: 278,76 TL
*Pamfilya Turu (5 Gün, 4 Gece, 3 Gece Otel Konaklamalı, Otobüs ile gidiş dönüş, Istanbul Kalkışlı)
Görülecek yerler: Antalya, Perge antik Kenti, Manavgat, Alanya, Side, Kleopatra Plajı, Kaleiçi, Alanya Kalesi, Kızıl Kule, İnsuyu Mağarası, Köprülü Kanyon(Rafting)
Fiyat: 268,64 TL
*Yunanistan&Makedonya Turu (6 Gün, 5 Gece, 4 Gece Otel Konaklamalı, Otobüs ile gidiş dönüş, Istanbul Kalkışlı)
Görülecek yerler: Selanik Hella Antik Kenti, Edessa, Florina, Bitola(Manastır), üsküp, Kalkandelen, Gostivar, Stuga, ohrid-Resne-Kavala, Alexandroupoli(Dedeağaç),
Komontini(Gümülcine), Xanthi(İskeçe), Halkidiki Yarımadası
Fiyat: 329 Euro
sabah
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
CNBC-e Bussines dergisi araştırdı
11/9/2009 · Kategori: YASAM

Türkiye'nin en yaşanabilir illerinin başında Ankara geliyor. Listenin sonunda ise Ağrı ili yer alıyor.
Açıklamada, geçen seneki araştırmada listenin başında yer alan Ankara ile sonundaki Ağrı'nın bu senede yerlerini korudukları belirtilerek, ''Metropollerin yükselişi bütün açıklığıyla görülüyor. İstanbul, Antalya ve İzmir'in basamakları beşer onar tırmandığına şahit oluyoruz. Başta Kırklareli, Karaman, Kayseri ve Gümüşhane olmak üzere pek çok flaş şehir bulunuyor. Geçen yılın en kötü durumdaki 10 ili, yine listenin son 10'unu paylaştı ancak kendi aralarında yer değiştirmeler var'' değerlendirmesine yer verildi.
Araştırmada esas alınan kriterler üzerinden ''yaşanabilir iller'' sıralaması şöyle:
''Ankara, Eskişehir, İstanbul, Antalya, Trabzon, Edirne, Isparta, İzmir, Artvin, Kırklareli, Kırıkkale, Bolu, Kocaeli, Karabük, Karaman, Sinop, Elazığ, Mersin, Kayseri, Zonguldak, Muğla, Bursa, Çanakkale, Samsun, Kastamonu, Adana, Uşak, Balıkesir, Denizli, Gümüşhane, Rize, Burdur, Yalova, Nevşehir, Erzurum, Kütahya, Aydın, Giresun, Tekirdağ, Bartın, Malatya, Manisa, Niğde, Kırşehir, Sivas, Çankırı, Ordu, Erzincan, Çorum, Tunceli, Amasya, Adıyaman, Kahramanmaraş, Bilecik, Kilis, Tokat, Konya, Sakarya, Osmaniye, Bayburt, Hatay, Gaziantep, Düzce, Aksaray, Afyonkarahisar, Bingöl, Yozgat, Van, Iğdır, Siirt, Bitlis, Mardin, Ardahan, Kars, Muş, Batman, Şırnak, Şanlıurfa, Hakkari, Diyarbakır, Ağrı.''
YAŞAMAK İÇİN İDEAL 10 İL
Araştırmaya göre yaşamak için ideal görülen 10 il ve gerekçeleri sırasıyla şöyle:
Ankara: Başkent ekonomi, sağlık ve eğitim altyapısı en gelişmiş il. Sanatla ilgili aktivitelerde ikinci sırada. Ekonomik olarak güçlü, araç yoğunluğu İstanbul'dan daha yüksek. Kişi başına düşen kamu yatırımında İstanbul ile başabaş, mevduatta İstanbul'un önünde. Hava kalitesi orta düzeyde, trafiği İstanbul'dan kötü durumda. Suç oranı çok yüksek değil.
Eskişehir: Okur-yazar oranı en yüksek üçüncü il olan Eskişehir'de en dikkat çekici olan sanata ilgi. Şehir, sinema izleyici sıralamasında beşinci sırada ve kentte yeni sinema ve tiyatro sahnelerine ihtiyaç var. Zengin bir kent, suç ve trafik dışında tüm verileri iyi görünüyor. Belediyecilikte son beş yılda önemli adımlar atan kent, iki basamak yükselerek ikinci sıraya yerleşti.
İstanbul: Türkiye'nin en pahalı kenti ve ülkedeki toplam banka mevduatının yüzde 45,6'sına sahip. Suç oranı sanıldığı gibi yüksek değil. Hava kalitesi açısından ilk 10 şehir arasında ve üç yetişkinden biri araç sahibi. İşsizlik, Ankara ve İzmir'e göre daha az.
Antalya: Türkiye'de nüfusa oranla en çok araç Antalya'da. İki yetişkinden birine otomobil düşüyor, buna rağmen trafiği kötü değil. Turizmin gözdesi, ekonomik parametrelere göre gayet iyi sırada ancak kişi başına vergide ilk 10'da yok. Hava kalitesi en yüksek ikinci il. Opera ve baleye olan ilgide ise üçüncü il konumunda.
Trabzon: Trabzon'da eğitim verileri orta düzeyde. Yalnız, acilen anaokulu öğretmenine ihtiyacı var. Anaokulu öğretmeni açığının en yüksek olduğu ikinci il. Kent kilometre kare başına en uzun asfalt yola sahip. Buna rağmen trafiği kötü. Sinemaya ilgi sıralamasında Türkiye'nin dördüncü ili. Kent hayatındaki ve ekonomik verilerindeki gelişimle ön plana çıkıyor.
Edirne: Edirne'de can sıkıcı tek şey suç oranı. 2007'de cezaevine giren kişi sayısı bin 414'tü. Bu sayı nüfusa oranlandığında Edirne'yi suç oranı en yüksek ikinci il yapıyor. Eğitim ve sağlık altyapısında ilk 5 kentten biri olması en büyük avantajı. Hava kalitesi kötü, orman alanı az. En çok vergi veren iller arasında 19. sırada.
Isparta: Kent özellikle eğitim ve sağlık altyapısının iyiliğiyle öne çıkıyor. Trafiği rahat, eğitim düzeyi Türkiye ortalamasının üstünde. Sinemaya ilgi iyi ama tiyatroya ilgi konusunda aynı şeyi söylemek mümkün değil. Hava kalitesini iyileştirirse listede daha da yükseleceği kesin. En çok vergi veren iller sıralamasında 19. sırayı paylaşıyor.
İzmir: İzmir'in kişi başına mevduatta üçüncü sırada, ancak mevduat tutarı İstanbul'un yarısı kadar değil. Kişi başına kamu yatırımında da İstanbul'un yarısını ancak alıyor. Yine de ekonomik parametreleri iyi. En çok hane elektriğini İzmirliler tüketiyor. 10 yetişkinden biri üniversite mezunu, suç ciddi problem.
Artvin: Artvin kişi başına kamu harcamasında Türkiye'nin lideri. Devlet geçen yıl her Artvinliye 1.710 lira yatırım yaptı. Ekonomik verileri Türkiye ortalamasının biraz üzerinde olan Artvin'de işsizlik oranı çok düşük. Kentin tek problemi pahalı olması gibi görünüyor.
Kırklareli: Türkiye'nin en iyi eğitim altyapısına sahip ikinci ili olan Kırklareli, aynı zamanda anaokulu öğretmeninin en yoğun olduğu yer. Okur-yazar oranında ikinci sıradaki kent,
''İDEAL BULUNMAYAN'' 10 İL
Araştırmada esas alınan kriterler üzerinden yaşamak için ''ideal bulunmayan'' 10 il ve araştırmacıların yorumları sırasıyla şöyle:
Ağrı: Eğitim altyapısı en kötü şehir. Ekonomi parametresinden bakıldığında sondan bir önceki sırada. Üniversite mezunu oranının da en düşük olduğu il. Her 47 yetişkinden ancak biri üniversite bitirebilmiş. Okur-yazar oranı en düşük il de Ağrı. En iyi iki özelliği, işsizlik oranının düşüklüğü ve ucuzluk.
Diyarbakır: Diyarbakırlı tüm olumsuz şartlara rağmen sanata yoğun ilgi gösteriyor. Tiyatroya ilgi açısından 15., sinemada 19. sırada. Sorunların başında eğitim ve sağlık altyapısı geliyor. Kent, eğitimde 73., sağlıkta ise 76. sırada yer alıyor. Kaza oranı da yüksek ve trafiğe bir çözüm bulunması gerekiyor.
Hakkari: Hava kalitesinin en kötü olduğu il olan Hakkari'nin ekonomik verileri hiç parlak değil. Kişi başına en düşük kamu yatırımı Hakkari'ye yapılıyor. Öğretmen açığı var, orta öğretim öğretmen sayısının en yetersiz olduğu il. Bir yandan da okur yazar oranı en düşük olan üçüncü il.
Şanlıurfa: Türkiye'nin en ucuz illerinden biri. Fiyatlar ortalamanın yüzde 4,4 gerisinde. Kişi başına mevduat sadece 477 lira. Konut sahipliğinde yoksulluğun izleri açıkça görülüyor. 10 kişiden biri konut sahibi. İşsizlik yüksek, okur-yazar oranı düşük. İlkokul öğretmeni sayısının en yetersiz, sporcu sayısının en az olduğu il.
Şırnak: Kişi başına en az vergi ödeyen üçüncü il. İşsizliğin en yüksek olduğu dört kentten biri. Eğitim açısından da kötü durumda. Okur yazar oranı en düşük ikinci, ilkokul öğretmeninin en az olduğu üçüncü, orta öğrenim öğretmeni sayısının en yetersiz olduğu ikinci il.
Batman: Türkiye petrollerinin kalbi Batman'da zenginlik ve yoksulluk birarada. Petrol kuyularından çıkan servete rağmen işsizliğin en yüksek olduğu dört ilden biri. Sekiz yetişkinden biri otomobil sahibi olabiliyor. Türkiye'nin en ucuz dört kentinden birisi ve suç oranı düşük.
Muş: Muş, sporcu sayısı en seyrek olan üçüncü il. Evlerde en az elektrik tüketilen ikinci il. Kişi başına en az vergi ödeyen il. Üniversite mezunu oranı en düşük ikinci il. Tek avuntusu suç oranının düşüklüğü.
Kars: Türkiye'de tiyatroya ilginin en yoğun olduğu kent. Genelde kültüre önem veren kentler zengin olur. Ama Kars örneğinde durum böyle değil. Toplam mevduatın ancak binde 1' bu kentte. En çok kamu yatırımı yapılan kentler arasında 44;üncü sırada.
Ardahan: Ardahan işsizliğin en düşük olduğu dört ilden biri ama yine de çok yoksul. Türkiye'de kişi başına banka mevduatının en düşük olduğu üçüncü kent. Ancak bu yoksulluk suçu tetiklememiş, suç oranı epey düşük. Kentin ucuzluk ve istihdam oranı dışında olumlu bir verisi yok gibi.
Mardin: Muhteşem mimarisi ve turizm potansiyeline rağmen yoksulluğu bir türlü kıramadı. Rakamlar olumlu şeyler söylemiyor. Konutlarda en az elektrik tüketimi bu kentte. İşsizliğin en yoğun olduğu dört kentten biri. En olumlu tarafı, suç oranının en düşük olduğu il olması.
AA
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Röntgenci topluma teşhirci medya
7/9/2009 · Kategori: YASAM

Röntgenci topluma teşhirci medya
sabah
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
« Önceki ::
